Otobüste 19 20 yaşlarında ergen bi çocuğun yanına oturdum. Zaten kalabalık ve erkek ağırlıklıydı tatsızdı. Sonra bu lavuk memnun değil benim oturmamdan sürekli bi sesler çıkardı ağzını yüzünü buruşturdu. Umursamadım. Sonra bi salaklık geldi bana. En sevdiğin renk ne diye sordu normal insan gibi. Mavi dedim şaşırıp. Sonra bana saldırdı taciz etmeye çalıştı. Korkuyla uyandım. Allah ırz düşmanı erkeklerin belasını versin.
ilber Ortaylı'nın yer aldığı belgeselin çekildiği yer. ilk bölümünde Palermo'dan inanılmaz tarihi yapılar gösterilmesi ile yeniden merak ettim. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2452687/+
Geçen belli belirsiz kız kardeşimi ve ruhumu boğan bir olay gördüğümü biliyorum. Bana yakışmayan bir şeydi. Ama bilin bakalım hatırlayabiliyor muyum. Doktor flörtüm beyin rem falan bir şeyler anlatıp derin uyuyosundur diye sonuca bağlamıştı. Her gün rüya görüp hiçbir şey hatırlamamak çok keyifsiz.
Cesurluk safsatasını bi kenara bırakırsak bi insanın yaşamaya değer sebebi olmamasıdır. Ya da içinde bulunduğu kaotik durumdan çıkacak bir yol bulamamasıdır. Tıbbın bilimsel olduğunu kafanıza sokup size uygun bir ruh sağlığı uzmanıyla görüşün. Asıl cesaret tüm zorluklara rağmen desteklenerek yaşamayı seçmek. Bunları da hem maddi hem aile hem de kişisel olarak bir dünya içinden çıkılmaz sorun yaşamış aynı duyguları sonuna kadar hissetmiş genç bir insan olarak yazdım buraya hadi eyvallah.