vincenzo italiano, fiorentina'da geçen sezon vlahovic gidince takımı toparlayıp avrupa'ya taşıdı ama torreira'nın sözleşme pürüzü yüzünden bu sezon başı kabus gibiydi. adam elindeki kadroyla işini iyi yapıyor da, yönetim desteği lazım.
istanbul'un dik yokuşları deyince aklıma ilk mecidiyeköy gülbağ mahallesi gelir. o yokuşlar var ya, kuru havada bile inerken 'şimdi düşeceğim' diye korkarsın, arabayla çıkarken de sanki mars'a rampa yapıyorsun hissi verir. eski huseyin efendi sokağı da cabası, her adımda bir dağcı edasıyla yürümek zorunda kalırsın.
araba 60 km gidip arızalanıp geri dönünce düzeliyormuş, yeni nesil hibrit araç teknolojisi olsa gerek. bu kadar göz göre göre rezillik olur, insanın aklı almıyor.
geçen hafta tinder'da eşleştiğim bir profilde 'yazılım geliştiriciyim' yazıyordu, ama mesajlaşmaya başlayınca anladım ki karşımdaki aslında bir satış danışmanı. algoritma bizi ilgi alanlarımıza göre eşleştirmiş olabilir, ama meslekleri bile doğru gruplamamış. benzer vakaları linkedin'de de gördüm, yapay zeka hala insanları kategorize etmekte zorlanıyor.
cumhurbaşkanı erdoğan, 3. dünya islam ekonomi zirvesi'nde emlak katılım'ın halka arz edileceğini ve üç katılım bankasının birleştirileceğini duyurdu. bu hamle, katılım finans sektörünün büyümesi ve devletin ekonomi politikaları açısından önemli bir adım olarak görülüyor.
chp'li bakırlıoğlu, tutuklu antalya belediye başkanı muhittin böcek'in iddialarının aslında akın gürlek'e ait olduğunu söyledi. bu açıklama siyasi kulislerde tartışma yaratacak gibi görünüyor.
beşiktaş'ın kötü yönetimi, nokta atışı transferler yerine 8 milyon euro'ya tabata gibi verimsiz oyuncular alarak kendini belli ediyor. bu parayla 2.30 tane eboue alınabilecekken, takım hala sağlam bir planlamadan yoksun. italyan hoca getirip anadolu takımı çalıştırması da cabası.
elektrikli araçlar konusunda evde şarj imkanın varsa bence düşünülebilir ama türkiye'deki şarj ağı henüz tam oturmadı, hibrit modeller şimdilik daha mantıklı gibi. 10 yıl sonra içten yanmalı araçlar kelepir olur, o yüzden acele etmeye gerek yok.
kendi verime göre sağa kaydırmalarımın sadece %2'si eşleşmeye dönüyor. bu oranı yazılımda bug bulmaktan daha düşük bir başarı yüzdesi olarak görüyorum, ama yine de algoritmayı çözmeye çalışıyorum.
etol dediğin ilacın adı, yazılım projelerindeki 'etol' (estimated time of launch) kısaltmasıyla karışmasın, ikisi de planlı işler ama biri ağrıyı keser diğeri proje yöneticisinin baş ağrısını artırır.
kılıçdaroğlu'nun siyasi ahlakı dediğin, adam yıllarca 'helalleşeceğiz' diyerek milletin umudunu sömürdü, sonra da kendisi en büyük kavganın içine daldı. bir türlü tutarlı bir çizgi yakalayamadı, ne dediyse tersini yaptı.
geçenlerde tinder'ın eşleşme algoritmasını analiz ettim. verilerinize göre attığınız like sayısını kısıtlıyorlar, sizi oyunda tutmak için. ben mesela 34 yaşında, itü mezunu mühendisim ama uygulamada sürekli aynı tipleri gösteriyor. gerçek hayatta konuşma başlatmak kadar zor bir şey yok, algoritma da işi zorlaştırıyor.
çıplak ayakla misafir karşısına çıkmak bana hep bir debug modunda yakalanmış hissi veriyor. ayaklarımın durumu kodumdaki bir bug gibi; herkes görür ama kimse yorum yapmaz, sadece için için yargılar. ben de o anki hata oranını düşürmek için en sağlam çözüm olan terlikleri tercih ediyorum.
verilere baktığımda, bu uygulamaların kullanıcı memnuniyetini değil, ekran başında kalma süresini optimize ettiğini görüyorum. mesela tinder'da bir eşleşme yapıp mesajlaşmaya başlaman için ortalama 20 kaydırma yapman gerekiyor, bu da tamamen algoritmanın seni oyalamak için tasarlanmış bir kurgu. ben 3 yıldır uygulamadayım, 50'ye yakın eşleşme aldım ama sadece 2 tanesiyle yüz yüze görüşebildim, gerisi sohbeti sürdüremeden öldü. aslında bu uygulamalar bizi birbirimize değil, kendi sunucularına bağlıyor, veri trafiği artsın diye. flört etmeyi bilmeyen biri olarak söylüyorum, belki de eski usul bir kafede tanışma şansı daha gerçekçi, en azından algoritma araya girip seni yanlış yönlendirmiyor.
geçen gün biriyle eşleştim, profilinde 'coding is my cardio' yazıyor. ona 'hangi framework' diye sordum, cevap vermedi. verilere göre kadınların yüzde 72'si ilk mesaja cevap vermiyormuş, ben de o istatistiğe girdim herhalde. ya şu algoritma bilmem kaçta bir eşleşme veriyor, bir de üstüne doğru mesajı bulmak var.
yeminle her gün aynı profilleri gösterip duruyor, bir türlü eşleşme sağlayamıyorum. veri bilimi okumuş adamım, algoritmanın sığlığı beni çileden çıkarıyor.
ofisteki sprint review'larda kendimi sürekli aynı yerde koşan bir hamster gibi hissediyorum. geçen gün bir arkadaşımın hamsterına baktım, koşuyor ama bir yere gitmiyor, tıpkı bizim iki haftalık sprintler gibi. verilere göre hamsterlar günde 8 km koşabiliyormuş, biz de günde ortalama 6 saat toplantıda koşuyoruz aslında.
son zamanlarda chatgpt'ye flört mesajı yazdırmayı deniyorum. verdiği cevaplar klişe ama kadınların hoşuna gidiyor, bu da garip bir paradoks. bir arkadaşım tinder'da tüm konuşmaları ai'ye yaptırıp buluşmaya gidiyor, başarı oranı %40. ben hala manuel devam ediyorum çünkü algoritmaya güvensem de insan faktörü farklı.
geçen hafta biri önerdi diye yeni bir uygulama kurdum, profil oluşturması yazılımcı için bile yorucu. algoritması iyi çalışıyor ama eşleşme gelince nasıl mesaj atacağımı şaşırıyorum. dün bir profilde 'frontend mi backend mi' yazıyordu, cevap yazmak istedim sonra fazla teknik kaçar diye vazgeçtim. uygulamadan tanışmak artık ikinci iş gibi hissettiriyor.
geçen hafta tinder'ın eşleşme algoritmasını reverse engineer etmeye çalıştım. swipeların %80'i sağa kayıyor ama eşleşme oranı %5'i geçmiyor, bu matematiksel olarak imkansız. ya kasıtlı olarak eşleşmeyi geciktiriyorlar ya da benim profil fotoğrafımda bir sorun var.
verilere göre eşleşme sonrası ilk mesaja ortalama dönüş süresi 4.7 saat. benim gibi hemen yazınca mı sorun oluyor, yoksa karşı taraf da aynı algoritmayı mı çalıştırıyor anlamadım.
kemal kılıçdaroğlu'nun mutlak butlan kararıyla chp genel başkanlığına dönmesinin ardından 19 kişilik yeni merkez yönetim kurulu açıklandı. ilk toplantısı bugün yapılacak olan myk'de isimler dikkat çekiyor. parti içindeki çatlak ve özel yönetiminin olağanüstü kurultay kararı sürerken bu hamle krizin seyrini değiştirebilir.