killtheking
251 (çağından bir adım önde)
sekizinci nesil yazar 1 takipçi 28.00 ulupuan
entryleri
oylamalar
medya
takip

    yıldız masalları

    1.
  1. Hayatin bazi sahneleri vardir.
    Mesela bir filmin basrol oyuncusu olalim.
    Ve yildizlari sayalim.
    Hic bir film yildizlari saymakla bitmez.
    Goz takibi onemlidir,
    illa ki hedefler butun yildizlari saymaksa gozunden kacan yildizlari hatirlatacak biri gerekir.
    Boyle hikayelere yildiz masallari denir.
    Yildiz masallari, yildizlarda yasayan yaratiklardan ibaret degildir.
    Yildiz masali, ninniyle avutulup masallarla keklenen kalplerin tatminidir.
    Herkese ninni fisildayan birileri olur hep,
    Bazen hikayeyi o kadar erken bitirirlerki hikayeyi kendimiz tamamlarız
    Nokta koyamadığımız hikayeler olurlar hep,
    geç gelen noktalar gibi.
    Nokta koymanın zorluğu orda belli olur,
    virgüller hep zaman öldürücü işaretlerdir.
    Beyin ölümü gerçekleşen kalbi makineyle hayatta tutarlar.
    Sadece çevresindekilere, kalp çürür hesabı.
    Bizim için noktalar bu akdar önemliyken,
    ufacik bir noktanin kendini degerli hissettigi tek yer ise yildiz masallaridir.
    Nokta napsın hesabı ? Onu düşünmeyenler utansın.
    Alayına nokta ulan, kalp temizlensin diye değil,
    bari nokta yalnız hissetmesin diye.
    Virgül şımarmasın diye, şımarıpta kan almasın diye.
    Tabii hikayeyi nokta virgül üstüne kurarsak,
    Her noktanin yeni bir cumleye, son noktanin ise yeni yazilacak romanlara yol actigini goremeyiz.
    X'e çok değer verirsen y'yi bulur, z olur eşittirin diğer tarafında kalırsın.
    Onların toplamasına birbirini çarpması ifade etmez.
    Çarpanlara ayrılmasını beklersin.

    Neyse konumuza dönelim,
    Hikayeyi biz yazmak istedigimizde sayfa sayisi bellidir, baskasi girince o masala sayfa sayisi degiskenlik gosterebilir.
    Her masalin sonu izafidir, kimine tecrube, kimine mutsuzluk sacar.
    Her yildiz masalinda oldugu gibi iki kisi baslar saymaya; seven ve daha çok seven
    Güzel ve çirkin,
    Karizmatik ve şirin
    Sonra kopar kayış ve der ki ''sen say, işin bitince bana soylersin.''

    Bunu duymak çay içirtir adama, yaz sıcağında bile harareti alsın hesabına
    Aslinda bütün malvarlığın küçükken saydigimiz yildizlar kadar olsun istersin,
    Sonsuz ve birden fazla saydigimiz coban yildizini istersin.
    En cok yıldız senin olsun istersin, çünkü çocukken aşık olduğun şey yıldızlardır.
    Bir an olsun kimseyle paylaşmak istemezsin,
    çoban yıldızını birden fazla saymanın sebebide tam olarak budur.

    Keske simdide en buyuk istegimiz tum yildizlar olsaydi.
    Keşke şimdi de çocuk aklımız olsaydıda yıldızları isteseydik.

    Ancak kaybettikten sonra tüm yıldızlara kavulabildik.
    Keşke yıldızlara ihanet etmeseydik dersin.
    Ne gerek vardı başka sevdalara, en güvenilir yıldızlardı dersin,
    Keske hic büyümeseydik dersin,
    Keske hic büyümeseydikte kanayan sadece dizlerimiz olsaydi hesabı.

    ----spoiler----

    http://birkibrityak.blogs.../06/yildiz-masallari.html

    ----spoiler----
    0 ...
  2. uyuyordum diyen sevgili

    1.
  3. Mesela bazı hakikatlar vardır; zamk kadar yapıştırır, hayat kadar apıştırır.

    Örneğin, bir bukalemun avına yaklaşırken, avcı soyundan bir hayvan olmadığını anlayıp avından uzaklaşırmış. çok entresan dimi amınakoyim ?

    işte bunu öğrenmemi sağlayan hakikat sensin mesajıma uyuyodum cevabını veren sevgili. Oysa ne de güzel başlardı çay demlenen günler.

    Uyanır uyanmaz mesaj attım sana büyük bir heyecanla biliyor musun ? ve akabinde aynı mutlulukla kahvaltı ettim. annemgil yeni zeytinde almıştı, çay da vardı, üç şeker atmıştım. mutluydum kısacası birader. kahvaltı bitip sigara içmeye gidince baktım telefona, mesaj vardı; senden değildi. senden mesaj gelmediğini görünce saatin erken olmasıyla ''uyuyodur minnoşum'', ''yatsın bitanem'', ''ayyy ne tatlı uyuyodur şimdi'' gibi bin tane gereksiz iltifatta bulundum kanımca. ancak şunu anlayın canlarım, bu iltifatlar gece kırılan kumandanın sirenleriydi.

    Öğlen güneşiyle vurdum kendimi sahile, müzik dinliyor ayağına mesaja cevap bekliyordum börtü böceğim. Ve sen mesaj attığında çılgınlar gibi eğleniyorum demeyi bekliyordum. Aslında bir yanım gerçekten eğlenmiyo değildi, diğer yanım alengirliydi. sen mesaj attığında oto-kontrol yapıp cevap vermeyecekti. neyse ki beynime ihtiyaç kalmadı, atmadın amınakoyim.

    Beynim yine iyi düşünüyordu, seni koruyordu. Başlarda kötü şeyler düşünmek istemedim muhterem sevgili '' dün çok yoruldu demek '', ''sms paketi bittiyse tabii'', ''ha doğruuuu uykusu çok ağırdı'' gibi kendimi teselli eden bahaneler kullandım.
    şeytan azapta gerek, solumdan belirip kafamı karıştrıyordu.

    -uyuyo mu ?
    +evet iblis abi
    -umarım tek uyuyodur aflasşifasfşasşl
    +abi çok çirkin gülüyosun
    -20 saattir uyuyo dimi siafşlkaslikfalf
    +yılbaşına 10 saniye geç gir abi, tek dileğim bu.

    Oysa o kadar envayi çeşit çılgınlık sonrası akşam olmuştu, dizi izlemek istemiyordum. açtım discoverry'i, bukalemunlar izliyorum. anlam veremiyorum, çiftleşiyorlar, renk değiştiriyorlar, mama yiyorlar, su içiyolar ve ben mal gibi bunu izliyorum. aslında bakarsan çay da demledim, sigara tüketimindeki artış olmasa aman sabahlar olmasın. ancak bana bu belgeseli iki paket sigara içirte içirte izleten sevgili sana soruyorum;

    neden her gelen mesajı senden sanmamı istiyorsun ?
    neden napıyo diyene sorana uyuyo dedirtiyorsun ?
    neden böylesin olum sen ?
    neden günün 20 saati uyuyosun ?
    bana cevap vermemek için mi uyuyosun amınakoyim ?
    çok kere düşündüm neden cevap vermediği, ve çok düşündüm siklemediğin günün sonunda uyuyodum demeni.
    kendi kendime cevap bulamadım,
    kıtalarca dolaştım bu sevgililerden bi tarafın uyuma hastalığını öğrenmek için
    ilk çine gittim
    sonra hindistan'a
    ordan bütün kıtaları dolaştım
    bizim sokağa geldim, laz bakkala sordum
    hatta ve hatta twitter tikilerine sordum
    daha böyle bir aforizma yazamadıklarını söylediler
    ne çinde ne hindista ne laz bakkalda cevap bulamadım bu huyuna.

    oysa cevap versen ne güzel olacaktı. yarın seni bize çağıracaktım.
    ben jedi, sen padawan; ışın kılıçlarımızla sucuk pişirirdik ay yüzlüm.
    çay da demlerdim sonrasında.
    peki şeker ister miydin ?
    belki çay sevmezsin diye şarapta almıştım.
    içtikten sonra karanlık tarafa geçmezmiydik ?
    geçerdik tabii,
    sonra sen giderdin
    uyurdun
    siken tarafın mutluluğu ve yorgunluğuyla uyurdun
    ve ben uykumu kaybettim sen uyuduğun andan beri
    uykum kaçtı
    sende mi brütüs ?

    https://twitter.com/# !/birkibrityak
    8 ...
  4. belkiler sokağı sakinleri

    1.
  5. bir blog sayfasında bulunan 6 farklı parçadan oluşan değişik bir kısa hikaye

    http://birkibrityak.blogs...ler-sokagi-sakinleri.html
    0 ...
  6. renkli külü olan sigara

    1.
  7. ışıktan vazgeç yürü karanlığa

    1.
  8. kokoreçciye gidip kötfte ekmek yiyen insan

    1.
  9. arkadaşlarıyla zorla götürülmüş ve kokoreç sevmeyen insandır.

    - abi ne yiyelim
    + kokoreç
    - ben yemem abi
    + he ama burcu, pelin, ece, cansu onlarda kokoreç istiyor
    - tamam gidelim abi
    + mezarcı ibne
    1 ...
  10. birçok yazarın bakınız vermeyi bilmemesi

    1.
  11. çok fazla karşılaştığım durumdur. paragrafın içinde gizli bkz. vereceklerine bildiğin parantezi koyuyorlar. çaylakken öğretmediler mi size kardeşim ? formatın, okuma zevkinin içine sıçıyorsunuz.
    0 ...
  12. gece 3 de kalan tek sigara

    1.
  13. içleri acıtan durumdur. hele bir de yakında benzinci, tekel yoksa adamı krize sokabilir. nikotin değil de hafiften takıntı krizidir bu.
    0 ...
  14. öyleyse çıldırt bizi başkan çıkart bizi baştan

    1.
  15. martılaaar, martılaaar..

    eheh felsefi bir anlam yüklemeyin hemencik. zamanında avrupa yakasında volkan medyum kılığında ''martılaaaar martılaar'' diye çığırıyordu aklıma geldi birden. başlamadan hakikatlere, iki şarkı verelimde kulak pasına fitil niyetine gelsin.

    tv on the radio- love dog

    a tout le monde ( osaka )

    en son yazıda dedik değil mi hacı başkan ?

    insanlar kazıya kazıya ressam, kazına kazına resim olurdu diye.
    bazen çerçeve kadar değerli bile olamaz burayı atladık.

    en güzeli uzak olanı diyelim, zamanı geldi çıkartın pasoları ütopyaya gidelim.

    her zaman en büyüğü che'dir. che kimdir diye sorsanız yüzde doksan devrimci der. gerçekten devrimi che yaptı zannederler. senin che'ye ne castro'ya saygın falan kalmaz. sırf insanlar seviyor diye mutanta dönüşen terliksi hayvanları görünce tiksinirsin. bu olay bir çok örnekle desteklenebilir. atatürk'te kurtuluş savaşını tek başına kazandı zaten.. putlaştırmaya devam gerçek yobazlar sizin yüzünüzden bunalıma giriyorum.

    her zaman en güzeli incir reçeli değildir, genel de senden uzak olandır. basit bir örnekle ölen bir kişiye duyulan sevgi gibidir. her gün anne babanız sizden kan alırken, hayattaki son nefesleri sizin bir ömürlük nikotininiz olması gibi.

    en çok sevilen seni siklemeyen sevgilidir. ne kadar sevseniz de sizin bıraktığınız pelin su sizi üzmez, sizi bırakan kezban içinizi yakar. pelin su'nun ayrılık sonrası kıvırmalarına gülersiniz, kezban gözünün önünde yeni sevgilisiyle öpüşünce sadece ağlamak istersiniz. olay kezban'ı sevmeniz değildir. burda biraz ego'da girer işin içine. sizden başkasının onu mutlu edebileceğine inanmazsınız. resim olursunuz kazına kazına.doğru demişin be hacı başkan.

    en güzel çikolata arkadaşın avrupadan getirdiğidir. sidikli hans bakkalından aldığın çikolata en iyisidir. çünkü o avrupadan gelmiştir. şekline toz değmesin, fakirler merak etsin diye kurtlu olsa bile yersin.

    her zaman en güzel meslek sana en çok puan gözükendir. çünkü senin sikik beynine öyle sokmuşlardır. ananız ben sizi kimseyle kıyaslamıyorum der, ama bilge su senden yüksek yapınca 3 gün yemek vermez ya o misal. her zaman ben istediğim mesleği yapıcam dersiniz. öss sonrası işler öyle değildir puan neyse o hacı başkan kaçarı yok. sözler tuzla buzdur. buna tükürdüğünü götten almak derler.

    bazen en uzakta gözüken şeyler dibinizdedir.
    genelde size izin vermezler
    benim hiç kazanan tanıdığım olmadı
    aslında herkes çok kazandı
    hiç kimse kazandığıyla tatmin olmadı
    açgözlülük diyorlar buna hacı başkan

    her zaman daha uzağı vardır
    farazi hakikatler bitmez
    bazen tükenir
    bazen ümitlendirir
    bazen sevindirir
    sahi konu neydi ?
    uzak olan mı cezbediciydi
    lan zaten herşey uzak
    her zaman bir şey uzaktır
    5 yaşındayken lise çok uzaktı
    şimdi lisenin bitmesi uzak
    sonra finaller uzak
    her zaman uzaklar vardır hacı başkan

    maksut ki mahalde yarasın şifa niyetine,
    demedik mi ?
    hayat yarım kalmış bir cümle diye
    cümlenin sonu bile uzak.

    başka bir bakış açısıyla aslında uzak falan yok. bin kere dedim. sığırizmin hayallerin pijamasıyla güne başlaması sıkıntı. sadece bir yerde saltanatın sürer, sıcacık yastığında. kışın en çok üşüdüğün yer bazen tek gitmek istediğin yer olur. sen bunu uyandığında sürdürürsen sen sike yan basmışın hacı başkan.

    hep kaybedilen maç sonrası bir daha maça gitmem diyenler, sonraki maça ilk bilet alanlardır.
    artık sevmeyeceğim diyen hakan peker'ler bu sefer ayrılmayacağım diyen en büyük aşkzedelerdir.

    bazen dediklerini yapanlardır
    anlık sinirine hakim olamayanlardır
    aşkına sadık kalıp, sikine takılmayanlardır
    bazen her şeyi uzakta arayıp dibinde bulamayanlardır
    hayallerde yaşamak güzeldir
    lakin yaşarken hayallere kapılmamak ana hakikattır.

    i̇nsanın en büyük kaybı kibiridir. kendi büyük görmek, olduğundan daha fazlasını istemek sizi üzmekten başka bir sike yaramaz.

    sen asilliği ingiltere kraliyet ailesinde ararsın ama benzin seni edrine'den ileriye götürmez.
    belki portakal güzeldir ama gün gelir miden ördeklisini kabul etmez.
    sen pink floyd istersin, yaşadığın yıllar roger görmene izin vermez.
    toplum sana her türlü fırsatı sağlar gelir serdar sana söyler, umarım bir daha söylemez.
    sen adriana tipli kızlar umarsın, mahallenin en sevilen kızı seni tatmin etmez
    gece gözünde kalan yaşlar akmadan turuncu'ya çalar, kalbin orda kalmasına izin vermez.

    aslında biraz umduğumuzdan çok bulduğumuzu beğensek,
    herkes mutlu olur bizim laz bakkalda bunu istemez.

    hacı başkan çok uzattık bitirelim hafiften
    bu aralar ne ben neşeliyim ne kırmızıekoseler.
    bizim kurduğumuz hayaller kadar sözümüz var
    biz hayaldünyamızı aştık, vay arafta kalanların haline.

    artık yaşadığından zevk alma vakti, lakin güzel şeyleri biraz bulması zor
    uzakları unutma zamanı, acı iyi değildir hele evde sadece çay varsa.
    bizden uzak olanlar güzel değildir, hayaller izafi ve acı vericidir.
    en azından bu cümle sizin bir sonuca varmanızı kolaylaştırır.

    sensin tek ümidimiz hayali dünyalar, bugünlerde pek buralardan hayır yok.
    birazcık pilot olmak beyin hücremden başkasını üzmez.
    öyleyse ümitler sende;

    çıldırt bizi başkan, çıkart bizi baştan..

    çok uzaklara kapılmamanız, sigarayı bal eylemeniz dileğiyle..

    not: sendeki asilliği kraliyet ailesinde bulamadım beşiktaş

    http://birkibrityak.blogspot.com
    2 ...
  16. hayat yarım kalmış bir cümledir

    1.
  17. bir yaz günü yağmur yağmasını bekleriz
    serinlemek değildir istenilen
    maksat monotonluk bozulsun
    aman sakın mertlik gitmesin
    gitti aslında yeni düzende
    ama siktir et 3-b sınıfından aynur bunu bilmesin
    o yağmuru pek sevmez
    yağmur acıdır
    bizzat ıslanmak ızdıraptır
    uğraştırıcıdır, çünkü deriyi deler
    delmese de zordur yağmurda yürümek
    her baba yiğidin harcı değildir
    yürü ama sakın çekinme
    senden başkası olmaz sokakta
    belki de düşüncelerinden kaçamayan yağmur severler olur
    onların zararı bal arısı hesabıdır
    amacı baldır, başkasının balına limon sıkmak değildir
    limonlu bal her zaman daha güzeldir
    annem her zaman en iyisini bilir
    öğretmenim öyle dedi

    yağmurda kolay kolay sigara da yanmaz
    yakamazsan da mertlik bozulur
    hayat yağmurda yürümeye benzer
    yağmur da yürümeye katlanacak insan azdır
    geri kalanın eylemi itirazdır
    kişilik yoktur yağmurda
    insanlar ne laiktir, ne yobaz ne de aymazdır
    sadece aşkında mecnun derdinden caymazdır

    siki sikine yürürsün
    belli bir nokta yoktur
    hayata benzer dediysek denklem yapmaya gerek yok
    belli bir nokta yoktur bu yeterli
    hedefler izafidir
    dedik ya nokta yoktur
    ulaştığın yer de düşünceler boldur
    karla karışık yağmura bağlar mikail
    tövbeler olsun affı yoktur
    bana mısın demez
    gittiğin yol ne kadar güzelse
    dönüş yolu ölüm yadigarlarından geçer
    hava da soğur
    artık yağan kardır
    durakta duran travestidir
    volta atan serseridir
    seni sikine takmayan bir kişi kalır; polistir
    tek arayıp soran annendir
    5 liraya şarap satan merttir
    aman sakın bira içmeyin
    içerseniz mertlik bozulur

    doğru bir de hayat var
    hayat herkese izafidir
    okuyana farazidir
    sevene iki yüzlüdür
    öldürdüğüne yüzsüzdür
    yeni dünyaya gelene ana sütüdür
    bir dedeye göre anılardan ibarettir
    torununa göre anılardan sonra gelen kağıt beşliktir
    bir şey diyeyim mi ?
    hayat bok gibidir,
    yaşamak güzeldir
    adil değildir

    kimine göre 4 tekerdir
    kimine eğitimdir
    kimine evlattır
    çoğuna paradır
    napolyon'a kadındır
    o kadına göre mülkiyettir

    çok uzun olmasın bence hayat bitirelemez terfilerdir
    küllükte sönen sigaradan ibarettir
    sadece kibritle yanar
    çayla iyi gider
    dedik ya yağmurda yürümek paragtan fırlamış bir metindir.
    hayat yarım kalmış bir cümledir.

    aman kızmasın okurlar tatilden sonra güzel yazılar,
    öksüz kalmasın ütopyalar,
    siz siz olun yağmur yağınca kafeste kalmayın.
    teoman üşüyünce, bana yalvarıyo ısıt diye lan, işte siz o kadar abartmayın

    http://www.youtube.com/watch?v=p_3-bv1yuw0

    sigaranız bal, afilli hakikatler sizinle olsun

    '' bak koçum! belli olmuyor ama benim bir tek kulağımın arkası kaldı. artık acı çekmekten ve acı çektirmekten zevk almamayı öğrendim. sevgililer.. bizim olanlar ya da olmayanlar.. hepsi iz bırakır. bu izler şimdi seninki gibi çok derinini çiziyor. hepsi kalır! ama inan yeni izler de olacak. yaşlıları düşün.. sanki her şeyi bilirlermiş gibidirler. ama öyle değil. ne kadar acı çekersen çek şunu hiç unutma; çizilecek bir yer hep vardır ve çizecek bir yer.. ressam olur insanlar başkalarının kalbini kazıya kazıya, ya da resim olurlar senin gibi; kazına kazına. ''

    dar alanda kısa paslaşmalar- hacı / savaşdinçel

    --spoiler--

    http://birkibrityak.blogspot.com

    --spoiler--
    0 ...
  18. tff nin yeni uygulaması 3 korner 1 penaltı

    1.
  19. play-off sisteminin kabuluyle beraber federasyonun yeni düşüncesidir. toplantılar düzenlenmektedir ligi nasıl mahalle ligine çeviririz diye. sanırsam yeni karar da 3 korner 1 penaltı olma yolunda.
    (bkz: 3 korner 1 penaltı)
    0 ...
  20. 26 ağustos uludağ sözlük king zirvesi

    1.
  21. sözlük yazarlarının katılımı ile mynet ortamından yapılacak zirvedir. katılacak yazarlar durumlarını belirtirlerse bir oda belirlenecektir.
    1 ...
  22. sigara yaktıran diyaloglar

    1.
  23. okuduktan veya duyduktan sonra insana sigara içme isteği uyandıran diyaloglardır;

    -kafam iyiydi dün neden beni sevdiğini söylemedin

    +söylemem gerekmiyor, zaten sevmiyorum

    -sevmediğini biliyorum ama yalanlar duymadan midem içki kabul etmiyo

    +seni aldattım çocuk! içki nasıl yeter başka şeyleri dene ?

    -kimyasal'a param yetmedi, hiç mi sevmedin beni

    +ben seni çok sevdim aslında ama olmaz, olmayacakta

    -ben seni hiç sevmedim ama herkese verip bana vermemen üzdü

    +göt! ben bildiğin kızlardan değilim

    -biliyorum bir tek sen vermedin bana

    +merakın tenimmiydi ?

    -hayır diğer çocukların senden nasıl zevk aldıklarını anlayamadım.

    +biraz boyun uzasaydı da anlasaydın

    -biraz boyum uzasaydı sana kalmazdım zaten

    +biraz daha güzel olsaydım seni tanımazdım

    -biraz daha fiziğim olsa rüyamda bile çakmazdım sana

    +biraz daha ufak bir burnum olsa rüyanda bile bakamazdın bana

    -aslında biraz kendimiz olsak sorunsuz içebilirdik moda'da

    +dediğin pek bir şey ifade etmedi

    -yani diyorum ki birazlar değiliz biz, birazları kabul etmeyelim diyorum

    +iki cümle kurdun adam mı oldun ?

    -adam olmadım biraz daha kendimiz olalım demiştim aslında

    +sana bir söz, içtikçe hatırla

    -söyle, dinliyorum filozof hanım

    +hiç bir zaman insanlar kendilerini tanıtmazlar hep olmak istediklerini tanıtırlar

    -tıpkı senin gibi

    +tanıştığı kişi ise onun olmak istediği insandır.

    -evet benim gibi

    +evet senin gibi, sigara içiyorsun karşımda ?

    -senden sonra evet

    +benleykende kullanıyordun

    -lafların çok doğru geldi artık sorana böyle diyeceğim, ''senden sonra evet''

    +biliyorum, aslında böyle olsak uzun bir yürüyüş hiçte fena olmaz

    -modada çayda içeriz

    +bebekteki wafflecı

    -eveeet mükemmeeeel

    +ya sonra yine eski günlere dönmezmiyiz

    -bir sigara üstüne değil mi ?

    +evet ama sen o günlerde kullanmıyorum dedin böyleyse yeni düzen, şimdi de istemiyorum. eskisi gibi olmaya söz verdik

    -tamam ama bir dinle..

    +alkollüyken öyle demiyordun seviyordun her şeyi yapardın

    -dediğim gibi sözlerini dikkate aldım

    +teşekkürler artık sigarada yok aklına kazı, geçmiş neyse birazlar olmadan artık öyle kalacak.

    -geçmişte ben sigara içmiyordum başka bir amacı vardı, başkaları duyunca ağlardı

    +neymiş o ?

    -karanlıkta nüfus sayımı şöyle yapılır ' hayatta kalanlar bir sigara yakar '
    7 ...
  24. beşiktaş ın tam bir yıkım sebebi olması

    1.
  25. beşiktaş her zaman her yerde beşiktaş’tır. gücü ve büyüklüğü aklın alamayacağı kadardır.
    piza kulesi beşiktaş’ın büyüklüğüne olan saygısından önünde eğilmiş ve doğrulamamıştır aslında.
    berlin duvarı almanların birlik politikası ile değil, beşiktaş’ın sağlı sollu ataklarıyla yıkılmıştır.
    irak’taki saddam büstünün inönü’den yükselen bir “kartal gol gol gol” feryadına dayanamadığı için yıkıldığı söylenir.
    ve israil filistin’i, diğerlerinin satın alınmış zaferler kutladığı yavşak akşamlarda bombalamaya başlamıştır. o günden beri tanka karşı taş, savaşa karşı beşiktaş.

    (bkz: forza beşiktaş)
    2 ...
  26. bulupta vermeyenin

    1.
  27. buluptavermeyenin..

    ahanda kazım koyuncu tribute benden size gelsin, gece gece göz pınarlarım kurudu sigara çarpsınki.

    http://fizy.com/#s/1kane8

    http://fizy.com/#s/1ai6yw

    alenmarkaryan’dan bir anıyla başlamak istiyorum.

    ‘ve daha şimdi bu yazıyı yazarken bir kardeşimin ağzından
    babasının ölüm haberi geldi

    o da yenilmişti kansere, dayanamaz bu yürek diye düşünürüm, kime ağlayacağımı şaşırırım, dün daha dün ,bir kardeşimi hastaneye yerleştirmeye çalışırken, hilmi’yi toprağa verdi arkadaşlarım, gidemedim o yüzden lakin daha yeni o bana gelmişti;sanki vedalaşmaya çalışıyordubir kadeh şarap içti ve gitti’

    bilirmisiniz dedem ve babanem ben tam olayların ortasıyken hayatlarını kaybettiler. mekanları cennet olsun öncelikle. hala dedemin neden öldüğünü sormadım sormakta istemedim. çünkü o dedemdi hani beyninize her şeyi aşılarken beyaz saçlı biri olarak soktular ya dede kavramını; işte tam karşılığı benim dedemdi. ulan ufaktan dinleyin lan mutlu edin beni.

    dedem ananeme güllü derdi; güllüüüüü çay, güllüüü mandalina, güllü mekin şunu istedi lütfen yap üzülmesin torunum..

    o zamanlar şimdi saygı kelimesinin kendisine az kalacağı dayım, belki de bir melek varsa ananemdir dediğim gülten hanım bildiğiniz umrumda değildi. dedemle odada maç yaparken dayım gelse ağlardım vururdum ayağına, kim bilirdi istese tek kelimede vur dediğine vururdum. çocuk aklı hafız nerden bileyim.

    anılara indikçe aklıma gelen ilk şeydir. ilk maçıma dedem götürdü beni unuturmuyum lan; beşiktaş 5- bursasipor 1, son gol penaltıdan nouma koydu çocuğu. numaralıdan izliyorum; kapalıya baktıkça dedeme soruyorum ”bu abiler neden bu kadar bağırıyor bende onlardan olmak isitoyorum dede oraya götür beni” diye. tabii muzurluk yapmadan olmaz holiganlığım o günden belli yanda bir orospu çocuğu demez mi devrede sahaya gir ufaksın bir şey demezler diye. düdük çaldı usain bolt yanımda kamlumbağa kalır yardırdım sahaya heralde hayatımın ilk giderimi o gün yedim. buda ufak bir anım hiç bir özelliği yok komikte değil sadece içimden geldi. ayrıca bana kart oynamayıda dedem öğretti. hani batakta çulsuz kalanlar dedem yüzünden fakir kaldınız bilmenizi isterim.

    inanmazsınız son günlerinde ameliyat geçirmişti. acısı suratından belliydi lakin beşiktaşlı ‘gel torunum’ demişti. o acının içinde tıkış tıkış aynı yatakta yatırmıştı beni. çok geçmeden bir sabah yalnız uyandım annemin gözü yaşlı, yüzü telaşlı deden gitti dedi. unuturmuyum 50 sene daha geçse sanırsam o güne asla unutmam. nereye gitti sorusuna cevap almadan bindi asansöre, bana babane yolları gözüktü aldı biri götürdü. ben dedemin öldüğü gün yıkıldım, aslında üzülmek neymiş o pembe dünya bir anda nasıl siyah beyaz oldu o yaşta farkettim. inanmadım inandığımdada hiç bir şey yapmadım. cenaze evine geldiğimde ziyarete gelenleri öptüm ‘ufak- afacan’ mekin anlamadı diye herkes beni kandırdığını sandı. her aklıma geldiğindede derim yemezleeer arkadaş, yemedimde nitekim.

    oysa ben bu hayatın orospu çocuğu olduğunu teoman’ın müziği bıraktığından, pelinsu vermedi veya berkcandan dayak yedim diye değil o kadar atık kıvamında insan varken dedem öldüğünde anladım. sebebi barizdi kanser. yıllarca hastane köşelerinde süründü sonuç nemiydi ? bariz ofsayt.

    olay budur sadece paylaşmak istedim sinirimi, aniden esen üzüntümü. dedem kanserden gitti şimdide ailemden biri aynı hastalığa yakalandı. çok bir sonuç çıkmaz bu hastalıktan. o kişiler için ağlasam da ağlamasam da onlara bir faydası olmayacaktı ona emindim.

    çok zeki değilim ama bir şeyi çok merak gidermek bana farz oldu; isviçreli, amerikalı bilim adamları makarnayı götten yiyip ağızdan çıkarmayı buldu, söyleyin neden bunun kesin bir tedavisi yok.. baştada dedim ekşisözlükte dolanırken kazımkoyuncu’ya bakayım dedim ordan esti aklıma bu illet. kimler gitti ve daha kimler gidecek bu illetten. ben ailemdeki kişiyi hastaneye götürürken forza beşiktaş ‘mekanın cennet olsun hilmi abi’ dedi.. size sesleniyorum bulun şunun tedavisi dünyada en az 1 milyar atık var. hepsiyle yaşamaya razıyım ama gitmesin ne başkasının dedeleri ne kazımlar ne aile büyükleri. aslında anlaması zor değil biz alışığız bu durumlara, siz hala insan hayatını paraya biçin. illa yaşamak için zengin olmak lazım değil mi ? hayat sürünmekle geçmiyormuş gibi birde hastane köşelerinde tattırmak amacınız. bilin mezhep’i sigara yaptık, kanser’i ibadet kabul ettik, hastaneyi kıble eyledik.. facebook’ta nerede oturuyorsun kısmına yatalak yazdık. nostradamus değildik, sadece gerçekçiydik. dedem değil sıradaki bendim, bizdik.

    size diyorum gözüm azıcık yaşlı..

    görüpte kanseri es geçenin, yalan söyleyen doktorun, kötü huylu tümörün, kemoterapinin, radyoterapinin, onkolojinin, mutasyonun, kanserle dalga geçenin, kanseri yeneni alnından öpmeyenin, yıkık dökük hastane yollarının; en önemlisi ise tedaviyi bulupta vermeyenin ..

    iki noktalı yerleri es geçmemeniz, bu gecelik sigarayı lanetleyip içmeniz belkide ilerde ne sik yiyeceğinizi düşünmeniz dileğiyle..

    --spoiler--

    http://birkibrityak.blogspot.com

    --spoiler--
    1 ...
  28. pkk nedir açıklayan insan

    ?.
  29. gelin günlerdir saçma sapan başlık açıp entry giren yazarlar;
    pkk asala'dan çıkma bir örgüttür. aslında pek çok belgeyle asala'nın dağıldığı kabul edildikten sonra üst düzey yöneticeleri pkk'nın kurulmasına yardım etmiştir. hatta rol oynamıştır bu örgütte. asala'nın açılımını da bilmeyen yok bilmeyen varsada ulusözlüğümüzde var açıklamanın tillahı. size sayfalarca şey yazabilirim ama bir tezi güçlendirmenin en güzel yolu anti tez'i yıkmaktır. amerika'nın sikik tezleri yüzünden türk kürt sorunu yapıyoruz. 1 ayda onlarca şehit verdik, 1 bebek öldü yapılan saldırılarda. siz hala yok devrim yok eşitlik yok akp diye hayıflanın. türk kürt eşit olsa her şey çözülür diye düşünün. zaten bu ülkede türk kürt ayrımı diye bir şey yok size öyle yediriyorlar varsada fenerli galatasaraylı ayrımı kadar var. günlerce saçma sapan şeyler konuşmayın her ülkeye yapılan oyunlardan biridir bu. entel ekşiciler gibi anlatmıyorum özet geçiyorum diyede dikkate almamazlık yapmayın lakin bunu yapan amerika gün gelince komunizmi çıkarttı sonra yine kendisi yıktı. şimdi de çinde sosyalizm devri başlamışmış.. bakalım ona kim patlayacak. daha detaylı araştırıp olayın farkına varmanız dileğiyle. ayrıca facebook üzerinde yok şu kadar şehit verdik falan da yazmayın gidin bir fatiha okuyun daha çok faydanız olur 364 gün internet üzerinden devlet kurtarıp 1 günde 1 mayıs kutlamak şehitlerimizi geri getirmeyecek. bütün şehitlerimizin mekanı cennet, ruhu şad olsun.

    edit: zaten orospu çocukları olmadıklarına şüphem yok. sadece ikinci sırada bulunan açıklamadır.
    3 ...
  30. death metal çalan ramazan davulcusu

    1.
  31. sanırsam bu aralar pek bir moda olan davulcu tipidir. sanki mani değil elleriyle davula twin atıyor. gece gece obituary dinliyormuş hissi verdiren davulcudur.
    0 ...
  32. darth vader a mektup yazmak

    1.
  33. sayın lordvader ; barbour'un gümrükten geçme belgelerini getir götür yapıyorum. karanlık için yakmalımıyım bilmiyorum ? 'güç benimle olsun'
    0 ...
  34. 3 ağustos saat 04 00 uludağ sözlük king zirvesi

    ?.
  35. mynet hesabı olan yazarlarla oynamak istediğim zirvedir. paso haxball az kahve kültürümüze dönelim arkadaş.
    (bkz: çaylar benden)
    0 ...
  36. herkes 5 bira içse

    1.
  37. bu dünyada hiçbir sorunumuz kalmaz. yalnız hissetmeyiz, mutsuz hissetmeyiz; savaşmaya halimiz kalmaz, sevişmemek için de bahanemiz. tabii bünyeye göre değişir şarap, votka ama gerçekten sorunumuz kalmaz herkes istediği gibi yaşar.
    3 ...
  38. 45 yaşında hala mastürbasyon yapan adam

    1.
  39. hayalgücü yüksek erkektir. büyük ihtimalde hayatında hiç kimseyle yatmamıştır. ezmemek lazım derin bir felsefesi vardır. özetlersek;
    - birader 45 yaşına geldin hala çavuşu tokatlıyorsun.
    + moruk tanıştığım kızlardan daha iyilerini buldum haberin yok.
    - nasıl lan hayalperest !?
    + moruk gözümü kapaqyınca bütün kızlar benim bak dün megan'a bacak omuz yaptım.
    - bravo kodum delisi ne diyeyim sana.
    3 ...
  40. pentagona füzeyle girdin sen hep beşiktaşı sevdin

    ?.
  41. pentagona füzeyle sen girdin,
    sen hep beşiktaşı sevdin,
    usame baba bize kıyak yapsana,
    kadıköyü bombalasana!

    nasıl bıraktın o mübarek sakalı,
    nasıl vurdun amerikayı,
    usame baba bize kıyak yapsana,
    kadıköyü bombalasana!
    şeklinde olan güldürücü beşiktaş bestesi.
    (bkz: yaratıcı beşiktaş taraftarı)
    2 ...
  42. aziz koğuşta yerde cüneyt çakır penaltı diyor

    1.
  43. koğuşta yataktan düşen aziz yıldırım'ı yerde gören cüneyt çakır penaltı noktasını gösterdi.*
    4 ...
  44. fenerbahçe kamp programı

    1.
  45. fenerbahce kamp programı : hazırlık maçları : 6 temmuz fb - narkotik şube. 8 temmuz fb - çevik kuvvet. 10 temmuz fb - terörle mücadele. 12 temmuz fb - organize şube. 14 temmuz fb - mali şube.
    4 ...
  46. aziz yıldırıma yardım kampanyası

    1.
  47. arkadaşlar : aziz yıldırım (st yıldırım) maltepe sigarası istemiş .civarda birileri varsa emniyete kapıdan bıraksın....bir destek olalım..başkan çok kederli...*
    (bkz: yardımsever beşiktaş taraftarı)
    1 ...
  48. suşi sevmem ama balık çiğ olsa da rakıyla giderdi

    1.
  49. suşiye tav edilen insanın kurtuluş sözü. bir nevi kendini rahatlatma rakıyı duyduğu belirtme sözü.
    (bkz: bu alemde iki büyük var beşiktaş ve 70'lik rakı)
    0 ...
  50. şerefli ikinciliklerin takımı

    1.
  51. biz 5 attığımızda nasıl caka attıysak 8 yediğimizde de bir o kadar dik durmasını bildik. her şey futbol değil dedik yardımı kimseden esirgemedik. beşiktaşlı duruşu dedik, hep şerefli ikinciliklerin takımı olduk.
    (bkz: beşiktaş)
    (bkz: büyük beşiktaş taraftarı)
    2 ...
  52. siyah doğdu beyaz öldü

    ?.
  53. siyah doğdu beyaz öldü en büyük beşiktaşlı micheal jackson mekanın cennet olsun.
    2 ...
  54. don vito corleone nin babalar gününü kutlamak

    1.
  55. ekmek teknesi izleyenlerin nusret babanın babalar gününü kutlaması kadar hayalde kalan kutlamadır. yine savaş dinçel'i unutmamak gerekir.
    (bkz: baba büyüksün)
    (bkz: mekanın cennet olsun)
    1 ...
  56. eda azır

    1.
  57. izmirin en büyük ses sanatçılarından biridir.
    1 ...
  58. daha fazla entry yükleniyor...
    © 2026 uludağ sözlük