cok basarili skillet parcasi. nakarati soyle;
im awake im alive
now i know what i believe inside
now its my time
i'll do what i want cause this is my life!
sabah öğle akşam haşlanmış patates ile beslenmek demekmiş dört gün boyunca.. arada yoğurt ve meyve yiyebiliyormuşsun allah razı olsun.. 4 günde 2-3 kilo veriyormuşsun.. yani o kadar eziyete değer mi bilemediğim diyet türü..
teşvikiye civarında bir pastahane. üst katında yemek çıkıyor ve etrafta bulunan pahalı mekanlardan çok daha güzel soya soslu tavuk yapıyor.. mekanın değil yemeğin güzel olduğu yer..
pek tarzımız olmayan müziklerinden dolayı zorla götürüldüğümüz ancak sabaha kadar cıstak cıstak oynayıp çıktığımız mekandır. kendisinden beklenilmeyecek bir performans gösterdiği için beni dumur etmiş arkadaşım dışında aklımda pek bişe kalmamış.
charlie nin sevgilisi (kızın adını unuttum şuan) sanırım raymond u mutlu etmek için onu asansörde öper ve ne hissettiğini sorar, raymond tek kelime ile yanıtlar "ıslak".
çok güzel ve kaliteli gruplara da ev sahipliği yapmıştır. en azından benim gittiklerim için bunu söyleyebilirim. kimse kimseyle ilgilenmez herkes kendi halindedir.
anında uydurma ve kıvırma yetenekleri çok kuvvetli, yaratıcı ve sempatik bir grup insan. sanki evinize gelmişler de birlikte saçma sapan oyunlar oynuyor gibi hissediyorsunuz..
arkadaşın 'ya midem bulandı benim ayakta durmaya halim yok, hade çabuk iç gidelim' demesiyle sandalye arayışı içine giren ben;
'şu sandalye boş sanki?'diye sordum ve arkamı döndüm. sandalyenin üstünde şapka vardı. şapkaya dokunarak ayakta yanımda duran çocuğa sordum bu sizin mi diye..
ellediğim şeyin şapka değil de yere çömelmiş olan birinin kafası olduğunu anladığımda çok geçti. o gece güldüğümüz kadar başka neye güldük hatırlamıyorum ama iyi ki oturtmamışım arkadaşın üstüne *
öyle her gecesi bir başka olaylı olan benim güzel mekanımdır..
fatih belediye binasının karşısında bulunan bir arkadaşımın davetiyle gitmiş olduğum şadırvan avluda tasavvuf müziği ve sema gösterileri eşliğinde iftarınızı açabileceğiniz mekan.yemekleri biraz daha leziz olsa daha iyi olur ama yine de görülesi bi yer.
iksv sitesinde ipek adını görünce acaba(?) deyip baktığım ve hakikaten alessandro baricco nun ipek i olduğunu öğrenerek heyecandan yerimde duramadığım, iple çektiğim organizasyon.
çok daha güzel anlatılabilirdi hele ki böyle sıradışı yaşam öyküsüne sahip olan biri için.. ama ne olursa olsun piaf için izlemeye değer..
film sonrası piaf ın şarkılarını mırıldanma hastalığı çok da kısa sürmüyor ayrıca..
tüm ayar vermelerime, gıcıklıklarıma rağmen beni seven ama bu arada az önce bi daa ayar verme deyip beni tehdit etmiş * , kafanı kırarım demiş olan can dır dosttur.. *
beni daha başlarda çok şaşırtan kitap. beklentilerinizden, tahmininizden uzak ama aynı zamanda size çok yakın bir hikaye.. okunması çok keyifli, diyaloglar hayli komik.. mutlaka tavsiye edilir..
buz devri nin yerini hiç bir şey tutmasa da keyifli bir animasyon. cody henüz keşfedilmemiş bir sörfçüdür ve bir gün mutlaka kendisinin büyük z gibi kahraman olacağına inanır. herkesin kendisine tembel, işe yaramaz bir sörfçü olarak bakmasına aldırış etmeden hayallerinin peşinden giden cesur bir karakterdir.her şey antartika-buztanbul şehrinden kalkıp da pengu adasına doğru yola çıkmasıyla başlar..
nejat işler i doya doya seyretmek ya da hakikaten müzikle coşmak, klip izlemek, doyasıya içmek gibi bir çok şeyi aynı anda yaparken kimsenin sizi rahatsız etmeyeceği, kendi halinde küçük şirin bir mekan. ses iyi, müzik iyi havalandırma da fena değil..
sadece reggae değil her hafta programı değişen bir mekan. ortamı çalışanları gayet sıcak.. iyi hoş da orda daha alternatif bir şeyler çalınsa tek geçilebilecek yer olurdu beyoğlunda. terasta pöfür pöfür süper bir mekan..
bizim şarabımızı almaya vaktimiz olmadı ama siz siz olun mutlaka burda şarabınızı yudumlarken günbatımını seyredin.. ağır ağır uzaklaşın çünkü battıktan sonraki görüntü daha bir büyüleyici..