Kişinin, vicdanını tamamiyle islam'a bırakmasıdır.
islam dışına taşmaması, Allah'ın kurallarını kendine uygulamasıdır.Ne bir Yasadır, ne bir hukuktur.Sadece Vicdani çizgilerdir.
gökten inip-inmediği muâllak olan bir kitabın asmalı-kesmeli, taşlamalı-recmli emirlerini takip etmektir şer'iat. küçücük çocukların iradesini elinden alıp başını kapayan, ondan sonra da o kızlara tecavüz eden sapıkların hayalidir efendim.
bazılarının bildiği gibi gericilik değildir. şeriat müslümanın yaşam esaslarıdır. bu hayatın her yönünde karşısına çıkar. buna devlet yönetimi de dahildir. ancak devlet bütün dinlere eşit mesafede olmak zorunda olduğunda kimi yönleriyle lak olabilir. ancak kişi şeriatçı olduğunda gerici değil dinine göre yaşayandır.
nur içinde yüzdüğü kabul gören ve alim olarak adlandırılan kişilerin, kuran'ı kaynak aldıklarını söyleyerek istedikleri gibi kural koyabilmeleri durumudur.
allah'ın kurallarına göre yönetilmek falan değildir, kendilerine alim diyen dolandırıcıların oyuncağı olmak ve geri dönüş şansınızı da arkanızda bırakmış olmaktır şeriat.
adam yapar yorumunu, karınızı koynunuzdan alır, nikahı basar basar s.kerler gıkınızı çıkaramaz üzerine "çok şükür yarabbi" demek zorunda kalırsınız.
gerçekleri çarpıtan ezik bir zihniyetin karaladığı, halka yıllar boyunca kelle almak, parmak kesmek, yobazlık vs. olarak anlatılmış olan değerimizdir.
halkının çoğunluğu müslüman olan bir ülke için hayal değildir. olmamalıdır.
ön yargılı sözlük yazarlarının bir kaç ortadoğu ülkesine bakarak yalan yanlış bilgilerle karalamaya kalkıştığı şeydir. islam şeriatının tam olarak yaşandığı dönem hz. muhammed ve 4 halife dönemidir, ozamandan sonra tam olarak uygulanamamıştır. biraz önyargılardan uzaklaşıp araştırırsanız neyin ne olduğunu öğrenirsiniz.
iki boyutu vardır: doğada geçerli olan kanunlar. (fizik, kimya, uzay kanunları vs.) diğer boyutu insan ilişkilerini, toplum düzenini sağlamaya yönelik olanlar... birinci kısım kanunlara herkes ister istemez uyuyor... (mesela; herkes yer çekimine tabi, beslenmeye, nefes almaya muhtaç, yüzme bilmese suda batar vs.) şeriatın ikinci kısım kanunları ise toplumun uygulanmasına karar vermesine bağlı. şu önemli: toplumun çoğunluğu razı değilse şeriat kanunlarının uygulanması aksül amel yapar... ayrıca önyargılı kimselere sorulur: 600 yıılık osmanlı da bi araştırsınlar kaç tane kol kesilmiştir? islam tarihinde kaç tane recm olayı vardır? beşeri hatalar dine mal edilmemeli. zira din zaten "kontrolsüz güç, güç değildir" kaidesine göre insanın zararlı, canavar yönlerini sınırlamak için gönderilmiştir.
şeriat kuran-ı kerim'de tarif edilen devlet yönetim şekli ve hukuk kurallarının bütünüdür. bizzat cenab-ı hakk'ın emridir.
bir müslümanın şeriatı reddetmesi küfre kadar girer, ne demek avrupa'nın kanununu kabul edip ilahının kanununu reddetmek.
şeriat laiklik gibi halka dikte ettirilebilecek bir sistem değidir. zamanı gelince birileri çok ağlayacak çok.
ibnenin, hırsızın, katilin ve bunlara benzer birçok vasıfa sahip olanların korkulu rüyasıdır.
adam 3 çocuğa tecavüz eder hapse girer söversiniz, asılsa acırsınız. vallahi ilginçsiniz.
hak yoldur efendim şeriat, özlenendir, beklenendir.
şeriatı kelle almaktan ibaret görenlerin iyice araştırması gerekir.
hele bir de müslüman olup da şeriatı kötüleyen bir güruhun olması da içler acısıdır. tabii burda bahsettiğimiz şeriat iran şeriatı değildir.
"o kullarım ki, onlar sözü dinlerler,sonra da en güzeline uyarlar. işte onlar, allah'ın doğru yola ilettiği kimselerdir. gerçek akıl sahipleri de onlardır"
zümer 18
görüldüğü gibi müslümanlar bütün görüşleri dinler, hepsine ifade hakkı tanırlar ve aralarından en güzel bulduklarını seçerler. demokrattırlar.
"onlar, rab'lerinin çağrısına karşılık verirler, namazı gözetirler, işlerini aralarında danışma ile kararlaştırırlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan yardım için verirler"
şura 38
"allah'tan bir rahmet sayesindedir ki sen onlara yumuşak davrandın. eğer kaba saba, katı yürekli olsaydın, senin çevrenden kesinlikle dağılır giderlerdi. o halde bağışla onları, af dile onlar için, iş ve yönetim konusunda da onlarla şuraya git."
ali imran suresi 159
bunlardan da anlaşılacağı gibi, karar aşamasında farklı görüş sahipleri birbirine danışır, yani seçim yapılır. karar cumhurca oy çokluğuyla verilir.
yöneticiler yönetilenlerden seçilmelidir ve yöneticilere itaat gerekir:
"ey inananlar! allah'a itaat edin, allah'ın elçisine ve sizden olan
emir sahiplerine itaat edin."
4 nisa suresi 59
adalet ve emanet:
"şu bir gerçek ki allah size emanetleri(görevleri/sorumlulukları/devlet malını) ehil olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor. "
4 nisa suresi 58
--spoiler--