olmasını istenmemiş yazar nerdeyse kalmadığından toptan aradan çıkarma isteği güden kampanyadır..birgün herkes 15 dakikalığına meşhur olacak demiş bir büyüğümüz onun gibi bir şey..
hayatın acı bir oyunudur.aceleniz vardır, bir yere yetişmeniz gerekiyordur ve bu heyecan fırtınaSI iÇiNDEYKEN TÜM KIRMIZI IŞIKLARA YAKALANIR VE DELiRiRSiNiZ.ZATEN BiRiNE YAKALANDINIZ MI GERiSi ÇORAP SÖKÜĞÜ GiBi GELiR.
küçükken çoğu insanın hayatında yer alan origamı olayının çocuk bünyesinde oluşturduğu psikolojidir.çok lazımmış gibi sabahın körüne konan program için bir gün önceden hazırlanan kağıtlar ile uyanıp, nesneyi hızlı bir şekilde yapan program sunucusuna yetişme çabası ve başarmanın verdiği zafer sarhoşluğu ile okulda herkese gösterme isteği yaratan psikolojidir.
özellikle yapılacak bir şey değildir tabii ki, mutfak masası üzerine konan sepet içinde capcanlı duran plastik meyveyi dalgınlık ile yemeye çalışmaktır.sindirimi zordur.
kıştan yaza, yazdan kışa geçişlerde tüm vitrinlerde görülen indirim çeşidir. alınan duyumlara göre bu indirim döneminde bile %10 kar edilmektedir. tevatür olabilir.
en sevilmeyen türden olanıdır.karışık çerez tabağında damak tadına göre genellikle bademler önce,şam fıstıkları, fındıklar, leblebiler ve çekirdekler sonra olmak üzre bir hiyerarşi vardır.bu hiyerarşiye göre de sona kalıp dona kalacak olan çekirdektir.tabii istisnalara göre hemen bir bakınızımız var;
ahmet mete ışıkara yani deprem baba'nın sürekli bahsettiği eylemlerdir.ve diğer profesörlerin;
-kiriş altına saklanmayın, bilindiğinin aksine daha tehlikelidir.
-ağırlık merkezi düşük olan eşyaların yanında durun, çamaşır makinesi buzdolabı gibi zira duvar devrildiği zaman boşluk yaratma kapasitesi sağlayabiliyor.
-cenin pozisyonu alın, kafanızı saklayın.
-başucunuzda muhakkak küçük bir deprem çantası bulunduran (yapılmaz ya)
bir baslikla sozluge hareket getirmek eylemini gerçekleştiren "bir gün bir kitap okdum tüm hayatım değişti" durumundan yola çıkan kişi söyleme.burda şu cümle kurulur;
bahsi geçen dolmuş 8 kişi kapasiteli dolmuştur.arka koltuklarda insanlarla kaynaşmak istemeyen, pardon bi kişi uzatır mısınız? ulaklığına alet olmak istemeyen, yalnız ve gizemli takılmak isteyen insanlar için çok önemli olan konudur ön koltuk.
bayanlara özgü bir durumdur.sivri topuklu giyinen bayanların sinirlenmesi halinde çıkarıp kullanması veya sivri topuklu ayakkabı giymeyi beceremeyip kendi için tehlike haline getirmesi ile meydana gelir.
ücreti dolgun, sosyal hakları mevcut, servis ve yemek olan seçici kişiler için öngörülen hususlardır.işsizlikten gına gelmiş "ne iş olsa yaparım" diyenler için "yarın başla" denmesi yeterli bir husustur.
masa başı iş yapan tüm insanlarda görülen yapışma türüdür.yemek araları dışında bilgisayar telefon ve sandalye bermuda üçgeninden sıyrılamayan bu kişilerde mesai bitiminde, yürümeyi unutma görülebilir.
çok uzundur.soğuk havanın etkisi ile "dur bi 10 dk daha uyuyayım" diye düşünen kişi, yataktan çıkmaz olur.o yorganın sıcaklığından kendini alamaz.yataktan çıktığı anda karşılaşacağı buz gibi soğuğu iliklerine kadar hissedecek olmanın gerginliği ile güne başlar.
bir dönem kaset skandalı ile gündeme düşen, adnan hoca'cılar ile bağlantıları didik didik edilen, şarkıcılık yapan, rüçhan adlı'nın torunu ile evlenip, yakın zamanda boşanan kadın.