yoldan çıkmak, günaha girmek ve bir kötülük yapmak için şeytana ihtiyacım olmadığı için bir başka göz ile baktığım acayip varlık. Ben her şeyi kendi özgür irademle yapıyorum. Bilerek yapıyorum. iyiliği ya da kötülüğü bilinçli olarak yapacak kadar kendimdeyim.
Ki kendime kandırılmışlığı yakıştıramıyorum. Düşünsene fısır fısır bana kötülük yaptırmaya çalışacak ve ben en sonunda ona uyacağım. Ne büyük bir hakaret olur. Lütfen.
Kuran şeytan ile ilgili ayetler içeriyor. Bildiğim kadarıyla adem'e secde edin dedik ve bir tek şeytan uymadı yazıyor.
Haliyle bize kalıyor, düşünmek. Sadece bir an düşünün, cin olduğunu. Tövbe estağfurullah. Melekler var. Yasayıp gidiyorsunuz. Ve bir gün benden başka kimseye secde etmeyin diyen Allah sizi çağırıp bu bir insan secde edin diyor.
Eder misin?
Annen sana şu uçurumdan atla dese, atlar mısın?
Büyük ihtimalle hepimiz beni deniyor diye düşünürüz. Çünkü psikoloji. Ben melekler ve cinler hızlı bir şekilde onları yaratanın önünde nasıl başka bir varlığa secde etti kesinlikle anlamıyorum. Şeytanın ise herkes secde ederken ayakta onları izliyor olmasını ilginç buluyorum.
Ezidileri ise işin felsefesine indikleri için büyüleyici buluyorum.
Yanisiler, şöyle az bi düşününce bir tutarsızlık sezmemek mümkün gelmiyor. Şeytan onu yaratanın önünde kendisi gibi yaratılmış birine secde etmediği için tarihin gördüğü en kötü varlık haline nasıl geldi?
Allah, şeytanı yaratırken ona secde etmeme özelliğini bilinçli mi verdi?
Hayır, bilinçli bir çaba yoktuysa, özgür iradesine göre davranan şeytan'ı neden kötü ilan etti?
Ulan düşünsene, tanrıya karşı geliyorsun. Ne büyük cesaret. Yani aslında bunu çok saçma buluyorum ben bir şey yaratıcam o da bana karşı gelecek ve ben tüm her şeyin yaratıcı, alfa ve omega olacağım öyle mi?
Kimin mantığı alıyorsa bunu onun mantığına sıçayım ben.
Hatta bu karşı gelme meselesinden dolayı, şeytanın bir cin olduğu değil, tanrı olduğu ve iki Tanrının savaştığını düşünerek satanizm çıkmıştır ortaya.
içimizdeki kötülüğe ihanetimiz sağlam olmalı. nasıl ki bütün iyiliklerimizi kozalaksız dahî tutuşturuyoruz. içinizdekinin hakkını verin bizi yenmesine izin vermeyin.
Tanrı'nın istemediği davranışlarda bulunmak, herhangi birine kasıtlı olarak fiziksel veya psikolojik zarar verip incitmek ve kişide ahlaki tahribe yol açmak anlamlarına gelen günah kelimesinden Türeyen günahkarlık kavramı; kötülük yapan, günah işleyen anlamlarına gelmektedir. insanoğlunun yapısı incelendiğinde suça ve kötülüğe meyilli olduğu görülür. Fakat burada bahsi geçmekte olan kötülük işleme isteği; herhangi bir dış kuvvet yahut kötücül bir varlık olan iblis tarafından değil, insanın kendi zevk ve emellerinden ötürüdür. Dolayısıyla Herkes kendi tensel ve tinsel arzularının peşinden gittiği sürece kandırılır. Hristiyanlık ve Müslümanlık başta olmak üzere birçok dinde, insanların yaşamlarındaki sorunların ve dünyadaki kötülüğün kaynağı olarak gösterilen iblis, Tanrı ya da Tanrıların düşmanı ve günahkarlığın simgesidir. inananlar arasında Güzel ve iyi olanların Tanrı'dan, kötülerin ise iblis adı verilen varlıktan geldiği düşüncesi vardır. Ayrıca iblisin bizleri günaha, ölüme ve mutlak azaba götüreceğinden de söz edilir. Oysa iblis ya da diğer kullanımı ile şeytan sözcüğü, insanlığın içindeki Günahkar eğilimleri belirtmek üzere mecazi anlamda kullanılmıştır. işte Bu yüzdendir ki şeytan adı verilen bu varlık Aslında insan benliğinin ta kendisidir.