irtica (gericilik) ile karıştırıldığı için yobaz zihniyeti diye yaftalanan, esasında "Allah'ın kurallarını, hukukunu" ifade eden kavramdır. Şeriat karşıtlığı yapan küfür yolundadır.
yerin, göğün ve ikisi arasındaki herşeyin mutlak sahibi, alemlerin rabbi olan, insanların eninde sonunda huzuruna çıkıp hesap vereceği "allah"ın kanunlarıdır. kaynağı bütünlük içinde kur'an ve sünnettir.
müslümanım deyip de şeriat dışı/karşıtı toplum düzeni ideali sahibi insanlara hatırlatma niyetli bazı ayetler :
Ayrıca genel bir tavsiye : Bir kavramı savunmadan ya da reddetmeden önce, ne demek olduğunu, neler içerdiğini, nerden geldiğini öğrenmek, sağlıklı düşünmemize yardımcı olur. en azından, kendimizle çelişmez ve ne dediğimizi biliriz.
güvenli bir kaynaktan aldığım habere göre fenerbahçe'nin devre arasında transfer etmek için el sıkıştığı, geleceğin messi'si gözüyle bakılan 19 yaşında suudi arabistanlı forvet oyuncusudur. uzaktan suçları, bilek hareketleri ve boyuyla messi'nin kumralı olan şeriat için 3 milyon euro ödeyecekmiş fenerbahçe. eskimiş dünya yıldızlarını kadrosuna katmak için milyon euro'lar harcayan takımlarımızın fenerbaçe'nin bu hamlesiyle uykudan uyanması ve genç yeteneklere yönelmesi bekleniyor. şeriat ülke futbolumuz için bir şans aynı zamanda bir espri malzemesi belki ama gerçek bir yetenek ve medyadan uzak bir yıldız adayı.
böyle bir yönetim şeklinin bir devlet tarafından uygulanması allah'a şirk koşmaktan başka hiç bir şey değildir. bakın anlatayım:
kur'an'ı adam gibi okuyup yorumlayan insanlar bilirler ki bu dünyada yaptıklarımızın cezasını öteki tarafta çekeceğiz *. bir devlet eli tarafından allah'ın emirleri zorla uygulatmaya başlanırsa ortada ne nefs kalır ne de iman. allah'a inanmamayı tercih etme şansın olmayacak. o zaman cehennem niye var? ayrıca her insana her dine saygılı olmayı defalarca kez öğütleyen kur'ana inanan bir insan olarak çok net bir şekilde söyleyebilirim ki şeriatın devlet tarafından uygulanması şirk koşmakla eş değerdir. ne yani hem her dine saygılı ol hem de islamın kurallarına uymayanı idam et diyen bir kur'an mı hayal ediyorsunuz siz. ha şeriatı gidersin ailende uygularsın. sonuçta hepsi müslüman. din bir yönetim şekli değildir. bunu bu şekilde yorumlayan kitle tamamen yobazdır ve büyük ihtimalle ilk cümlemi okuyup eksilemiştir. beyinsizler sizi. güzelim dini insanların gözünde ne hale getirdiniz münafıklar.
not: şeriat bir devlet hukuku değildir. allah'ın hukukudur. bu iki kavramı ayırt edemeyen beyinsizler benim gibi düşünenleri dinden çıkarır anca. sen mi sorgulayacan benim dinimi embesil? hala allah'a şirk koşuyor bir de müslümanım diyor işte böyle de salaklarla dolu bir ülkedeyiz malesef. yani özetle şeriat herkesin kendi uyması gerektiği kurallar bütünüdür. uymazsan cezasını öteki tarafta çekeceğin cezalar bütünü, bu tarafta değil.
allah'ın kanunlarıdır. müslüman kardeşlerime sesleniyorum; insan yapımı sistematik ideolojileri gerinizde bırakın, size yıllardır antipatik ve terörist ideolojisi olarak tanıtılan bu kanunlara uyun.
allah kur'an'da buyuruyor ki;
Allah'ın indirdiğiyle hükmetmeyenler, zalimlerin ta kendileridir.
zalimlerden değil, zulme dik duranlardan olun. efendimiz (s.a.v) buyuruyor ki;
zulme sessiz kalan sessiz şeytandır.
şeytan olmayın n'olur, bir kardeşiniz olarak sizden en içten şekilde rica ediyorum.
çok günahkar bir kul olarak allah'tan yardım ve af dilerken, size bildiğim doğruları anlatmaya çalışıyorum. sagopa kajmer'in de dediği gibi, vardır şerrim ama lakin kalanım hayırdır... tekrar bir kardeşiniz olarak sizden rica ediyorum; eğer bu entry'mi okurken ezan sesi kulağınıza dolarsa, alnınızı secdeye götürün. eğer namaz kılmaya gönülsüzseniz, ki buna sonuna kadar saygı duyarım zira ben de aynı ruh hali içine düşüyorum aciz bir kardeşiniz olarak, sadece secdeye varın ve secdede dua edin. gerisi zaten gelecektir. üzerime farz olan tebliğ görevimi yerine getirmeye çalıştıktan sonra, hoş bir seda bıraktığımı umut ediyorum...
edit: neden eksilendiğimi anlayamadım fakat şeriatın manası allahın yasakladıkları ve yap dediklerine uymaktır. yani oruç tutmak,namaz kılmak ya da içki içmemek gibi davranışlar şeriata girer, bunda anlamayacak bir şey yok.
allah'ın emir ve yasaklarıdır. her mü'min şeriata uymak zorundadır.
lütfen şeriata uyalım uymayanların tiz kellesi vurula.
edit: hocu tamam da şeriat çok geri yea. yane demek istediğim kadın mesela siyah bir şey... bir de şeriatçılar zar olayına fazla kafa patlatıyorlar. olm kızlık zarına güvenme kıza güven yavrum. sonra ondan dolayı yavrucakların hayatı ufak bir suç hatta zevk ya da merak için kararıyor. şeriat çok geri hacılar. yani adam olun bakmayın kadınlara. zor mu ya?
178. Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren kimse, kardeşi (öldürülenin vârisi, velisi) tarafından affedilirse, aklın ve dinin gereklerine uygun yol izlemek ve güzellikle diyet ödemek gerekir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra tecavüzde bulunana elem dolu bir azap vardır.
179. Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki (bu hükme uyarak) korunursunuz.
BAKARA SURESi
45. Onda (Tevratta) üzerlerine şunu da yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş kısas edilir. Yaralar da kısasa tabidir. Kim de bu hakkını bağışlar, sadakasına sayarsa o, kendisi için keffaret olur. Allahın indirdiği ile hükmetmeyenler, zalimlerin ta kendileridir.
MAiDE SURESi
Allah'ın kanunlarıdır.
edit: Kur-an sadece insan ve Allah arasında ki ibadeti olayları düzenleyen bir kitap değildir aynı zamanda sosyal hayatı düzenleyen hukuk kurallarını içerir bu konularla ilgili ayrıntılı onlarca ayet bulabilirsiniz. Aynı zamanda benim kanunlarımı uygulayın diyede uyarır. Şimdi soruyorum Allah'ın kanunları varken bir insan aciz bir kulun kanunlarını uygulamayı neden seçer Allah'ın adalet anlayışı varken bir kulun adalet anlayışını neden seçer. Ya aptaldır ya cahildir yada ataist.
kelime anlamı olarak "yol" demektir. tasavvufun ilk aşaması ve islami kurallar bütünüdür. ülkemiz dahilinde pek bir antipatik algılansa da; esasen islam'ın özüdür ve kendine müslüman diyen herkes ister sevsin ister nefret etsin herhangi bir anayasaya değil şeriat'a tabidir.
insanlıkla uzaktan yakından alakası olmayan bir rejimdir. günümüzde geri kalmış dediğimiz, gericilikleriyle tüm dünyanın tiksinerek baktığı, protesto ettiği ülkeler şeriatla yönetilen ülkelerdir.
etimolojik kökenine bakıldığında iran'da uygulanan yönetim biçimini ve hukuk kurallarını ifade etmediği rahatlıkla anlaşılabilir; türkiye'de her olayda "geliyor, gelecek" diye ifade edilenin ise yanından bile geçemediğini.
--alıntı--
arapça kökenli bir sözcük olup; "yol; mezhep; metod; âdet; insanı bir ırmağa, su içilecek bir kaynağa ulaştıran yol" anlamına gelir.*
--alıntı--
ŞERiAT KELiMESiNiN ANLAMı
Soru: "Türkiye'de bazı aydınlar; 28 Şubat süreci ile birlikte, şeriat ve irtica kavramlarını ön plana çıkardılar. Gazetemizin yazarlarından Abdurrahman Dilipak; bir eserinde 'Şeriat; kanun ve nizam manasına gelen Arapça bir kelimedir. Her toplumun bir şeriatı vardır. Bu şeriatın hak veya batıl olması mümkündür' tezini işlemektedir. (...) islam'ın tebliğ edildiği dönemde şeriat kelimesi, bu keyfiyeti ifade için kullanılmış mıdır? Hüda'ya veya hevaya dayanan şeriat ile ilgili bir nass var mıdır?"
CEVAP: Önce şeriat kelimesinin lugat ve ıstılahi manası üzerinde duralım. Arapça olan şeriat kelimesi, "Şe-Re-A" fiil kökünden gelir. Lugat manası, "insanı bir ırmağa, bir su kaynağına götüren yol" demektir. Bu fiilin masdarı olan şeriat, "geniş su yolu" manasında kullanılmıştır.(1) Elbette her suyun aktığı bir yolu olduğu gibi, çıktığı bir kaynağı da vardır. Arapça'da suyun çıktığı yere "Minhac", takip ettiği yola da "Şeriat" denilmiştir. Istılahi açıdan, bir toplumun bütün ferdlerini bağlayan kanunlara (yazılı veya örfi) şeriat denilir. Bu kanunların; hak veya batıl olması muhtemeldir. Kuvvetin esas alındığı ve güçlülerin daima haklı kabul edildiği "orman kanunu" deyimi, Arapça'da "şeriatü'l ğaab" olarak ifadesini bulmuştur.(2) Cahiliye döneminde Mekke müşriklerinin; Daru'n Nedve'de toplanarak, bütün fertleri bağlayıcı kanunlar çıkardıkları malumdur. Bu kanunlar ile ilgili olarak Kur'an-ı Kerim'de, "Yoksa onların Allah'ın izin vermediği şeyleri (o fasid) dinlerinden kendilerine şeriat yapan ortakları mı var? Eğer o fasıl kelimesi olmasaydı mutlaka (dünyada cezaları icra ) edilmişti bile. Şüphesiz ki, o zalimlerin hakkı çetin bir azaptır" (Eş Şuara Suresi: 21) hükmü beyan buyurulmuştur. Bu ayet-i kerimede; Daru'n Nedve'de çıkarılan ve Mekke'de yaşayan insanların tamamına uygulanan kanunlar, "batıl dinden çıkarılan bir şeriat" olarak nitelendirilmiştir. insanların hevalarına dayanan her ideoloji, batıl bir şeriatı gündeme getirebilir. islami ıstılahta; insanın hakkı inkar etmesi ve nefs-i emmarenin şehvetlerine tabi olması, "heva" kavramı ile ifade edilmiştir.(3) Hevaya tabi olmak; insanın hidayetten uzaklaşmasına, amellerinde zulüm (cevr) ve bağy etmesine sebeb olur.(4) Yeryüzünde kıyamete kadar; hem islam şeriatı, hem insanların hevalarına dayanan batıl şeriatlar gündemde olacaktır. Meselenin özü budur. Birbirimize dua edelim.
(1) Ragıp El Isfahani-El Müfredat fi Garibi'l Kur'an- ist: 1986, Sh: 379.
(2) Osman Zeki Soyyiğit- Şeriat Kavgası- ist: 1987, Sh: 19 vd.
(3) Geniş bilgi için: Ragıp El Isfahani- A.g.e., Sh: 548.
(4) imam-ı Kurtubi-El Camii Li Ahkami'l Kur'an-Kahire: 1967, C: 5, Sh: 412.
genel olarak herkesin, bir insan düzeni sandığı, gelirsede irandaki gibi geleceğini düşünmesi üzerine milletin kendinde korku oluşturduğu sevmediği, ilahi düzen.
zira şeriat gelecek. ama bir insan eli ile değil, peygamber efendimiz (s.a.v.) zamanında ki şekli ile ilahi nur ile gelecek.
zira kuran-ı kerimde de bahsettiği gibi, o vaadinden dönmez. ve elbet nurunu tamamlayacaktır.
müslümanlar garib gelmiştir garib gideceklerdir. ne mutlu gariblere.