Babam izlememizi yasaklamıştı arkadaşlarım pazartesi günü okulda konuşurlarken kendimi kötü hissederdim. En çok bardak oyununu severdim hatta bayılırdım. Çok izleyemesemde yine de hatırımda olan sahneler var. Keşke o yıllara dönebilsem. Yahut eskiyi yad etmeyi özlemeyi bırakabilsem. ikisi de benim için mümkün değil.
izlemek için banyodan saçlarım ıslak fırlar her seferinde de cilalı zeminde kayar düşerdim. Sonra da ''acımadı, acımadı'' diye kalkıp koltuğa otururdum ama her seferinde ellerim, belim acırdı.
belki de bu yüzden programı anımsarken hep düşüşlerim gelir aklıma.
90 lı jenerasyonun çok iyi bildiği TV programı. Pazar akşamı banyo yapılmış ve ertesi gün okul olmasından ötürü erkenden yatırılan bir nesil. Tabi beraberinde yarım kalan program.
çocukluğumda pazar akşamları banyodan sonra televizyonun başına kurulup kanal d de izlediğim yarışma programı. nejat uygurun 2 oğlu süheyl ve behzat uygur kardeşlerin sunumuyla insanların şekilden şekle girdiği, düşüp kalkıp bi hal olduğu oyunlardan oluşur.
haftasonu tatilinin son güzel saatleriydi. okula gidecek olma burukluğumu alırdı. bazen yeni oyuncaklarımın mutluluğuyla izlerdim, bazen gezi yaptığım bir günün yorgunluğuyla. en akılda kalıcı etapları içi boya dolu kutulara zıplama ve jenga misali, üst üste dizilmiş, içi boyalı su dolu kadehleri devirmeme oyunlarıydı.