lisedeki arkadaşlıkları unutun. burada tamamen değişik bir arkadaşlık var.
arkadaşlarınızı iyi seçin.
hocalara yalakalık etmeyin.
devamsızlık çok gerekmedikçe yapılmamalı.
ortam kuracam, ortamlara giricem, diye sigaranın, alkolün özellikle para tuzağı olan partilerin bokunu çıkarmayın hem sağlınızdan hem paranızdan olursunuz benden demesi.
erkek kardeşlerime sesleniyorum. kızlar teklif ediyor beyler. sakın kendinizi alçaltmayın, akmayın kokmayın. bekleyin, doğru zaman gelince zahmet girmeden çatır çatır sevişeceksiniz. ama siz sakın adım atmayın bak.*
Daha ilk vizelerde derste çok dikkatli ve güzel bir şekilde not alanları gözünüze kestirip kanka olun. Ne bileyim yemek yerken bir şeyler içerken hesapları siz ödeyin kimsenin yapmayacağı iyilikleri yapın gözlerine girip 4 sene not konusunda kaymağını yiyin sınav zamanı benle kanka oldu filan demesinler.
-beklentilerini olabildiğince alçak tutmaları.
-yaşadıkları şehir dışında bir üniversiteye gidenler ise yaşadıkları yer ile kıyaslama yapmamalı elinden geldiğince ortama ısınmaya çalışmalı.
-kızlar ve üniversite öğretmenleri konusundaki tüm iyi ve olumlu rivayetleri dikkate alınmamalı.
vize döneminde sosyal medyaya; üniversite tarihinde vize sınavına giren ilk insan edası ile ''vizeler başladı offf'' , ''nescafe ve uykusuz geceler beni bekler'' yazmak birinci vazifenizdir.
yine aynı dönemde enteresan ders isimlerini ve derste geçen kavramları sosyal medyaya şikayet etmeyi de unutmayın.
----------------
kimyasal termodinamik...
akışkanlar mekaniği...
entropi'yi bulan adamı boğmak istiyorum...
----------------
tüm bunları yapacaksınız ya da bunlara şahit olacaksınız. yapmazsanız diplomayı vermiyorlar ona göre.
bir ortamda sigaranı masaya koyma
mesaj hakkın/dakikan olduğunu millete söyleme
karnın açsa herkesin içinde tost/hamburger yeme, senden çok millet yer
kullanmadığında yemekhane kartını birine verme, alışkanlık yaparlar
öncelikle çok heveslenmeyin ve sakin olun çünkü burada da kızlar teklif etmiyor. ikincisi ise üniversiteyi kazan gerisi kolay derler inanmayın o gazla kazanınca ne ders çalışırsınız ne ders dinlersiniz sonra ilk vize götünüze girer çıkaramazsınız. lise de olduğu gibi öğretmenlere laf sokmayı bir marifet sanmayın.
"hadi gel bu akşam bizde yemek yiyelim", "paran var mı?", "kalacak yere ihtiyacın olursa haberim olsun" cümlelerini duyduğun an uzaklaş, çünkü cemaatçiler senin peşinde.
ilk seneniz başta dersler açısından daha sonra da sizin değişiminiz* açısından çok ama çok önemlidir. oraya gittiğinizde bunun bilincinde olmanız 1-0 önde başlamanızı sağlaycaktır. tabii ki çeşitlendirilebilir ama biz basit ve işimize yarayacak bir model olması amacıyla başlangıçta iki tip öğrencinin olduğunu varsayalım*:
1) "üniversiteli olduk abi yaa. acayip özgür hissediyorum anne baba da yok koca şehir benim lan. gez dolaş, iç, yeni ortamlaar kopcaz olum/kızım"
arkadaş: hacı haftaya vizeler başlıyor yalnız çıkmam ben gece.
birinci tip: yaa boşversene olum alttan alırız amk üniversite burası yaa. hem daha finali var bütü var.
bu tipimiz, buraya başta okumak için geldiğini gelir gelmez unutmuş tiptir kısaca. burada olmanızın sebeplerinin yüzde 60'ını okumak vb. sebepler oluşturur. kalan yüzde 40 ise gezmek, yeni yerler/şeyler görmek/öğrenmek, macera, anılar anılar anılardır. bunun bilincinde olursanız hem unutulmaz günler geçirir bunu neden yapmadım diye pişman olmaz hem de bu okul neden uzadı şeklinde isyan etmezsiniz. bu tipler daha önce çok vizeye finale girdi ya hani, alttan 3-4 dersleri vardı onları hop diye verdiler ondan bu kadar rahattırlar.
2) "burası harbi başkaymış lan ve daha hiçbir şey görmedim. yalnız dersleri sallamayalım da girmesin. nasıl olacak bu vizeler falan ki"
evet bu tipimiz de aslında 1. sınıfın ne kadar önemli olduğunu mezun olmaya yakın anlaycaktır fakat anlayınca küfretmeyecek şükredecektir. bu tip genelde ilk kez gireceği vizelere hevesle çalışır ve hiç de fena notlar almaz. eğer şansı da yanında olduysa ortalama bile yapar ve belki de o ortlamaya kıyamayıp çalışacaktır hatta geçiş hayalleri dolanacaktır kafasında.
özetle hem eğlenin hem öğrenin gençler. bahsettiğimiz birinci tipin bahar döneminde aklı başına gelmezse okulu uzatma ihtimalı yüzde 90'dır. düşünün 8 ders alıyorsunuz 4'ünü veremediniz. bahar dönemi geldi hala bir aptal gibi davranıyorsunuz 3 derste oradan kaldı. e sen ikinci sınıfta hangi birini vereceksin be çocuğum?
ha bir de şey var: "ya ben bile bile uzatıcam ayrılmak istemiyorum burdan yaa" ailenizin maddi durumu çok iyi ise ve tabii okulu uzatmanızın iş hayatınıza olumsuz etkileri olmayacaksa "uzat gitsin" der gibi oluyorum fakat sırf tüm arkadaşların mezun olurken törene gidememek o duyguyu onlarla tadamamak o kepi beraber fıtlatamamak yüzünden "yapma" diyorum. hadi gittin diyelim zaten istesen gidersin de bunları içinden gelerek yapabilecek misin? bilmiyor mu millet senin mezun olamadığını? bilerek yaptı da demezler sana, ona inanırlarsa da aptal olursun zaten. ayrıca eninde sonunda gideceksin oradan, zamanı gelince git en güzeli bu emin ol. ailenin maddi durumunun çok iyi olmadığı durumdan bahsetmiyorum bile. senin için verdikleri emeklere yazık etme.
YGS ye girmek bi dert LYS ye girmek ayrı bir dert, istediğin üniversiteyi kazanmak bambaşka bir dert, kazandın bu sefer de yerleşmek bir dert, vizeler apayrı bir dert, para zaten her zaman dert dert dert dert arkadaşlar Üniversite = Dert....
odanda tuvalet kağıdı bulunduracaksın. evet bu kaçınılmaz.
lakin o tuvalet kağıdını arkadaşların odana gelmeden bir yere sotelemeyi unutma. herkes yokluk çeker. ama bu afişe olunduğu an aşırı taşşak konusu olabilirsin.
- Para kazanacağınızı düşündüğünüz değil, seveceğinizi düşündüğünüz mesleği seçin. ( çünkü sevdiğiniz şeyi iyi yapacak, iyi yaptığınız şeyden de para kazanacaksınız.)
- Öğrendiğiniz derslerin üniversiteden sonrasına sizi tam hazırlamadığını bilin, hayat çoğu defa bambaşkadır, ancak yeni hayatınıza adapte olabilmek için o bilgilere ihtiyacınız vardır.
- Kız arkadaşınızla evlilik, üniversite arkadaşlarınızla da süper dostluk hayalleri kurmayın. Çoğu defa lise arkadaşlığının daha baki olduğu ispatlanmıştır ( Tarafımca. )
- insanların kendilerini çok ufak miktarda dahi üstün kılabilmek için sizin üzerinize basmaktan çekinmeyeceklerini bilin. Bencil değil, akıllı olun.
- Hocaların çok cool, inanılmaz insanlar olduğunu sanmayın. Yalnızca bir konuda sizden daha çok bilgiye haiz insanlardır, gerekli bilgileri alın; tapınmayın.
- Sosyal faaliyetlere katılın, üniversite sonrası zamanınız olmayacak.
- ilk defa yurtta kalacaksanız kurallarınızı belirleyin. Misal sigara içilmesine tahammül edemiyorsanız "bu seferlik iç önemli değil" demek yerine "çok istiyorsan iç ama bir daha içmezsen sevinirim" tadında kibar ama katı cümleler kurun.
- Converse giyip saç uzatmak niyetindeyseniz tebrik ederim ama o saçları kestirmek, o ayakkabılardan ileride kurtulmak zorunda kalacağınızı bilin.
- Üniversiteliyiz, çok çılgınız, en özgürlükçü biziz düşüncelerine kapılmayın. Hala "eski liseli" statüsündesiniz.
- Üniversitenizin öss puanının yüksek olmasının sizi otomatikmen zeki yapmayacağını bilin. Okuduğu üniversite ile övünen kimselerin arkasından konuşulanları tahmin etmek zor olmasa gerek.