george clooney'in aslında ayhan ışık'ın oğlu olması. efsane şöyle bilinir: Ayhan Işık yurtdışı kariyeri için bir film çekimine Hollywood'a gider. Orada bir tv yapımcısı (veya sunucusu orasını tam hatırlayamadım) ile birlikte olur ve Türkiye'ye döner. Söz konusu birliktelikten küçük George doğar. Bu efsaneyi yaratanlar kanıt olarak Ayhan Işık'ın Hollywood'da bulunma tarihinden 9 ay sonra George Clooney'in doğmasını gösterirler. falan filan işte.
-lan olum almanyada bi turk vosvosa ferrari motoru takmis.
+ferrari italyan digilmiydi panpa?
-tamam iste adam italyaya gitmis vosvosuyla motoru taktirmis gelmis.
+wayy hamuagoim.
zincirlikuyu'da bir krematoryum var mı? bir şehir efsanesine göre, türkiyenin ilk ve son krematoryumu zincirlikuyuda kurulmuş, ancak talep olmayınca kaldırılmıştı. ertuğrul özkök, bu konuyu mezarlıklar müdürü adem avcıya sormuş ve şu yanıtı almış:
hayır böyle bir krematoryum hiçbir zaman kurulmadı. zincirlikuyu açılırken, kararnameye krematoryum kurulabileceği de yazılmış. ancak bu krematoryum hiçbir zaman kurulmamış.
mesela istanbulun taşı toprağı altın. haso gelmiş, belki hüseyin şehre, özel uçağından iner inmez yere, yüz sürmüş toprağa, o arada bir avuç cebe, sonra konsere gitmiş vivaldi izlemeye, çalgı dümbelek bitmiş sonra bir alkış alkış, bizimki demiş öyle kuru kur olur mu alkış, fırlamış sahneye cebinden bir avuç maestroyaya, kalanını baş kemancıya. derler.
izmir selçuk ilçesi halkının gelincik (kümes hayvanlarına zarar veren bir çeşit memeli) gördüklerinde, üç defa ''sen çok güzelsin düğüne git düğüne'' demeleri ile o hayvanın o bölgeden uzaklaşağına inanılır.
Abdülaziz Efendi Hicaz'a giderken eşini hamile olarak bırakmış ve çocuğunu da Allah'a emanet etmiştir. Dönüşünde eşinin bir gün önce öldüğünü, çocuğunun da anasının karnında defnedildiğini öğrenmiştir. Bunun üzerine; Ben evladımı Allah'a emanet ettim. Onu Allah korumuştur; diyerek eşinin mezarını açtırmış. oğlu Abdüllatif Efendi'yi sağ elinin küçük parmağını emerken canlı olarak görmüştür. Bundan sonra da Abdüllatif Efendi'yi meleklerin koruduğuna inanılmış ve meleklerin koruduğu anlamına gelen ibn-i Melek ismi yakıştırılmıştır.
düzeltme: bahsi geçen olay güzel izmirimizin şirin ilçesi tire'de vuku bulmuştur.
güneydoğuda üst bölgesinde uyuyan nöbetçi, bir asker tarafından uyandırılıyor;
- tertip kalk çabuk!
+ hayırdır ya ne oluyor?
- kalk uyan hadi kalabalık bir terörist grubu birazdan sızma yapacak!
+ iyi de sen kimsin? seni ilk defa görüyorum?
- ben kayseri'nin kayapınar köyünden ibrahim durmaz.
bu diyalogtan bir süre sonra çatışma başlar ve terörist grup etkisiz hale getirilir. uykusundan uyandırılan asker terhis olup memleketi izmire dönmeden önce kayserinin kayapınar köyüne gider ve ibrahim durmazın evini bulur kapıyı çalar ve karşısına yaşlı bir teyze çıkar.
+ teyze ben ibrahim'in asker arkadaşıyım ibrahim evde mi?
- buyur oğlum hoşgelmişsin ibrahim içerde geç içeri...
+ izmirli asker eve girdiğinde salondaki duvarlarda gördükleri yıllar önce şehit olan piyade onbaşı ibrahim durmazın resimleri kıayfetleri beresinden başka bir şey değildir.
bir dönem herkesin müptelası olduğu tetris, masum bir oyuncak değilmiş. aslında rusların insanların beynini yıkamak için geliştirdikleri çok gizli bir planın parçasıymış. rusların hazırladığı çok gizli plana göre rus bilim adamalarının geliştirdiği tetris oyunu, insanları bir süre sonra robotlaştıracak ve sovyetler birliği dünyadaki tek güç haline gelecekmiş. o zamanlar tetrisin bütün masrafları kgbnin arge bölümünün bütçesinden karşılanıyormuş. bu nedenle küçük el makineleri o kadar ucuza satılmış.
iddiaya göre tetriste yukarıdan aşağıya düşen bloklar, insanların bilinçaltına rusyayı övücü şifreli mesajlar yolluyormuş. bu mesajlara uzun süre maruz kalanların beyinleri tamamen yıkanacakmış. bu nedenle tetrise bağımlılık yapıcı özellikler de yerleştirilmiş. ancak rus bilimadamları büyük bir hata yapmış ve tetrisin yarattığı bağımlılık bir süre sonra dağılmış. çünkü ruslar insan beyninin bağımlılık yapıcı baskıya karşı bilinçaltında savaşacağını ve algı aralıklarını değiştirebiliceğini o zamanlarda bilmiyorlarmış. kgb bu projede çok büyük bir miktarda para kaybetmiş. bu başarısızlık, sovyetler birliğinin çöküşünü hızlandıran faktörlerden biri olmuş.
ben geçen sene kitap bile açmadım. hiç çalışmadan kazandım burayı.
üniversite 1. sınıfta sık duyulan hikayelerdendir. hayır, olan gerçekten çalışmadan kazananlara oluyor.