kimi iskandinav mit ve kuzey folkloründe, "kudretli yaratıcaya kafa tutacak kadar" güç sahibi bu iblis, trajikomik şekillerde alaşağı edilir!
günlerden birgün, kuşları vurmayı asla beceremeyen bir avcı, iyi bir avcı olma karşılığında ruhunu şeytana satar. şeytan yedi yıl sonra onun ruhunu almaya gelecektir ve şeytanın adamın ateş ettiği kuşların tümünün adını bilmesi gerekmektedir, yoksa anlaşma geçersiz kılınacaktır. o günden sonra avcı hiçbir hedefini ıskalamaz ve çok para kazanır.
yedi yıl dolduğunda, adam olanları karısına aktarır. ikisi kafa kafaya verip, şeytanı altetmenin yollarını aramaya koyulurlar.
kadın soyunur, tüm vücudunu pekmez ile kaplar ve tüyden yapılmış, bu amaç için açılmış yatağın üzerinde yuvarlanır. sonra hoplaya zıplaya kocasının şeytanla konuştuğu tarlaya gelir. şeytan onu görünce; "işte bir hedef! vur onu!" der. "elbette vururum!, ama önce sen bana kuşun adını söylemelisin, yoksa anlaşmamız iptal olur!" der, adam. şeytanın elinden bir şey gelmez, zira; hayretler içerisinde kalmıştır. böylece, şeytan: avcı ve eşini nerdeyse boğacak kadar yoğun bir duman arasında bırakarak ortadan kaybolur.
bildiğim en kararlı ve azimli varlıklardan biridir. binlerce yıldır insanı kötülüğe sevk etmeye çalışmış, yılmadan, azimle işine devam etmektedir. muhtemelen başkaldırdığı için çok pişmandır, ancak onun için ne bir af ne de rahatlık söz konusudur. artık şu işleri bıraksa da bizde rahat etsek.
Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır. ilgili ayeti.
Ey Âdem oğulları! Şeytan ana ve babanızı çirkin yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi sizi de şaşırtıp bir belâya düşürmesin. Çünkü, o ve kabîlesi sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz, biz şeytanları inanmayanların evliyâsı kıldık.(Arâf Sûresi, 27)
Şeytanın bile bir namusu vardır. Hatta şeytanı, Allah'tan başkasına secde etmeyi reddettiği için gerçek Allah aşığı gören tasavvufi görüşler mevcuttur. ilker altuncu
melek olduğu zannedilen aslında ateşten yaratılmış bir cindir.
Melekler ise nurdan yaratılmıştır.
Şeytan cinler alemindendir. Hz. Adem yani insan oğlu yaratıldığında en üst seviyeye getirildiğinde buna karşı gelmiş cinlerin hatta kendisinin en üstün ırk olduğunu iddia etmiştir. Ademin peygamber olması ile kafayı sıyırmış. Egosuna sahip olamamış kendini bi bok zannetmiş Haşa Allaha bile karşı gelecek seviyeye gelmiştir.
Tabi insanlar içinde de şeytandan aşağı kalır yanı olmayanlarda vardır.
hristiyanların, bir insanın içine girip onun şeklini şemalini bozabileceğine, o insanı duvarlarda ve tavanda yürütebileceğine ve bir rahibin kutsal su ve haç ile girdiği insanın içinden çıkarabileceğine inandıkları bir abi.
bu hristiyanların da çoğu buna inanıyor, harbi bu adamlar nasıl uzaya gitmiş, anlamak güç.
bizimkiler de bu abinin şerrinden korunmak için tarikatlara üye oluyor, cemaatlere katılıyor, neticede bu tek tanrılı dinlere inananlar herhalde genelde tırsaklardan oluşuyor.
tırsmayın bu kadar kardeşim, biraz da yüreğinizin sesini dinleyin. hristiyanlar hiç olmazsa bir yerlere gidebilmiş, müslümanlar anca geriye gidebilmiş, çok yazık.
şeytandan değil, kendinizden korkun.
melek değil, cindir. cinlerde nefis vardır. nefsi olanlar kibre düşebilirler. meleklerde ise nefis yoktur. bunun yüzünden kibirlenmezler. şeytana, eskiden melekti diyemezsiniz.
Allah(c.c.) ile bir konuşması rivayet edilir;
"Şeytan; biliyorum ki insanlara peygamberler ve kitaplar yollayacaksın. peki benim peygamberlerim ve kitaplarım kimler olacaktır?
Allah(c.c.); Senin peygamberlerin kahinler, kitabın ise vücudundaki dövmelerindir."
Şeytan, Allah ın rahmetinden uzak düşmüş, işi azgınlık ve azdırma; varlığını fitne, fesat, nifak ve şikak ekseninde sürdüren lanetlik bir talihsizdir. Şeytânettir onun her işi ve şer peşinde koşar sürekli; koşar ve insanlarda kötülük duygularını tetikleyerek, onları iyilikten, güzellikten ve faziletten uzaklaştırarak âdeta kendine benzetip aveneleri hâline getirir. Dinî emirlere başkaldırma, Allah ve Peygamber in dediklerini tersine çevirme, menhiyât yollarına su serpip insanları bohemleştirme onun en çok üzerinde durduğu hususlardandır. O her zaman ve her yerde kanun ve kural tanımamazlığı yeğler atmosferine girenlere.. böylelerinin hırslarını şahlandırır, cismanî ve bedenî arzularını kamçılar, onlara sürekli çalma-çırpma yollarını gösterir, zevk u safâ ile başlarını döndürür ve pek çoğunu kendi gibi iblisleştirir.