Şarabı sevmemiz üzüme olan düskünlüğümüzden değil biz ezilenden yanayız. Bu sözü okuduğumdan beri şaraba bakışım değişmiştir. Kaliteli bir şarap ile anlatmayacağım şey yoktur ki çilingir etkisi için rakıdan daha tesirlidir bende.
Eski çağlarda asillerin içeceğidir. Başlı başına bir kültürdür. Diğer alkolerden ayrılır. Tadını ve içimini etkileyen zilyon tane faktör vardır ve hepsinden anlamak ciddi anlamda ustalık gerektirir. Üzümün cinsi tadını etkiler, cinsi aynı olsa bile yetiştiği toprak tadını etkiler, toprak da aynı oldu diyelim yılı etkiler, yılı da aynı oldu o yıl içerisinde o toprağın kaç gün güneş aldığı, sıcaklığı, nemi, yani etkiler de etkiler. Kısaca en asil duyguların içeceğidir. Son olarak Jack Daniels'in meşhur sözüyle bitirelim: Sarhoşum, zifiri karanlıkta gelse viskinin hası ayak sesinden tanırım, nerede bir şarap kokusu duysam, sarhoşluğumdan utanırım.
Şarap, meyvelerin ve genellikle de üzümün, fermente işleminden geçmesi neticesinde elde edilen alkollü bir içecektir. Fermente işleminin nasıl yapıldığı, meyvelerin kalitesi ve alkol oranı şarabın da kalitesini yansıtmaktadır.
Yılların alkoliğiyim rakı birinci cin ikinci sıradadır bende. Rakıda favorim klup, cin de ise bombay, hele %47 vol olursa değme keyfime.
Esrar gibi kafası var amk içkisinin, hala kafasını çözemedim, pek tercih etmem, he romantik gecelerde hatunla öyle bi kadeh içer sonra biraya falan dönerim. Marijuana kafası var gibi geliyo bana ya.
Fransaya gittiğimde touluse bağlı thuir da byrrh şarap fabrikası var, orda tadım yapmıştık, https://galeri.uludagsozluk.com/r/2168942/+
satış mağazasından çıktığımda pilot gibiydim. 15 şişe şarap almışım fiyatlarda bizr göre çok uygun. Türkiyede alsam 400 tl vereceğin Fransız şarabı orda 30-40 lira.
neden? çünkü hayatımda tattığım en bağımlılık oranı yüksek madde bu içkidir. ne kullandın ki deseniz. ben de yazsam narkotik evimden alır. özeti bu.
ilk covid-19 kapanmasında doğum günüm dolayısıyla evimde 4 adet şarap vardı. çokta aram yoktu açıkçası. ilk haftanın son günü içeyim bari şunlardan bir tanesi dedim. bir şişe içtim. ikinci gün arkadaşım geldi onunla içtik. üçüncü gün akşam yemeği şaraba çok yakışıyordu yine içtim. ve sonra o sonsuz döngü başladı. ben ilk 90 gün 50 şişe şarap içtim abartısız. sadece karttan çektiğim şarap sayısı bu. sağdan soldan gelen nakitle aldıklarımı saymıyorum. ben daha yeni anladım şarapçıları. çok dikkatli tüketmek lazım. inanılmaz bir arkadaşmış kendisi. yerini de öyle kimseye kaptırmıyor. ilk defa şarapçı arkadaşları anladım. haaaaa bunlar ondan şarap içiyormuş oldum. mutlaka kendisine çekiyor seni. migrosa gidince atıyorsun bir tane sepete hiç farkında olmadan.
tabi daha sonra kendime geldim. kırmızı şarap artık midemi bulandırıyor. çok kısa süre içinde litrelerce tükettiğim için sanırım. psikolojik savaş baya uzun sürdü ama yendim sanırım. beyaz şarap arada sırada bu günlerde. rose bile zor geliyor.
ama biliyorum ki bir şişe kırmızı şarap içmeye zorlasam kendimi, ertesi günde zorlarım. garip bir bağımlılığı var. dikkat derim kendisi hakkında. göründüğünden daha çekici gelebilir bazı durumlarda.