30 mart pazar pentagram istanbul konseri de sahneye çıkan misafir sanatçıdır. hayatımda ilk kez sadece o konserde kendisini kadın olarak beğendim ancak söylediği şarkının sözlerinden tek kelime anlayamadık. çünkü şarkı söylemekten çok huaaeee, aoaooaao vb. şeklinde çığlıklar atmayı tercih etti.
ama şöyle bir gerçek var ki türkiye'de hakkını vererek rock müzik icra eden tek kadındır. şarkıları çok çok iyidir. sesi harikadır. diğerleri gibi değildir.
dün gece bir kez daha güzelliği ve ihtişamıyla ağzımı açık bırakan muhteşem kadın. harika fırtına performansı, mayın tarlasının ardından beyaz'dan özür dileyişi, tüylerimizi diken diken eden yağmurlar, helyum gazını aldıktan sonraki gülüşü, "josh gittikten sonra programın tadı kalmadı sanki" diyen salak kadına tüm tatlılığıyla "ayıp olmadı mı?" diye soruşu, "ben hem utangaç hem utanmaz olabiliyorum" deyişi, emerkalardan kopup gelen josh'a * diğer ablalar gibi yavşamayışı, vs. hepsi ayrı bi olaydı.
beyaz'ı severim. josh'u hiç tanımam, ilk defa dün gördüm, sevimli adammış. şebnem'in müziğinin fanı olmasam da kendisini severim. ama beyaz'ın josh'un yanına oturacağım diye, sürekli şebnem'i bir kenara itmesi, beni çok rahatsız etti. reyting için de olsa ayıptı bence. he noldu? josh gitti, sen kaldın gene şebnem'e.
düdüklemişim joshu dünkü beyaz şovun tek kelimeyle yıldızıydı. mükemmel performansı güleryüzlüğüyle beni bir kez daha kendine bırakmış kraliçem.
aynı zamanda josha verdiği ayar da aynı güzellikteydi kendisini takdir ettim sen benim nasıl olduğumu bilemezsin lan düdük havasıydı.
bu arada dünkü programın diğer yıldızı ise rizeden bağlanan teyzeydi gerçekten kırdı geçirdi.
ben bu bayanı, sanatçıyı çok severim. şarkıları desen süper ötesidir. tavrı, duruşu, insanlara hitabı, kime nasıl davranacağı, şusu busu güzeldir hoştur. ama şebom benim o josh varken neden dedin be güzelim o iki kelamı hatta birine takıldım ben. utanmaz olurum dedin ya orada dedim yapmasaydın keşke diye. ama tabi hata yapmicak değilsin. olsun diyoruz da dumur oldum azıcık yavv..
gülüşüne, mütevaziliğine, bakışlarına, sesine, yazdıklarına, yaşadıklarına, yaşattıklarına, hissettirdiklerine, tarzına ve daha bir çok haline ve tavrına taptığım, imrendiğim insandır. benim için her zaman bir kıstastır. tanıdığım insanlarda hep onun duruşunu, canayakınlığına aradığımdır. çocukluğumdan beri benim için uzaktan bir aşktı onunki. büyüdüm ve hala aynı. her anlamda, mücadele verdiği her alanda benim için bir numaradır. ve ayrıca ayda yılda bir televizyon izleyen beni, 3 saat televizyon karşında tutmuştur.
josh'la beraber dağılan seyirciyi şarkılarıyla toplamasını çok iyi başarmış kişi. şebnem ferah'ın olması beyaz için çok büyük bir şans olmuş. o olmasa program biterdi josh'tan sonra.
peşin edit: adam ülkemize gelmiş soyadına gerek yok artık.*
nasıl sanatcı olunacagına dair beyaz showda herkese ders veren muhteşem insan.
içinden gelerek, yüreginden söylemek, o şarkıyı hissetmek, yazarken düşündüklerini tekrar yaşama duygusunu hissettiren ve bizlerede müzigin ne oldugunu gösteren sanatcı. **
an itibariyle canlı performansı ile kulaklarımızın pasını silen, sempatik ve kaliteli sanatçı.
sesi öyle güzel, öyle kondurmadan, detone olmadan, zorlanmadan söylüyor ki şarkısını! sesinin perdesine, rengine kurban... insan çığlık atarken bile melodik olur mu yahu!?
billy sheehan hayranı. adam ne zaman türkiye'ye gelse, konser sonrası tutuyor kolundan götürüyor, gidiyorlar taksim'de bir yerlere. en son 4 kasım 2007 devil s slingshot istanbul konseri'nde iki çift laf ettirmemişti adamla. biz de hayranız adama.
şarkıları güzel. acıların kadını ama ayakta dimdik duruşta var. güzel türkü söylüyor.
fakat; sevgili şebnem hanım neden daha ağır sözler değil. yani şöyle eleştirel şarkılar yapsan. hani rock yapıyorsan diyorum, yada ne yapıyorsan işte müzik bu sonuçta evet ama, neden bir duruş yok sende.
ya bende böyle düşünüyorum, iyi yada kötü ama bende böyle düşünüyorum gibi şarkılar yapmıyorsun.
mankenler bile söylerken fikrini(teşbihte hata olmaz). ah be ablası, şöyle çıksan desen ki ben bu gün aç bir çocuk gördüm, küçük elleri vardı, kırmızı papuçları ne yapsın, açtı.
yani anlıyorsun değil mi? anlıyorsun umarım. ülkemiz için, gençler için, gelecek için bir fikriyatını , hissiyatını duyalım. o şarkılarını dinleyelim.