Kesinlikle. Dalış tüpüne oksijen tüpü denmez çünkü oksijen tüpü adı üstünde %100 oksijen ile dolu bir tüptür ama dalış amaçlı kullannılan tüplerde normal soluduğumuz hava vardır. Yani %78 azot, %21 oksijen ve %1 de asal (atıl - önemsenmeyecek) gazlar.
Esprili bir yaklaşım olmuş. Ben de Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu yetkili bir dalış eğitmeni olarak şu bilgiyi vermek istiyorum. Çoğu kişinin zannettiği gibi dalış tüpünün içini tamamen oksijenle dolu değildir. Tüpün içindeki hava, gündelik hayatta soluduğumuz hava ile aynıdır. Sadece tüpün içinde paslanma ve oksitlenme oluşmaması için kompresörden tüpe hava basılırken, havanın nemi alınır ve kuru hava basılır. Böylelikle tüpün iç çeperinde paslanma ihtimali en aza düşürülmüş olur.
Kesinlikle katılıyorum çünkü ne zaman ihtiyaç duyacağınız belli olmuyor ve bir kere ihtiyacınız oluyor. O yüzden büyük ya da küçük farketmeksizin su altında inen herkeste bence mutlaka olmalı.
Doğru hipotermiden koruyor ama bir dalış merkezi işletmecisi olarak lütfen çok sık tercih etmeyin. Zira elbisenin içine işemektense, kendi vücut hatlarınıza uygun ve kalın bir elbise almak, sizi daha iyi koruyacaktır.
Yazı hakkındaki emekleriniz için teşekkürler. Günümüz için ben de güncel bir marka ve model eklemek isterim. Ben şu anda izmir'de tüplü dalış eğitmenliği yapıyorum ve Suunto Ocean kullanıyorum. Herkese de öneririm. Bence Suunto'nun çıkarmış olduğu en iyi dalış bilgisayarlarından birisidir. Herkese güvenli dalışlar.
Ben izmir'de bir dalış eğitmeniyim. Tüplü dalış bence herkesin hayatında en az bir kere denemesi gereken bir aktivite. Dünya'nın %71 ve ülkemizin de üç tarafı denizlerle çevrili. Su altında nefes almak ise bambaşka bir deneyim bence.