knowledge
31 (self sufficient)
on ikinci nesil yazar 20 takipçi 145.82 ulupuan
entryleri
oylamalar
medya
takip

    allah a ortak koşmamanın önemi

    1.
  1. Cehennem ateşinden etkilenmemektir.

    Şöyle:

    1.) Cehennem ateşi kafirler için hazırlanmıştır.

    "Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o hâlde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kâfirler için hazırlanmıştır." Bakara-24

    2.) Tüm kafirler müşriktir.

    "Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah’a mahsustur. Böyle iken inkâr edenler başka şeyleri Rablerine denk tutuyorlar."

    3.) Cehennem ateşi kafirler içinse ve tüm kafirler müşrikse Allah'a herhangi bir şeyi ortak koşmayanlar cehennem ateşinden etkilenmeyeceklerdir.
    1 ...
  2. allah ın nerede olduğuna delil olan ayetler

    1.
  3. "bakara suresi – 255 (ayetü’l-kürsî)

    “allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. diridir, kayyumdur. o’nu ne bir uyuklama tutabilir ne de uyku. göklerde ve yerde ne varsa o’nundur. izni olmadan katında şefaat edecek kimdir? o, kullarının önlerindekini ve arkalarındakini bilir. onlar ise, o’nun ilminden, dilediği kadarından başka hiçbir şeyi kavrayamazlar. onun kürsüsü (tahtı) gökleri ve yeri kuşatmıştır. onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez. o, yücedir, büyüktür.”

    tâhâ suresi – 5
    “rahman, arş üzerine istivâ etmiştir.”

    hâkka suresi – 17
    “melekler onun etrafındadır. o gün rabbinin arşını, onların üstünde sekiz (melek) yüklenir.”

    müminûn suresi – 116
    “gerçek hükümdar olan allah yücedir; o’ndan başka ilah yoktur. o, şerefli arşın sahibidir.”

    furkan suresi – 59
    “o, gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yaratmış, sonra arşa istivâ etmiştir. rahman’dır; bunu bilenlere sor.”

    secde suresi – 4
    “allah, gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yaratandır. sonra arşa istivâ etmiştir. sizin için o’ndan başka bir dost ve şefaatçi yoktur. hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?”

    hadîd suresi – 4
    “o, gökleri ve yeri altı günde yaratandır; sonra arşa istivâ etmiştir. yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni ve oraya yükseleni bilir. nerede olursanız olun o sizinle beraberdir. allah yaptıklarınızı görendir.”

    mülk suresi – 16-17

    16. ayet:
    “gökte olanın sizi yerin dibine geçirmeyeceğinden emin mi oldunuz? bir de bakarsınız ki yer sarsılıverir.”

    17. ayet:
    “yahut gökte olanın üzerinize taş yağdıran bir rüzgâr göndermeyeceğinden emin mi oldunuz? o zaman tehdidimin nasıl olduğunu bileceksiniz.” "

    şeklindeki ayetlerdir.
    1 ...
  4. allah a ortak koşmanın zan olması

    1.
  5. allah'tan başka ilah olmadığından, şirkin hezeyan olması.

    ayetlerle delillendirmek gerekirse:

    "«atalarım ibrahim, ishak ve yakub´un dinine uydum. bizim, allah´a hiçbir şeyi ortak tutmamız olmaz. bu, bize ve insanlara allah´ın bir lutfudur. fakat insanların çoğu şükretmezler.»" yusuf-38

    "o gün ki, hepsini mahşere toplayacağız, sonra da o şirk koşanlara «haydi yerlerinize! siz de, ortak koştuklarınız da!» diyeceğiz. artık aralarını iyice açmışız. o ortak koştukları şeyler, «siz bize tapmıyordunuz ki.» diyecekler." yunus-28

    "bilesiniz ki göklerde kim var, yerde kim varsa, hep allah’ındır. allah’tan başkasına tapanlar (gerçekte) allah’a koştukları ortaklara tâbi olmuyorlar. şüphesiz onlar ancak zanna uyuyorlar ve sadece yalan söylüyorlar." yunus-66

    "eğer onları çağırsanız, çağrınızı duymazlar. duysalar bile çağrınıza karşılık veremezler. kıyamet günü de sizin ortak koştuğunuzu inkâr ederler. bunları sana hiç kimse, hakkıyla haberdar olan (allah) gibi haber veremez." fâtır-14
    1 ...
  6. gettier safsatası

    1.
  7. gettier'in, "gerekçelendirilmiş doğru inanç bilgi midir?" isimli makalesinde başvurduğu safsatadır.

    gettier, "gerekçelendirilmiş doğru inanç bilgi midir?" isimli makalesinde verdiği iki örnekle; gerekçelendirilmiş doğru inancın bilgi olmadığını iddia ederek; bir kişinin, doğru bir önermeye yeterli kanıtla inandığında ya da doğru bir önermenin doğruluğundan emin olma hakkına sahip olarak o önermenin doğruluğundan emin olduğunda, o önermeyi bilemeyeceğini ima eder. bu metinde; sadece birinci örneği inceleyeceğim, zaten birinci örneğe yapacağım itiraz ikinci örnekte de geçerli olduğundan, bu durum yazıda bir eksiklik yaratmayacaktır.

    gettier'in örneği:
    smith ve jones'un bir iş başvurusu yaptığını düşünelim. yine smith'in şu önermelerle ilgili güçlü kanıtları olduğunu düşünelim:
    d. jones, işe alınacak kişidir ve jones’un cebinde 10 adet bozukluk (madeni para) vardır.
    smith’in (d) konusundaki delili, şirket yöneticisinin ona sonunda jones’un seçileceğini söylemesi/garanti etmesi ve smith’in on dakika önce jones’un cebindeki bozuklukları saymış olduğunu farz edelim. bu durumda (d) önermesi şunu gerektirir:
    e. bu işe alınacak kişinin cebinde on adet bozukluk vardır.
    şimdi biz smith’in (d)’den (e)’ye geçmenin gerekliliğini gördüğünü ve sahip olduğu güçlü delillerden dolayı (d)’ye dayalı olarak (e)’yi kabul ettiğini düşünelim. bu örnekte smith, (e)’nin doğru olduğu inancını açıkça gerekçelendirmiştir. şimdi daha fazlasını hayal edelim. işe jones değil de smith alınacaktır ve smith bunu bilmiyor. aynı zamanda smith’in cebinde on tane bozukluk vardır ve smith bunu da bilmiyordur. o zaman smith’in (e)’yi çıkarsadığı (d) önermesi yanlış olsa da (e) önermesi doğrudur. o zaman bizim örneğimize göre şunların hepsi doğrudur:
    (i) (e) doğrudur
    (ii) smith, (e)’nin doğru olduğuna inanır ve
    (iii) smith, (e)’nin doğru olduğu inancını gerekçelendirmiştir. fakat aynı zamanda smith’in (e)’nin doğru olduğunu bilmediği açıktır zira smith, kendi cebinde ne kadar bozukluk olduğunu bilmemesine ve yanlış bir şekilde inancını işe alınacak olan kişi olduğuna inandığı jones’un cebindeki bozuklukların sayısına dayandırmasına rağmen
    (e), smith’in cebindeki bozuklukların sayısından dolayı doğrudur.

    gettier, bu örneğinde; şirket yöneticisinin ona sonunda jones’un seçileceğini söylemesini ve smith’in on dakika önce jones’un cebindeki bozuklukları saymış olduğunu güçlü(!) delil olarak ifade etmekte. soruyorum: smith'in (e) önermesinin doğruluğundan emin olmaya hakkı var mıdır? smith'in (e) önermesine inanmaya yeterli kanıtı var mıdır? şimdi, bu örneğe; smith'i işe alan ve smith'in cebindeki bozuklukların sayısını bilen muhammed isminde bir yönetici ekleyelim. hangisinin delili yeterlidir? hangisinin sonuç önermesinin doğruluğundan emin olmaya hakkı vardır? muhammed, smith'in aksine, sonuç önermesini yeterli delile dayanarak gerekçelendirmiştir. yani; muhammed'in, sonuç önermesinin doğruluğundan emin olmaya hakkı vardır.

    görüldüğü üzere, gettier'in örneğinden; bir kişinin, doğru bir önermeye yeterli kanıtla inandığında ya da doğru bir önermenin doğruluğundan emin olma hakkına sahip olarak o önermenin doğruluğundan emin olduğunda, o önermeyi bilemeyeceği sonucu çıkmaz. gettier; örneklerinde uygun değişiklikler yapıldığında; doğru bir önermeye yeterli kanıtla inanmanın yahut doğru bir önermenin doğruluğundan emin olma hakkına sahip olarak o önermenin doğruluğundan emin olmanın bir önermenin biliniyor olması için yeterli bir koşul sağlamayacağını iddia eder. ancak; bu iddiasını yeterli şekilde gerekçelendiremediği gibi, böyle bir örnek de vermez. epistemoloji literatüründe de böyle bir örnek yoktur. dolayısıyla; gettier'in, doğru bir önermeye yeterli kanıtla inanmanın veyahut doğru bir önermenin doğruluğundan emin olma hakkına sahip olmanın, bilmek için gerekli ve yeterli olmadığı iması safsatadan ibarettir.
    0 ...
  8. yaratıcının varlığının ve tekliğinin ispatı

    1.
  9. "Doğru inanç her zaman vardır. Çünkü bu yargının zıttı olan "Doğru inanç yoktur." önermesi çelişik olduğu için hiçbir zaman doğru inanç olmaz ve bir önermenin aksi çelişikse o önerme doğrudur.

    Doğru inanç, doğru inanma ile vardır. Örneğin; bir önceki
    argümantasyonda "Doğru inanç vardır." yargısının doğru inanç olduğunu; o inancın doğruluğunu doğru bir şekilde gerekçelendirerek, yani; o inancın doğruluğuna, doğru inanarak gerekçelendirdik.

    Doğru inanç bilgidir. Bir önermenin doğruluğunu bilmek, o önermenin doğru olduğundan emin olma hakkına sahip olmaktır. Bir önermenin doğru olduğundan emin olma hakkına sahip olmak için, o önermenin doğruluğu ile ilgili yeterli kanıta sahip bir gerekçelendirme yapmak gerekir. Bu da; o önermenin doğruluğuna, doğru inanarak gerçekleşir. O halde; bilme, doğru inanmadır; yani, bilgi, doğru inançtır.

    Bu üç önerme ile ne demek istediğimi, ismini Clifford Ölçütü koyduğum söz ile açayım: Clifford'un "Bir şeye yetersiz delile dayanarak inanmak, herkes için, her zaman ve her yerde yanlıştır." sözünü "Bir şeye yeterli delile dayanarak inanmak, herkes için, her zaman ve her yerde doğrudur." şekline çevirip; bilmenin, bir önermenin doğruluğuna yeterli kanıta dayanarak inanmak, ilgili önermenin doğruluğundan emin olma hakkına sahip olmak olduğunu dikkate alarak, bilmek ile doğru inanmanın aynı olduğunu söyleyebiliriz. Yani; herhangi bir önermenin doğruluğuna, doğru inanıyorsak o önermenin doğruluğunu biliyoruz demektir. dolayısıyla; bilmek, doğru inanmak; bilgi, doğru inançtır.

    Gerekçelendirdiği bilgi tanımına olası bir itiraza cevap vererek devam etmek istiyorum: Konu, Gettier Problemi. Gettier örneklerindeki kişiler, ilgili önermelerin doğruluğu ile alakalı yeterli kanıtları bulunmadığından, o önermelerin doğruluğuna, doğru inanamazlar. Bu nedenle, doğru inançları yoktur. Bu da, benim gerekçelendirdiğim şekli ile "Bilgi, doğru inançtır." tanımının Gettier tipi örneklerden etkilenmediği anlamına gelir.

    Buraya kadar; doğru inancın her zaman var olduğunu, yine doğru inancın doğru inanma ile var olduğunu ve doğru inancın bilgi olduğunu gerekçelendirdik. Doğru inanç her zaman varsa doğru inanma da her zaman vardır ve doğru inanma bir fiil olduğundan her zaman var olan bir doğru inanana muhtaçtır. O halde; her zaman doğru inanan vardır.

    Her zaman doğru inanan, herhangi bir anda yanılırsa her zaman doğru inanan olamayacağından, yanılmaz. Sadece, her zaman her şeyi bilen yanılmazdır.

    Her zaman her şeyi bilen, uzay ve zaman içindeki tüm olayları da bilir. Ancak uzayı ve zamanı kuşatan uzayın ve zamanın içindeki tüm olayları bilebilir. Uzayı kuşatan, uzayı her tarafından kuşattığından, tektir.

    Her şeyi bilen, var etmeyi de bilir. Var etmeyi bilen, var edebilme kudretine sahiptir. Var edebilme kudretine sahip olan, Var eden'dir.

    Özetle:

    bilgi, doğru inançtır.
    doğru inanç, doğru inanana muhtaçtır.
    doğru inanç, her zaman vardır.
    her zaman doğru inanan biri zorunludur.
    her zaman doğru inanan, yanılmaz biridir.
    yanılmayan biri, her şeyi bilendir.
    her şeyi bilen, zaman ve mekanı kuşatandır.
    zamanı ve mekanı kuşatan, tektir.
    her şeyi bilen, var etmeyi de bilir.
    var etmeyi bilen, var edebilme kudretine sahiptir.
    var edebilme kudretine sahip olan, var eden’dir.
    o halde, bilgiyi var eden bilen, var eden’dir."
    şeklindeki ispattır.

    Edit: argümantasyon eklendi.
    0 ...
  10. ibrahim kanunu

    1.
  11. kur'an'da, elçi ibrahime atfedilen şu sözdür:

    "inanıp da imanlarına herhangi bir haksızlık bulaştırmayanlar var ya, işte güven onlarındır ve onlar doğru yolu bulanlardır." (en'am, 82)

    bu epistemolojik kanun, doğru inancın bizi güvene ve doğru yola ulaştıracağını söyler, tıpkı bilgi gibi. başka bir deyişle, bu kanun; bilgi ile doğru inancın aynı oluşunu vurgular.

    bir benzeri için:

    (bkz: clifford ölçütü)
    0 ...
  12. adil inanç

    1.
  13. doğru inanç, bilgi.

    kendisine haksızlık bulaşmamış inanç.

    kur'an'da, elçi ibrahim'e atfedilen "inanıp da imanlarına herhangi bir haksızlık bulaştırmayanlar var ya, işte güven onlarındır ve onlar doğru yolu bulanlardır." (en'am-82)

    sözü ile

    william kingdon clifford'un, inanç ahlakı isimli makalesinde "bir şeye yetersiz delile dayanarak inanmak herkes için her zaman ve her yerde yanlıştır."

    sözü birlikte değerlendirildiğinde ulaşılan bilgi tanımı.
    0 ...
  14. isra suresi 9 ayet

    1.
  15. "kuşkusuz bu kur'an en doğru olana iletir; dünya ve âhiret için yararlı işler yapan müminlere, kendileri için büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler. " isra suresi 9. ayet

    bu ayette allah, bizi en doğru olana iletenin kur'an olduğunu açıkça bildirir. kur'an ile ulaşılabilen en doğru yol varken başka yollara sapanlar, yolunuzun sonu nereye çıkıyor dikkat edin!
    2 ...
  16. dünyadaki en büyük katliamları ateistlerin yapması

    1.
  17. Mevzubahis islam olunca "hümanist" kesilen inkarcıların sözünü etmediği gerçek.
    (bkz: sosyalist rejimler altındaki katliamlar)
    https://tr.m.wikipedia.or...alt%C4%B1ndaki_katliamlar
    0 ...
  18. islam düşmanlarının ikiyüzlü olması

    1.
  19. Şaşırtmayan gerçek.
    hem elçi isa'nın ve/veya elçi muhammed'in tarihte yaşamadığını savunurlar hem de ayşe'nin elçi muhammed ile 6 yaşında evlendiği iddiasını doğruymuş gibi kabul ederler.

    Edit: peygamber elçi demek zaten.

    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2361810/+
    5 ...
  20. kuranda tomurcuk göğüslü kızlar ifadesi geçmiyor

    1.
  21. sovyet tapar

    1.
  22. Sovyetleri tanrı edinmişlere verilen ad. Sözlükte de tarafımdan hoplatılan bir tane var.
    2 ...
  23. sosyalist rejimler altındaki katliamlar

    1.
  24. diamond tema nın fikir özgürlüğüne karşı çıkması

    1.
  25. Belki bugünkü muameleyi hak etmese de, kendisinin de karşı gruptan farklı olmadığını bize anlatan söylem.

    https://x.com/kimbukoreli1/status/1803029763361042889

    Edit: kimin bilgili kimin cahil olduğuna kim karar veriyor? Bana göre; uzayı ve zamanı kuşatan bir tanrı'ya inanmayan herkes cahil, Bir kemalist'e göre atatürk ilke ve inkılaplarına inanmayanlar, bir diğerine göre buhari'ye inanmayanlar, ötekine göre bilim'e inanmayanlar... uzar gider. O zaman, her iktidarı ele geçirenin cahil kabul ettiğı kimseleri susturma hakkı var! Bu saçmalık değil de ne?!

    Cımbızlaya cımbızlaya cevap vereceksen işimiz var. Özetle diyorum ki cahil olan bir iktidar bile muhalefeti cehaletle suçlayarak fikir özgürlüğünün önüne geçebilir. Tam da bu yüzden fikir özgürlüğü herkes için, her zaman ve her yerde gereklidir. Bunu tartışmamız bile trajikomik.
    1 ...
  26. teselsül

    1.
  27. Sebep-sonuç ilişkisinin geriye doğru sonsuza dek gitmesi iddiası.
    şu anda olan herhangi bir olayın nedeni sonsuza kadar götürülemez çünkü böyle bir neden sonsuzdan şimdiye asla gelemezdi ve şimdiki olay da asla var olamazdı. bu yüzden, bir ilk nedene ihtiyaç duyulur.
    1 ...
  28. nur suresi ayet 35

    1.
  29. "Allah, göklerin ve yerin nurudur. O’nun nurunun temsili şudur: Duvarda bir hücre; içinde bir kandil, kandil de bir cam fânûs içinde. Fânûs sanki inci gibi parlayan bir yıldız. Mübarek bir ağaçtan, ne doğuya, ne de batıya ait olan zeytin ağacından tutuşturulur. Bu ağacın yağı, ateş dokunmasa bile neredeyse aydınlatacak (kadar berrak)tır. Nur üstüne nur. Allah, dilediği kimseyi nuruna iletir. Allah, insanlar için misaller verir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir." (Nur-35)
    4 ...
  30. bakara suresi ayet 24

    1.
  31. "eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o hâlde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. o ateş kâfirler için hazırlanmıştır." bakara-24
    cehennem ateşinin inkarcılar (kafirler) için olduğuna delil olan ayet. dolayısıyla; mü'minlere cehennem ateşi azabı yoktur. ama mü'min olmak öyle sadece "inandım, iman ettim" demekle olmuyor: "bedevîler «inandık» dediler. de ki: siz iman etmediniz ama «islâm olduk.» deyin. henüz iman kalplerinize yerleşmedi. eğer allah´a ve resulüne itaat ederseniz, allah işlerinizden hiçbir şeyi eksiltmez. çünkü allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir." hucurat-14
    "gerçek müminler ancak allah´a ve resulüne iman eden, ondan sonra asla şüpheye düşmeyen, allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla savaşanlardır. işte doğrular ancak onlardır." hucurat-15
    0 ...
  32. tanrının varlığının ve tekliğinin epistemik ispatı

    1.
  33. "Bir şeye yeterli delile dayanarak inanma, doğru inanma; bu inanma ile ile elde edilen inanca doğru inanç denir. Bilmenin gerekli ve yeterli şartı; bilindiği iddia edilen yargının doğruluğundan emin olma hakkına sahip olmaktır ki bu hakka o yargıya yeterli delile dayanarak inanıldığında ulaşılır. Yani; bir yargının doğruluğuna yeterli delile dayanarak inanmak, o yargının doğruluğundan emin olma hakkına sahip olmaktır. Dolayısıyla; bilme, doğru inanma; bilgi, doğru inançtır.

    Bilgi vardır. "Bilgi yoktur." Önermesi hiçbir zaman bilgi olmaz. Bilginin yokluğunun bilgi olması imkansız ise bilgi hep vardır.
    Doğru inanç vardır. "Doğru inanç yoktur." Önermesinin doğru inanç olması imkansızdır. Doğru inancın yokluğunun doğru inanç olması imkansız ise doğru inanç hep vardır. Doğru inanç, doğru inanana, dolayısıyla; bilgi, bilene muhtaçtır. Bilen, doğru inanan vardır. Bilen her şeyi bilir: Bilmediği herhangi bir şey olan tam anlamıyla bilen olamaz. Her şeyi bilen, bütün olayları da bilir. Olaylar, zaman ve mekan bağlamında gerçekleşir. Ancak zamanı ve mekanı kuşatan tüm olayları bilebilir. Mekanı kuşatan, mekanı her tarafından kuşattığı için mekanın ötesinde tektir.

    Doğru inanç -yani bilgi- , doğru inananın -yani bilenin- doğru inanması ile -yani bilmesi ile- var olur. Dolasıyla bilen, bilme fiili ile bilgiyi sürekli var edendir. Ancak var eden bilgiyi sürekli var edebilir: Bilen, var edendir. Var edenin var etmediği şey yoktur. Her şeyi O var eder.

    1.) Bilgi vardır. "Bilgi yoktur." Önermesi hiçbir zaman bilgi olmaz.
    2.) Bilen vardır. Bilginin varlığı öznesine işaret eder.
    3.) Bilen tektir. Bilen, zaman ve mekan içindeki her olayı bilir. Zaman ve mekan içindeki her olay, ancak zamanı ve mekanı kuşatan tarafından bilinebilir. Mekanı kuşatan tektir.
    4.) Bilen, var edendir. Bilen, bilme fiili ile bilgiyi sürekli var eder. Ancak var eden bilgiyi sürekli var edebilir.
    5.) Bilen, var eden, zamanı ve mekanı kuşatan; sonsuz büyüklüktedir. Çünkü mekanın ötesinde sadece O vardır.
    6.) Bilen, var eden, tek ve sonsuz büyüklükte olan tanrıdır." Şeklindeki ispattır.
    0 ...
  34. teist olma nedenleri

    1.
  35. "bir şeye yeterli delile dayanarak inanma, doğru inanma; bu inanma ile ile elde edilen inanca doğru inanç denir. bilmenin gerekli ve yeterli şartı; bilindiği iddia edilen yargının doğruluğundan emin olma hakkına sahip olmaktır ki bu hakka o yargıya yeterli delile dayanarak inanıldığında ulaşılır. yani; bir yargının doğruluğuna yeterli delile dayanarak inanmak, o yargının doğruluğundan emin olma hakkına sahip olmaktır. dolayısıyla; bilme, doğru inanma; bilgi, doğru inançtır.

    bilgi vardır. "bilgi yoktur." önermesi hiçbir zaman bilgi olmaz. bilginin yokluğunun bilgi olması imkansız ise bilgi hep vardır.
    doğru inanç vardır. "doğru inanç yoktur." önermesinin doğru inanç olması imkansızdır. doğru inancın yokluğunun doğru inanç olması imkansız ise doğru inanç hep vardır. doğru inanç, doğru inanana, dolayısıyla; bilgi, bilene muhtaçtır. bilen, doğru inanan vardır. bilen her şeyi bilir: bilmediği herhangi bir şey olan tam anlamıyla bilen olamaz. her şeyi bilen, bütün olayları da bilir. olaylar, zaman ve mekan bağlamında gerçekleşir. ancak zamanı ve mekanı kuşatan tüm olayları bilebilir. mekanı kuşatan, mekanı her tarafından kuşattığı için mekanın ötesinde tektir.

    doğru inanç -yani bilgi- , doğru inananın -yani bilenin- doğru inanması ile -yani bilmesi ile- var olur. dolasıyla bilen, bilme fiili ile bilgiyi sürekli var edendir. ancak var eden bilgiyi sürekli var edebilir: bilen, var edendir. var edenin var etmediği şey yoktur. her şeyi o var eder.

    1.) bilgi vardır. "bilgi yoktur." önermesi hiçbir zaman bilgi olmaz.
    2.) bilen vardır. bilginin varlığı öznesine işaret eder.
    3.) bilen tektir. bilen, zaman ve mekan içindeki her olayı bilir. zaman ve mekan içindeki her olay, ancak zamanı ve mekanı kuşatan tarafından bilinebilir. mekanı kuşatan tektir.
    4.) bilen, var edendir. bilen, bilme fiili ile bilgiyi sürekli var eder. ancak var eden bilgiyi sürekli var edebilir.
    5.) bilen, var eden, zamanı ve mekanı kuşatan; sonsuz büyüklüktedir. çünkü mekanın ötesinde sadece o vardır.
    6.) bilen, var eden, sonsuz büyüklükte ve tek olan tanrı tarifi kur'an'da bahsedilen tanrı tarifi ile birebir örtüşmektedir." şeklindeki nedenlerdir.
    1 ...
  36. bakara suresi ayet 115

    1.
  37. "doğu da, batı da allah’ındır. nereye dönerseniz allah’ın yüzü işte oradadır. şüphesiz allah, (çevreleyendir) lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir."
    1 ...
  38. 59344 kişinin baktığı entry

    1.
  39. Gerçek islamın tanımı ile ilgili entrydir:

    (bkz: gerçek islam/#46324762)
    2 ...
  40. yusuf suresi ayet 38

    1.
  41. “ve atalarım ibrahim, ishak ve ya´kub´un dinine uydum. bizim allah´a hiçbir şeyi ortak koşmamız olamaz. bu, allah´ın bize ve insanlara bir lütfudur, fakat insanların çoğu şükretmezler.” (elmalılı, sadeleştirilmiş)
    1 ...
  42. allahın kul hakkını affedemediği iddiası

    1.
  43. kur'an'a dayanmayan bir iddiadır. zümer suresi 53. ayete terstir. bu ayette allah'ın dilerse bütün günahları affedebileceği belirtilir:
    "de ki (allah şöyle buyuruyor): “ey kendi aleyhlerine olarak günahta haddi aşan kullarım! allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. allah (dilerse) bütün günahları bağışlar; doğrusu o çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.” "
    2 ...
  44. tüm ateistlerin akıl hastası olması

    1.
  45. islam dinine göre var olan gerçek. Düşünsenize sizi var edeni yok sayıyorsunuz. Bu tam bir akıl hastalığı.

    Edit: aptal değil akıl hastası... bir kişi pekala zeki olup da akıl hastası olabilir.
    4 ...
  46. bakara suresi ayet 285

    1.
  47. "Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü’minler de (iman ettiler). Her biri; Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler ve şöyle dediler: “Onun peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz.” Şöyle de dediler: “işittik ve itaat ettik. Ey Rabbimiz! Senden bağışlama dileriz. Sonunda dönüş yalnız sanadır.” "
    1 ...
  48. nisa suresi ayet 69

    1.
  49. "kim allah’a ve resûl’e itaat ederse bunlar, allah’ın kendilerine nimet verdiği nebiler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle beraber olacaklardır. ne güzel arkadaştır bunlar! "
    1 ...
  50. ali imran ayet 18

    1.
  51. "Allah, melekler ve ilim sahipleri, ondan başka ilâh olmadığına adaletle şâhitlik ettiler. Ondan başka ilâh yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir."
    1 ...
  52. bakara suresi ayet 256

    1.
  53. "Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk, sapıklıktan ayırd edilmiştir. Artık her kim tâğutu inkar edip, Allah´a inanırsa, sağlam bir kulpa yapışmıştır ki, o hiçbir zaman kopmaz. Allah, her şeyi işitir ve bilir."
    1 ...
  54. dinde zorlama olmaması

    1.
  55. Ayetle tescillidir:
    "dinde zorlama yoktur. çünkü doğruluk, sapıklıktan ayırd edilmiştir. artık her kim tâğutu inkar edip, allah´a inanırsa, sağlam bir kulpa yapışmıştır ki, o hiçbir zaman kopmaz. allah, her şeyi işitir ve bilir." bakara-256

    Kendilerini müslüman zannedenler insanları zorlayabilirler. Bu, dinde zorlama olduğu anlamına gelmez. Ya da bir takım islam düşmanları ayetleri eğip büküp veya bir takım rivayetleri gösterip aksini iddia edebilirler. Bu, gerçeği değiştirmez.
    0 ...
  56. daha fazla entry yükleniyor...
    © 2026 uludağ sözlük