tarkan'ın tartışmasız en kötü şarkısıdır. üstelik sözlerin sezen aksu'ya ait olduğunu duyduktan sonra ikinci kez yıkıldığım şarkıdır. her ikisi de silkelenip kendine gelsinler lütfen. saçma sapan popçuları dinleyen arkadaşlara "bak tarkan yapabiliyor" cümlesini rahatlıkla kurmak istiyorum.
tabi ki değildir. algının kırılması için seyredilmesi, seyretmeden önce de belirli bir bilgi birikimine sahip olması gereklidir. burada suçlu filmmiş gibi söylenir ve yönetmene hep şu suçlama getirilir: halkın dilinden anlamıyor.
iyi de halk - genelleme yapmıyorum - sabahtan akşama kadar ne çekim anlamında ne de senaryo anlamında kafa zorlayıcılığı olmayan dizileri seyrediyor. adam karakter üzerinden psikolojik bir gönderme yapınca da suçlu festivalde ödül alan yönetmen oluyor.
yılan zehrine bağışıklık kazandığı için onu çubuk kraker gibi tüketen, pek de sevimli görünmeyen o garip hayvandan olmak isterdim. ismi aklıma gelmediği için tarif ettim. şimdi google bunları yazsam nasıl bir hayvan çıkar diye de merak etmişimdir.
internette bolca kısa film seyrederim. özellikle de yabancı yapım kısa filmler çok farklı gelir ve sürekli bizim kısa filmlerle kıyaslarım. son yıllarda bizden iyi örnekler gözüme çarptı.
buhar - abdurrahman öner
dondurma - serhat karaarslan
wong kar wai üzerine kısa bir film - ömer çapoğlu - serdar önal
adem başaran - orhan ince
patika - onur yağız
serender - seyid çolak
süret - cüneyt karakuş.
sinemamızda bir filmde kullanılan en iyi repliklere sahip filmdir. tabi benim için. filmi 4 kere seyrettiğimi düşünürsek neredeyse tüm diyaloglar daha anlamlı hale geldi.
-belki benim krallığım küçük ama hiç olmazsa kral benim
-ağlamanın senin bilmediğin başka yolları da var....
-ben basit bir adamım ve işin kötü tarafı öyle de kalmak istiyorum.
- Bizim gençliğimiz kuru geçti Nihal, mutlu olmayı bilemedik. Belki bu yüzden mutlu etmeyi de bilemedik...
- Aklı başında olan bir insan, suçun kendine ait olan kısmıyla ilgilenmeli bence....