türkiyede kendine has müzik yapan az sanatçıdan biri. sesi de son derece güzeldir, canlı performanslarıyla stüdyo performansları arasında çok fark yoktur.
şarkılarına, şarkıcılığına lafım yok. ama izlediğim tek konserinde* seyirciyle en ufak bir temas kurmadan, sadece şarkılarını okuyup uzadı. bi şebnem ferah geldi geçti ama ne ara geldi geçti pek anlayamadık. ya morali bozuktu, ya da çok derin bi insan kendisi, öyle ki dibini göremiyosun.
"koyunun olmadığı yerde keçiye abdurrahman çelebi derler" işte bu söz bu kadın için söylenmiştir. takdir ediyorum sesi güzel, eski şarkılarının sözleri de fena değildi ama artık mümkünse teoman'ı örnek alsın ve bıraksın bu işleri. ben metal dinlerim ama bu kadının müziği benim başımı ağrıtıyor. cidden gürültü ya, kuru gürültü. son 3 ayda 2 defa gittim konserine (biri şenliklerde diğeri festivalde) setlistde hep aynı zaten. yaptığı en iyi iş olan okyanus'u * ikisinde de söylemedi, ekstradan sövdüm. ha zaten ön taraftaki ota boka bağıran kızlar bile doğru dürüst eşlik etmediler kendisine. ki o kız grubunun konserlerde nasıl olduğunu herkes bilir. utanç verici bir şey bu. hala çok geç değilken bıraksın bu işleri. ayrıca niye sürekli aynı elbiseyi giyiyor bu karı konserlerde? bok gibi para var, alamıyor mu birkaç tane daha elbise. kısa saçla da daha da çirkin olmuş. tarz yapıcam derken şıçanlardan bu teyze de.
Sil baştan şarkısını, süper yorumuyla söylemiş, ve ensevdiğim şarkısıdır. Aynı zamanda bu şarkıyı, Ebru gündeş de söylemiştir Ve hiç yakıştıramamışımdır. yapma bunu ebru yapma.
mesafesinde gizli bir samimiyet barındıran muhteşem insan. şarkı sözlerini, sorulan soruyu unutuşu, ya aslında o kadar sevimli ve canayakın ki. onu en güzel okan tarif etti aslında, bizim kırıklarımızı anlatıyor dedi. evet, şebnem bizi anlatıyor. ve herkes için, her şey için, hepimiz için umudu var onun. umarım bizi anlatmaya da devam eder, allah onu korusun ve başımızdan eksik etmesin.
evet, iyi sesi var falan da, ben şahsen sürekli asi, özgür ve olgun kadın şarkılarından sıkıldım. konu kıtlığımı yaşanıyor memlekette anlamadım ki... sanki bir türlü asi, özgür ve olgun olamıyormuş gibi...