Eğitim üniversite okumak olarak algılanıyorsa çok sayıdadırlar. Eğitimden kasıt kendini yetiştirmiş, sorgulayan ve araştıran biri olmaksa Türkiye'de eğitimli insan oranı max %5 falandır yani Türkiyedeki herhangi bir partide eğitimsiz insan oranı eğitimli insan oranından çok fazladır. Tanım: insanları damgalama işinin suyunu çıkaranların belli bir partiye oy veren seçmenlere bok atmaya çalıştıkları başlıktır ki bunların desteklediği partilerin seçilmesi durumunda halkçı kesilmeleri de ayrı bir ironidir.
Akp'nin yıllar önce düştüğü hataların tekrarlanmasıdır. Akp iki kez bu hataya düşmüştü. Birincisinde çözüm süreci sonrası önceki seçime göre 2.5 milyondan fazla oy kaybedildi (bkz: 7 haziran 2015 milletvekili genel seçimleri).ikincisinde de başa baş geçecek bir seçimde yanlış bir hamle sonucu %10 farkla seçim kaybedildi. (bkz: osman öcalan'ı trtye çıkarmak)Türk siyasetinde seçimi kürt oyların kazandıracağı gibi yanlış bir algı var.Ben tam tersine seçimi milliyetçi oyların kazandırdığını düşünüyorum. Bunu iyi partili seçmen ile chpnin arasının açılması durumunda seçimde rahatlıkla gözlemleyebiliriz.
Aldığı iyi partili milliyetçi oyları ne şiş yansın ne kebap yaklaşımı nedeniyle kaybederek potansiyel cumhurbaşkanı adaylığını Mansur yavaş'a kaptırmaya başlayan siyasetçidir.
Kars, Ağrı, ığdır ve Ardahan gibi 1-2 kuşak öncesine kadar Türklerin çoğunlukta olduğu yerleri ve diğer şehirleri saymazsak Urfa, Adıyaman, Diyarbakır, Muş, Bitlis ve Van'da da azınlık halde bulunan Türklerdir.
En doğrusunu yapıyorsun kardeşim. Kızlara harcayacağın zamanı kendine harca kariyer ve para yap zaten onlar peşinden koşar. Bunu yapmaz ve kız peşinden koşarsan emek verdiğin ilişkilerin bitişinin ardından soğuk su içer , kaybettiğin zaman için kafanı duvarlara sürtersin.
Duyurular başlığı altında sorunların paylaşılıp konuşulabileceği bir sekme olsaydı güzel olurdu. Burada yeni olduğum için görmemiş olabilirim eğer böyle bişey varsa bilgilendirirseniz sevinirim.
Erkeğe şiddet uygulayan kadın, erkeğe şiddet uygulayan erkek ve kadına şiddet uygulayan kadın ile aynı statüde olan kişidir. Tabi bunlar o kadar çok ilgi çekmez çünkü Türkiye'de feminizm cinsiyetçilik ve erkek düşmanlığı olduğu için odak nokta erkeğin kadına şiddetidir.
Fakir işçi kızın zengin patronuna aşık olup onu elde ederek level atladığı, kızlara pembe bir dünya yaratan her biri birbirinin kopyası olan 3.sınıf senaryolu beyaz yaka dizilerinden ya da klişeleşmiş kabak tadı veren güneydoğu aşiret dizilerinden farklı olması sebebiyledir. Bir de benim gözlemlediğim kadarıyla son 5 6 yıldır Neşet Ertaş etkisiyle bozkırcılık akımı oluştu. Önceden halk müziğine burun kıvıran gençler şu an severek dinleyip sözleri hissetmeye çalışıyorsa bu sebepledir. Zaten dizide de Neşet Ertaş etkisi görülüyor. Dizi müziklerinde yaşayan en büyük halk müziği sanatçılarından Cengiz Özkan'ın da imzası var yanılmıyorsam.
Aslında 1000 yıldır bitmeyen sorundur ve 1000 yıl daha devam edecektir. Aç kurtların etrafımızda gezindiği, kıçımızda ayının bağırdığı coğrafyada beka sorunu yaşanmayacağına inanan şirinleri göreceğine de inanıyordur.
Kısa süre önce ayrıldığım 4 yıllık sevgilimin dahil olduğu gruptur. Mükemmeliyetçi olup zor tatmin olurlar. Hoşlarına gitmeyen şeyleri unutmaz, içerisinde biriktirler. En ufak şeyler bile tartışma konusu olabilir. Buna rağmen güvenilir, dürüst ve çalışkanlardır.Duygu ve mantık olarak iki kutupludurlar. Genellikle mantıklarıyla hareket ederler. Mantıklarıyla ters düşmemeye çalışın, sizi sevse bile mantıkları ile duyguları çatıştığı zaman mantığının sesini dinleyip giderler. Aldıkları karar mantıklarına yattığı için arkalarına bile bakmazlar. (bkz: tecrübe) (bkz: dertli sözlük yazarları)
Müziğin duygulardan beslenen bir gerçeklik olduğu ve günümüzün çıkarcı ilişkilerinin duyguların saflığını yok ettiği göz önüne getirildiğinde kısmen doğru olan bir tespittir. Ancak bununla birlikte geleneğe burun kıvırma furyasının yavaş yavaş sona ermesiyle geleneksel-modern müzik sentezinin güzel eserler ortaya çıkardığını da görüyoruz.
Lezbiyen olanları bir kenara bırakırsak "sağlayıcı" rolündeki erkeklerdir. Feministler bunları silkmeye eşek arıyoruz diyemedikleri için "medeni" , "modern" vb sıfatlarla tanımlarlar. Ve ilişki gerçekleştiğinde bu, menfaatleri ve ihtiyaçlarının giderilmesi temelinde olur.
Katılmadığım önermedir. Kadınlar erkekte güç arar. Güç sadece fiziksel olmamakla birlikte zeka da güce dahildir. Aptal erkekler belki zeki kadınların kısa süreli ego tatmininde rol oynarlar ancak sonrasında sıkılıp kenara itilirler.
Özellikle terk edilen tarafta yer alınca ya da aldatılınca meydana gelir. Kızlar da gayet sever ancak sevme mekanizmaları yaratılışları nedeniyle farklıdır. Tabi her kız aynı değil ancak hemen hepsinde ortak olan doğuştan gelen psikolojik özellikler vardır. Bazı çevreler tarafından eleştirilse de bunların Red pill öğretisi tarafından sağlam bir şekilde analiz edildiğini düşünüyorum. Özellikle "Hipergami" ve "Shit test" vay anasını dedirtecek türden.
Arz talep meselesidir. Çok olan şeyin değer kaybetmesi sonucu gerçekleşmiştir. Ayriyeten işin statü boyutu da vardır . Daha fazla maaş alsa bile kimse çöpçü olayım veya oğlum kızım çöpçü olsun demez. Hoş üniversiteler ne derecede katkı yapıyor bu da ayrı bir sorun tabi.