bocuk
106 (çalışkan)
yedinci nesil yazar 1 takipçi 8.39 ulupuan
entryleri
oylamalar
medya
takip

    ben bu yazıyı sana yazdım

    30953.
  1. Tatlım,

    Bugün 32 yaşındayım.

    Sen gideli 16 yıl olmuş.
    Ve ben tam 16 yıldır sensiz yaşıyorum.

    Ne tuhaf bir eşitlik bu; hayatımın ilk yarısı seninle, ikinci yarısı sensiz geçmiş.

    Sen benim hayatımın tam ortasından geçen bir çizgisin şimdi; senden öncesi, senden sonrası. “Bu kadar klişe olma Böcük” dediğini duyar gibiyim.

    Bazen hala dünmüş gibi geliyor…

    Ben daha bir haftalıkken sen vardın. Ben daha bir haftalıkken ikimizin beşikte olduğu fotoğraflar var. Ben küçücük bir bebeğim, sense kocaman bir abi. Şaka şaka, sen de daha küçüksün; iki, belki üçsün.

    O fotoğraflara baktığımda hep aynı şeyi düşünüyorum; daha o zaman bile beni ne güzel sevmişsin.

    Büyükler korkar çocukları bebeklerin yanına yaklaştırmaktan, zarar verir diye. Sen ise tam tersine beni hep korumaya çalışırmışsın; bana yaklaşan büyükleri uyarırmışsın. O küçücük ellerin, o hep kendine has deliliğinle, sanki dünyanın en kıymetli şeyini koruyormuşsun gibi.

    Ben gerçekten de öyleydim, senin için. Bunu bana hep hissettirdin; senin yanında hep dünyanın en kıymetli şeyi gibi hissettim.

    Sonra beraber büyüdük.

    Ben çocuk oldum. Sen benimle çocuk oldun.
    Ben büyüdüm. Sen benim büyüdüğümü izledin.
    Ben hayatı öğrenirken sen hep bir yerlerde yanımda, yanı başımdaydın; sanki sen de çocuk değilmişsin gibi.

    Sonra seni kaybettim.

    Ve gitmeden önce bana bir söz verdirmiştin:

    “Bundan sonra iki kişilik yaşayacaksın,” demiştin.

    Ben de söz vermiştim.

    Hem senin için yaşayacaktım hem kendim için. Senin artık yaşayamayacağın şeyleri de yaşayacaktım. Köprünün altından geçerken iki dilek tutacaktım. Hep iki kişilik kahkaha atacak, çikolatayı iki kişilik yiyecektim. Küçücük şeylerde bile seni yanımda taşıyacak, birlikte yapamadıklarımızı yapacaktım; ben hayatı iki kişilik tutacaktım.

    O zaman sana verdiğim sözün ne kadar büyük olduğunu bilmiyordum.

    Sonra hayat devam etti.

    Ben de devam ettim.

    Bugün hayatıma dönüp baktığımda sana verdiğim sözden ne kadar uzaklaştığımı görüyorum.
    Bırak seni düşünerek seninle iki kişilik yaşamayı, kendim için bile yaşayamadım.

    Ben, tek kişilik bile yaşamayı beceremedim.
    Kendimi kaybetmek pahasına sevilmeye çalıştım. Korkularımın arkasına saklandım. Başkalarını kaybetmemek için kendimden vazgeçtim. Hayatımı yaşamak yerine çoğu zaman benden beklenen hayatı yaşamaya ya da özellikle yaşamamaya çalıştım.

    Ve galiba en çok buna üzülüyorum;

    Seni de unuttum.

    Bunu söylemek çok ağır.

    Böcük , seni nasıl unutur? Sen nasıl unutulursun?

    Sen benim hayatımın yarısısın.

    Sanırım seni değil, seninle olduğum beni unuttum.

    Daha saf olanı.
    Daha cesur olanı.
    Bir şeyi severken hesabını yapmayanı.
    Birine bütün kalbiyle güvenebileni.
    Hayatı bu kadar zorlaştırmamış olanı.

    Sanırım seni hatırlamak bu yüzden bu kadar acıtıyor.

    Çünkü seni hatırlayınca kendimi de hatırlıyorum.

    Ve şimdi 32 yaşımda, hayatımın ilk 16 yılını seninle, son 16 yılını sensiz yaşamışken, sana yeniden bir söz vermek istiyorum.

    Bu kez bunun küçük bir söz olmadığının farkında olarak.

    Kendimi bir daha bırakmayacağıma söz veriyorum.

    Korktuğum için kendimden vazgeçmeyeceğim.
    Sevilmek için kendimi küçültmeyeceğim.
    Birilerini kaybetmemek için kendimi kaybetmeyeceğim.

    Ve güzel, komik bir şey olduğunda içimden hala geldiği gibi, iki kişilik güleceğim.
    Belki köprünün altından geçerken gerçekten iki dilek tutacağım, bugün pastamı üflerken iki dilek tutacağım gibi.

    Bazı insanlar gittikten sonra hayatımızdan çıkmıyor, sadece hayatımızda onlara ayırdığımız yer sessizleşiyor.

    Ben o yeri yeniden bulmak istiyorum.

    Seni yeniden hatırlamak istiyorum.

    Ve belki en çok da, senin sevdiğin o kızı yeniden bulmak istiyorum.

    Bilmiyorum, 16 yıl sonra beni tanır mıydın? 16 yıl sonraki bu beni hala aynı sever miydin?

    Ama ben seni hala tanıyorum, hala hatırlıyorum.

    Ve seni çok özledim, tatlım.
    1 ...
  2. © 2026 uludağ sözlük