"yüzyılın kazığı ehehehe" diyen ergenlere gereken cevabı an itibariyle 2 gol 2 asist ile sahada vermiştir. Kendisini şampiyonlar ligi'nde inter'e karşı oynadıkları maçtan beri takip etmekteyim. O günden beri söylerim, dünya'nın en iyi futbolcusu olmaya aday ilk futbolcudur kendisi.
ilk bölümünün son kısmında Lost'un finalinden iyi bir final yapan Leyla ile Mecnun dizisinin finali yer almaktadır. izlemek isteyenler için HD olarak yükledim, buraya buyursunlar:
Galatasaray'lıların akhisar'ı bu kadar desteklemeleri ne durumda olduklarının en büyük göstergesidir. Malesef Beşiktaş'ım bu maçtan 3 puan alarak sizlerin de avuçlarınızı yalamanıza müsade edecek.
Bu iki grubun aynı döneme denk gelmesi iyi mi olmuş kötü mü olmuş bilinmez ancak benim nazarımda Led Zeppelin karşıtlığı oluşturmuştur. Led Zeppelin'in bu piyasanın kaymağını yiyen grup olması belki de başlıca nedenidir bu nefretimin. Deep Purple dinlerken aldığım duygusal hazzı hiçbir zaman Led Zeppelin'de alamadım. Ne zaman bir buhran yaşasam imdadıma Deep Purple yetişirdi. Her enstrümanından gelen karşılıklı atışmalar içimde duygu çatışmasıyla vuku bulur duygusal eşiğe varırdım. Örneğin Led Zeppelin'de Jon Lord'un muazzam klavye soloları yoktur, bir Ritchie Blackmore yaratıcılığı yoktur, bir Ian Gillian child in time scream vocali yoktur. Hatta rivayet odur ki; bir deep purple konserinde child in time esnasında bir bayan hayranları güvenlik görevlisinin silahını alıp intihar etmiştir. O derece duygu ve anlam dolu parça yapabilen, konser verecekleri sahneleri yangında yanmalarına rağmen buradan bile şarkı üretmeyi başarabilen (bkz: smoke on the water) bir gruptur Deep Purple. Bu yüzdendir ki Hard Rock dendiğinde aklımda tek grup belirir, tabi ki Deep Purple. Grup üyeleri arasında yaşanan olumsuzluklar grubun kaderini çok etkilemiş bunun sonucunda bir çok kez dağılmalar meydana gelmiş. Fikrimce tarihin en iyi Hard rock kadrosu şu şekildedir. Jon Lord, Ritchie Blackmore, Ian Gillian, Ian Paice ve Roger Glover. Daha sonra steve morse un gitara geçmesiyle gitar odaklı bir grup haline geldi ve o eski ruhundan parça kaybetti. Ama ben her zaman o eski kadroyu bıkmadan dinleyeceğim. işte o güzide parçalarından birkaçı;
ÖSYM'nin DGS 2013 sınavında yer verdiği matematik sorularının birinde yer alan terim. Ben hiç yeltenmedim bile malum türkçe 2 saatten fazla sürünce matematik çözme durumu olmuyor.
beşiktaş'ın gençlerinin mukayeseye sokulmamasının isabet olduğunu düşündüğüm davranıştır zira fulya tesislerinin adının geçtiği yerde efektiflikten bu denli uzak iki kulübün adının geçmesi akıl kârı değildir.
biz ülkemizdeki kruvasan kıtlığında uno'ya saydırırken çok büyük haksızlık yapmışız. Bien'in kruvasanı yediğim en iğrenç kruvasandı şimdiye dek. Uno, kötünün iyisi olarak yenilebilir derecede bir gıda üretmiştir ancak bien'in bu ürününü normal bir insan midesinin kaldıracağını düşünmüyorum.
ibrahimovic'e tanınan özel ayrıcalıklara karşı tepkisini koymuştur. klübün sahip olduğu iki otoparktan yöneticilerin park ettiği yere arabasını park edebilen tek futbolcu olan ibrahimovic'e özenerek girmeye çalışmış ancak güvenlik geri çevirince audi r8 ile bariyerlere bindirmiştir kendisi.
diğer futbolcuların gölgesinde kalan oyuncu. kendisine verilen şansı çok iyi kullanıyor ve her maç üzerine koyarak ilerliyor. fizik olarak çok iyi, top hakimiyeti iyi, temiz oynuyor. Tek eksiği biraz pozisyon bilgisinde onu da zamanla rahatça aşabilecek kapasitede. beşiktaş ilk 11'inin mihenk taşlarından bir tanesi haline geliyor. milli takım için önü çok açık sonuna kadar destekliyoruz kendisini.
kendisi tam bir kapalı kutudur. top onda iken ne yapacağını kestiremezsiniz, maç boyunca vasat oynar ancak yaptığı tek hareket ile maçın kaderini değiştirebilir.