çok büyük şeyler düşlemedik biz
gencecik yüreklerde
geleceğe dönük umutlardı bizimkisi
yeşerecek her tohuma,
özgür, sevgi dolu
bir ülke düşledik
verdiğimiz her can
ağlayan her ana
direnç oldu güç oldu
düşledik biz o güzel ülkeyi
kurduğumuz her barikat
onlara engel,
bizlere
gelecek kapısı oldu.
çok büyük şeyler düşlemedik biz
gencecik yüreklerde
fakir çocuğunun yüzünü güldürme umudu...
eve yorgun argın gelen işçi kardeşime,
öğrencisine, emekçisine...
özgür, sevgi dolu
bir ülke düşledik.
çok büyük şeyler düşlemedik biz,
ağlamasın analar,
yoksun kalmasın yırtık pantonlu çocuk.
güzel bir ülke düşledik biz
kimsenin inancına ırkına karışmadan
kardeşçe kucak kucağa...
An itibariyle kalemimden cıkmış olan vefasız bir yare armağan şiir.
Bir sonbahar sabahında arıyorum seni
Yağmurlu bir iş yolculuğunda
Durağa sığınmanın verdiği güven misali
Bir sonbahar gecesinde arıyorum seni
Yorucu, sıkıcı bir günün ardından
içilen yorgunluk kahvesinin verdiği huzur misali
Bir kış sabahında arıyorum seni
Gece yağan karın getirdiği beyazlığın
Bir çocuğa verdiği mutluluk misali
Bir kış gecesinde arıyorum seni
içimi ısıtan, demi yerinde
Bir çay misali
Bir ilkbahar sabahında arıyorum seni
Çicek açmış bir ağaç
Yeşermeye başlamış bir tohumun
Saçtığı umut misali
Bir ilkbahar gecesinde arıyorum seni
Üstümde bir hırka kapkaranlık bir yolda
ilkbahar gecesinin serinliğine rağmen
içimdeki yangın misali
Bir yaz sabahında arıyorum seni
Kuşlar ötüşmeye başlamış
Güneş yakmak yerine insanı ısıtırken
içime çektiğim havanın verdiği hayat misali
Bir yaz gecesinde arıyorum seni
Dalgalar serin serin vururken kıyıya
Ufak bir balıkçı teknesinde demlenirken
Bardakta duran rakının
Seni hatırlatıp,
Saçtığı aşk misali.
bir gece ansızın içine düşerse sevdiğin yazarsın böyle şiir normaldir dedirten gecenin getirdiği şiirim.
yeni nesil aşklar bana göre değil güzelim
ben seni eski usül sevdim
facebook'tan mesaj atıp,
görüldü yazısını beklemek.
whatsapp'da mavi tik beklemek yerine,
mektuplar yazdım biriktirdim ama...
gönderemedim.
cevap gelmez diye.
dedim ya sevmiyorum yeni nesil aşkları
aşkım böceğim cicim çiçeğim
deyip bir iki hafta sonra başkasıyla gezmek
bana göre değil güzelim.
ben eski usül sevdim seni
kafayı çektiğimde arayamadım
yeni nesil aşıkları gibi
ben kafayı çektiğimde
kapına gelip haykırdım sevdamı
yeni nesil aşklar bana göre değil güzelim
bir iki gün peşinden koş
bir iki çiçek al
bir iki güzel söz
yeter bu kadar aldım hevesimi
ayrılalım diyemem güzelim
ben eski usül sevdim seni
saçlarında elimi dolaştırıp
zaman geçirmek değildi amacım güzelim
ben saçlarını koklayarak
bekleyecektim ölümü
yeni nesil aşklar bana göre değil güzelim
ben eski usül sevdim seni
gördüğüm günden
mezara gireceğim güne kadar.
yağmurlu bir havada
yıldırım gibi düştüğün yüreğimden
parmak uclarında,
arkanda yıkık dökük,
paramparça bir adam bırakarak
çıkıyorsun bugün...
en ünlü padişahların
tarihe adı yazılmış kralların,
altın kaplamalı
şah şahlı tahtlarından,
daha yüce, daha kıymetli
gönül tahtından
parmak uclarında,
arkanda senin için varolan,
senin için nefes alan,
sırılsıklam aşık bir adam bırakarak
iniyorsun bugün...
ne kutuplar kadar soğuk,
ne de ekvator kadar sıcak,
huzur verici bir mevsimi,
çicek açtıran,
kuşları öttüren,
mükemmel bir baharı
bitiriyorsun bugün...
sen gidiyorsun ya
gittiğin gün,
bizi bitiriyorsun gülüm.
Geçen bir resim sergisinde karşılaştığım ressamdır. Yaptığı sürreal bir çalışma hakkında görüşlerimi bildirirken olumsuz bir kaç görüşüme karşılık emeğe saygı artı repliği please dedi.
erkek adamın erkek çocuğu olur kavramından yola çıkılarak yapılmış tespittir. erkek adamın erkek çocuğu olursa vejataryen adamın çocuğu kesinlikle kız olur.
sabah kalkınca güne dair bir şeyler katabilecek etkinliklerdir. genel olarak hazırlanma sürecinde müslüm gürses dinlebilir. uykunun mayhoş ettikisiyle müslüm baba'nın etkisi sizi güne her türlü acıya dayanabilecek şekilde hazırlar.
bazen bir şarkı ya da bir söz önce aklına sonra gönlüne düşürünce sevdiğini yaptığımız eylemdir yokluğuna sarılmak. Her şeye rağmen sevmek gözlerini kapadığında onu görmektir yokluğuna sarılmak.
olayları değerlendirirken yapılandır. bir çok olayı kavramlar üzerinden değerlendirmek gerekir. neyin ne olduğunu bilerek sorgulamak ve ona göre ele almak olayı daha detaylı ve doğru işlememiz açısından çok önemlidir. ancak öyle olaylar vardır ki ne kavram kalır ne de başka bir şey. bütün kavramlar ortadan kalkar, artık direk olayı değerlendirmek kavramlara bağlanmamak gerekir. uğruna canını verecek milyonların olduğu bir vatanda sen türk bayrağını indirirsen gönderden tüm kavramlar ortadan kalkar. öyle yaklaşma bu duruma faşist misin, ama şöyle davranma hümanist ol, dur sen karışma bırak bizim fikir akımımıza bu uymuyor gibi bir durum kalmaz ortada. bir ülkenin tam bağımsızlığı tehlikeye girmişse kavram falan takmam arkadaş.