Beklenti ve hayallerimizi gerçekçi bir çizgiye getirmeliyiz. Hayal kırıklığına uğramamak için kimseye aşırı derecede değer vermemeli ve onları gözümüzde gereğinden fazla büyütmemeliyiz. Sevdiğimiz insan bir şey istemedikçe kendimizden fedakarlıkta bulunmamalıyız yoksa "yapmasaydın, sana yap diyen mi oldu" tarzı şeylerle karşılaşabiliriz. Kafamızı taştan taşa vurmamak için önümüze çıkan ve bir daha gelmesi imkansız olan fırsat ile zamanı iyi değerlendirmeliyiz. Kendimizi elalem ile kıyaslamayı bırakmalıyız, evet.
Ne yaparsak yapalım üzüleceğiz, üzecekler. En çok da sıkıca sardığımız yerden yaralayacaklar bizi. Daha da derine, dibe düşeceğiz. Bundan korkup, kaçtıkça defalarca kez...
Hatta alıştıracaklar buna, daha keskin bir düşüş olsa da zamanla yaralanan yerler uyuşmuş olacak ve eskisi gibi acımayacak.
Zaman ve kötü ruha sahip olanlar bunu bize öğretti ve öğretmeye devam edecek.