türkiye piyasalarının nirvanası...
vatansever stratejist, ekonomist, mühendis, yazar...
hatta bence içeride piyasa yapıcı! duayen borsacı!
''ben ekonomist değilim!'' der ama verileri iyi okur!
hoca dedikleriniz, analist dedikleriniz onun unuttuklarını öğretiyorlar...
teknik, temel, mokro- mikro derinlik, global, piyasa realitesi, strateji...
iyi dinlemek gerekiyor kendilerini!
keşke devlet büyüklerimizde yeterince kulak verse...
bence veriyorlarda zaten... ama öncelikleri farklı herzamanki gibi...
normal zamanlarda herkes, herkesi dinliyor izliyor... işler iyiyken herkes atıyor, tutuyor.. herkes mavi boncuk dağıtıyor... zenginlik vaat ediyor!
ama piyasa zora girdi mi...
doğrular kalıyor piyasada...
acısıyla, tatlısıyla hep doğruları söyleyenler...
duayenler, her şeyi görüp geçirmişler...
korkusuzlar!
ortalık çizgi çeken dolu!
kültür stratejiyi kahvaltıda yer...
bizim kültürümüz; realitelerimiz; büyük paranın yadsınamaz gücü...
iç ve dış tüm jeopolitik dinamikleriyle harmanlayarak bakıyor piyasaya...
hoşgeldin, zengin olacaksın demiyor size...
para kaybetmeyi bilmiyorsan, göze alamıyorsan, hiç gelme buralara diyor bazen herkesin aksine...
türkiye borsasına mı geldiniz? hoşgeldiniz...
önce biraz dinleyin hocayı...
okuyun kitaplarını...
nereye geldiğinizi, neler olabileceğini bir anlayın...
sonra ister alın, ister satın!
vizyonerliktir...öncü olmaktır..devlet aklıdır...
çağa uyum sağlamak; hızlı okuyup, aksiyon almaktır...
kim ne derse desin, devletleştirmedir bir anlamda!
özel sektörün sömürdüğü sanatçılara ekmek kapısı sağlamaktır...
kar etme potansiyali olan, stratejik derinliği olan, katma değeri yüksek, yüksek saatlik kazanç yaratma potansiyeli olan bir yatırımdır...
''nereye gidyor bu trt'ye giden vergiler?'' sorusuna da iyi bir cevaptır!
parlamenter sistemde hayal dahi edilemeyecek bir hızda, stratejik bir atılımdır...
her şey iyi güzel hoşta, çalmayın be kardeşim!
anladık içeride dışarda iyi iletişiyorsunuz!
ama şu hırsızlık, yolsuzluk bitsin...
iktidarı, muhalefeti siyasetçi çocukları nedense hep hırsızlıkla ve yolsuzlukla anılıyor memlekette...
dünya malını götüren hep onlar...
hesabı ayşe teyze ödüyor...
alın teriyle ödüyor, canıyla kanıyla ödüyor!
hep fakir fukara çocukları, emperyalizmin; faiz lobisinin kucağında ölüme gönderiliyor...
hep er mehmet nöbete....
hep ayşe teyze gözyaşı, gam, keder! Yarı aç, yarı tok...
Kerpiç, yıkık dökük evlerde tek bayrak, dudaklarda ''vatan sağolsun!''.
hep bizim siyasetçi çocuklarına, lüks; şatafat; rant; yat; kat; kokolar mokolar; borsalar; fonlar; vakıflar; vurgunlar; soygunlar...
ata uçağında kokain sevkiyatı, savaronada kerhane işletmeciliği...
bu dünyayı bilmem ama...
öbür dünyada sizin yatacak yeriniz yok!
sizin ne atanıza saygınız var, ne allahınıza...
vatan sağolsun!
bizim için farketmez...
bir ölürüz, bin diriliriz biz..
bizim vatan sevgimiz, elbet birgün sizin vatan hainliğinizi yenecek!
yine mehmetçik cepheye, yine ayşe teyze pamuk eller cebe!
Hırsız varsa; yolsuz varsa, bedelini hep uluslararası faiz lobisinin kucağında millet öder...
Ama canıyla öder, ama alın teriyle öder...
Kızlarımızın götünü başını arapların salyalı paralarına, tiktoklarda açtığı yetmedi...
Şimdi de ana kuzularını altın klozete sıçan arap kralları için şehadete gönderiyoruz...
Er mehmet nöbete!
Ne diyelim '' Eyyyyy Netenyahu!'' bari diyelim.
türkiye cumhuriyeti devleti'nin milleti ve devletiyle bölünmez bütünlüğüne tehdit olan iç cephe problemi...
artık varoluşsal bir problem!
halkı kutuplaştırdı... olası bir olağanüstü halde, malı götüren cepheye anlayışı gün geçtikçe yerleşiyor....
devletin her kademesini sarmış durumda...
gün geçmiyor ki, bir yenisi ayyuka çıksın!
iktidarı ayrı, muhalefeti ayrı...
resmen milli sporumuz yolsuzluk oldu... zaten onda dünya sonuncusu olduk!
her yerde öyle bir yolsuzluk zinciri var ki, artık memelekette normal yollardan ne iş yapmak mümkün, ne de insanca bir yaşama yolu bulmak mümkün...
normal yollar tıkalı... yolsuzluk tek yol olmuş memlekette...
bizim hırsızları sarayda yargılayalım, onun hırsızına şafak baskını yapıp, eşinin donuna; pijamasına kadar basına servis edelim...
milli istihbarat başkanlığı'na çok büyük iş düşüyor... etrafımız ateş çemberi, dünya yeni bir yere evriliyor... bu evrimi de kaçırırsak 100 yıl köleliği cebimize koyar, faiz lobisinin kucağına otururuz!
gerekirse mit yapısal olarak, cia fbi, sec benzeri bir yapılanmaya gitmeli...
içeride, dışarıda, finansal olarak yapısal bir reforma gitmeli!
ırak, suriye, libya, iran, venezuella... yolsuzluk zincirinin sonu hep ortada...
yok oluruz!