yıllardır arkasında durduğum 1999 model tespitimdir.
inançlı arkadaşlarımla olan konuşmalarımda "keşke senin gibi olsaydım" dedikleri konular genelde umursamazlığım üzerine oluyor.
mesela soruyorlar ki, zorda kaldığında, ölüm vb anlarda neye sığınıyorsun?
ben de diyorum ki neye sığınayım? hayat dediğin böyle diye realist bakarım ve o an neyin yapılmasının en mantıklı olduğunu düşünür ve ona göre hareket ederim.
insanların hep sığınacak bir liman aramaları manevi boşlukları olduğu anlamına geliyor bence. ben zorda kalınca neye sığınayım amk zekâma güvenirim.
mal bir aciz gibi başkalarının ya da olduğunu düşündüğüm başka varlıkların beni o durumdan çıkarmasını bekleyemem.
çocukluğumun geçtiği antalya'da kıskandığım piçtir.
ulan ibnetor, hadi game boy var havanı atıyorsun da, biz hayatımızda toplasan 3-5 farklı markada pil görmüşüz ya da görmemişiz, çocuğun oyunu kesilmesin diye yedek doldurulabilir piller ve pil şarj cihazı vardı ya lan? sene 1990-95 arasıdır maksimum.
hayır işin kötü tarafı annesi hademe babası şöför falan oluyordu bu piçlerin. avrupada kaldırım yalayıp burada hava atmaları kendi mallıklarıydı.