mesela istanbulun taşı toprağı altın. haso gelmiş, belki hüseyin şehre, özel uçağından iner inmez yere, yüz sürmüş toprağa, o arada bir avuç cebe, sonra konsere gitmiş vivaldi izlemeye, çalgı dümbelek bitmiş sonra bir alkış alkış, bizimki demiş öyle kuru kur olur mu alkış, fırlamış sahneye cebinden bir avuç maestroyaya, kalanını baş kemancıya. derler.