- Ama er geç, ben de unutacağım, değil mi? Bütün hatıralarım silinip gidecek. Peki ben ne olacağım? Telefon numaraları bir şey değil de. Benim şahsiyetim ne olacak?
uzun bir süre hafızalardan silinmeyecek, şairin de dediği gibi unutmak ölmektir, kim demiş bunu, unuttum.
yönetmene kocaman tebrik ve teşekkürlerimi iletirken görüntü yönetmenine teessüflerimi iletirim, 12 bölümde onlarca devamlılık hatası bas bas bağırmaktaydı, sıradan bir izleyici olarak ben bile fark ediyorken kendisinin gözden kaçırması üzücü. her şey bu kadar aceleye mi geldi?
haluk bilginer; sen türkiye tiyatro ve sinemasının gelmiş geçmiş en büyük aktörlerinden birisin, seni abartmıyoruz, seni betimliyoruz, var ol. haluk bilginer’i her izlediğimde hamlet’in oyuncular tiradı gelir aklıma, haluk bilginer her zaman için ne bağırıp çağırıp kulak yırtar, ne elini kolunu havalara savurur ne de fazla durgun olur, aklını kullanıp ölçüyü bulur.
nevra karakterini canlandıran oyuncu arkadaşımızı ilk defa izledim oldukça başarılıydı, kendisine oyunculuk kariyerinde güzel bir yol diliyorum, önü açık olsun.
kurgu, senaryo -kendileri de biliyordur- eksiklerine rağmen güzeldi, samanlıkta iğne arar gibi kurgu açığı bulmaya çalışırsak elbette bulacağız, fakat bütüne bakıp hayranlık beslemek daha mantıklı geliyor, çünkü gerçekten güzel iş, kaliteli iş.
türkiye’de böyle bir yaraya parmak bastığınız için teşekkürler.
"Altmış beş yaşıma geldim. Geçen doğum günümde yine bir dilek tuttum…çocuk gibi. Yine imkansız bir dilekti. Ne diledim biliyor musunuz? iyi bir insan olmayı."
3 hafta da bir bölüm yayınlayıp 3 hafta sonra izlediğim bölümleri unuttuğum izledikten sonra da haaa diye hatırlayıp heycanlandığım, final yapmasına sinirlendiğim kaliteli dizidir.
her bölüm çıktığında soluksuz bitirdiğim kiliselerin üstüne çıkmayı başarmış türk dizisidir. bu dizi her türlü övgüyü hak ediyor efenim oyuncu kadrosu özellikle haluk bilginer'in oyunculuğu harika, müzikler çok güzel, kamera açıları, senaryo her şeyiyle dört dörtlük bir dizidir.
şiddetle tavsiye ederim kesinlikle izleyin 10 üzerinden 10.
izlerken "ben olsam kimi öldürürüm" diye empati yapıyorsunuz, hafıza tazeyse aklınıza toplumsal olaylardan birkaç örnek geliyor. şahsen ben şaşırmadım çıkan sonuca. güzel oyunculuklar ve grafikler barındıran bir dizi. bence türk dizilerini bırakın yabancı dizilerin bile çoğundan keyifliydi.
Son bölümünü az önce izlediğim dizi. Ne diyeceğimi bilemiyorum. Hala etkisindeyim. Sanırım bir daha izleyeceğim. Aslında söylenmesi gerekeni "didaktik" olmadan açık açık söylemişler. "Didaktik" ve "samimiyetsiz" bir şekilde söyleselerdi, Belki insanlar üzerinde hiç bir etkisi olmazdı. Ama belki diyorum şu dizi atılan adımlardan en küçüğünün tozu dahi olsa ne güzel olur. Yani bir dizinin bu şekilde "vicdanlara" sesleneceğini hiç düşünmezdim. Şahsiyet bu bakımdan farklı. Yıllarca unutamayacağımız bir dizi.
Son üç bölümle uykumu kaçırmış dizi. Adalet ve hukuk arasında kalmış tüm soru işaretlerini tek tek layıkıyla cevaplandırdı.
Dizinin sonunda kalan bir kaç soru işareti var. Onlar kalsın. Belki burada belki çok yakınımızda yaşayanlar var öyle bir çırpıda unutmamak gerek tüm bunları. Yüreğim de koca bir yara açtı öyle bitti.
Yönetmeninden oyuncusuna sesine görüntüsüne her şeyiyle özgün ve kaliteli bir yapım olmuş. Haluk bilginer in sahnelerinin tümünü hayranlıkla izledim. Cansu dere alıp uçurdu başka yerlere götürdü. Gerçekten buram buram kalite kokan bir iş. Umarım böyle diziler çoğalır.
Zengin takıntılı acayip kaslı to model erkeklerle ultra namuslu ultra saf ve zeki kızların aşk hikayelerinden, samimiyetsiz bir olayı 25 bölüm sürdürerek insanın canından bezdiren iki buçuk saatlik dizilerin artık bitmesini böyle hayatı sorgulatan halının altındakileri hatırlatan dizilerin çoğalmasını isterim
Yönetmenin sanat filmiymiş gibi değişik kadrajlar denediği, senaristin iyi bir kurguyla yazdığı sanki 3 sezon sürecekmiş gibi giden dizinin son bölümde lap diye bitmesi ve herkesin bir şair bir edebiyatçı gibi konuştuğu dizidir.
masum dizisi gibi bir yerli yapım olarak bence çok iyi bir iş çıkarılmış dizidir. gerçekten türkiyenin kanayan yaralarından birine tam da izleyicinin yüreğini soğutacak cinsten parmak basılmış. oyunculuk ve karakterler cuk oturmuş. özellikle haluk bilginer gibi bir üstadın bu dünyaya bir daha gelemeyeceğini bile düşünmek insanı üzüyor. dizide eleştirebileceğim çok bişey yok ama keşke olsaydı diyebileceğim şeyler var.
--spoiler--
keşke bu cinayet olaylarına deva ve ekibi de dahil olabilseydi. liseli gençleri dizi boyu izledik fakat daha güzel bağlantı yapılabilirdi. özellikle deva ve suveyda karakteri üzerinde gizem yaratıldı fakat es geçildi.
+zuhal,deva ile konuşurken: “ay nükhetle ne yapıcak bu”
-agah bey sessizce “sabahlara kadar sevişicez”
12.bölüm’de süveyda’nın o çocuğu vurması efsaneydi. bunca zaman bir şey yapmamasından anlaşılmıştı zaten delireceği.Bu sahnede nedense bir gülme geldi.
Yeni fragman yayınlanmıştır. Görüldüğü üzere Agah yakalanacak sanırsam ama yakalanmasa daha güzel olmaz mıydı diye de düşünüyor insan... Bitiyor üzülüyoruz bari yakalanmasa da bi de ona üzülmesek. https://youtu.be/VdQyGeDUWuo
Ortalamanın üstünde güzel bir dizi. dokuz bölümü yayınlandı sekizini izledim. Olayı anladım. sonunu da nereye bağlayacaklarını az çok tahmin ediyorum. Ancak yazmak hiç doğru olmaz. Başta Hakan Günday ve Onur Saylak olmak üzere tüm ekibin ve ellerine sağlık; reklamverenlerin ve sponsorların keselerine bereket.