güzel bir şey gibi görünür. Sürekli mesajlarda artık size ondan bahseder, önce hevesle dinlersiniz sonra sıkmaya başlar ama bi şey de diyemezsiniz. Sonra aşkı karşılık bulur sonra attığı mesajları da atmaz olur. Hafifçe alınır sineye çekersiniz. Ardından salya sümük halde karşınıza çıkar. Günler haftalar süren bir terapiye başlarsınız. Tam "Evet, iyileşti " derken bir mesajla yıkılırsınız; "Kanka ben aşık oldum."
Okuduğu kitap sayısına bağlı olarak gözlük camları kalınlaşan, asosyal tanesidir. Sıkı bir mizah anlayışları vardır fakat kitaplar yüzünden insanlara vakit ayıramadıkları için çoğu insan bunu bilmez. Çok iyi bir arkadaş, sevgili olabilirler; satırlarda değilde "an" da yaşamayı başarabilirlerse eğer...
sevdiceğin isteğini yerine getirebilmek için bir şehri baştan başa gezip, girmedik dükkan bırakmayıp istediği şeyi aramak bu listenin başında gelebilir. Tabii istediği şeyi bulamamak ayrı bir konudur.
Onu sevdiğin halde başkasına da gönlünün kayma(ma) durumudur. Onu seviyor musun bilemiyorsun ama onunla da vakit geçirmekten hoşlanıyorsundur. Sevgiyi zorlar ki zaten sevgi de sınanmak için vardır diye düşünüyorum ama o ikilem, o anlar çok b*ktan.
en büyük sıkıntı bu olsa gerek ortaya ne kadar muazzam bir hikaye çıkarsa çıksın afilli bir başlığı olmadığı sürecek yetim gibi ortalıkta sürünecektir.
ağır melankoli durumudur. Her ne kadar "yazık oldu" desek de onun o an ki gözüpekliğine, cesaretine hayran olur, cezbediliriz. Toprak altında yatanın kendimiz Olduğunu hayal ederek verilen tepkileri üstümüze alınırız. Balkon penceresinden aşağı bakarak..