Günümüzde, üniversite mezunu hiper enflasyonunu göz önünde bulundurursak, yabancı dil, enformasyon teknolojileri,teknik bilgi ve sağlık bilgisinden en az birini öğretmiyorsa o bölümü seçmek gelecek açısından çok büyük risk teşkil edecektir.tabii ki özel eğitim öğretmenliği، matematik öğretmenligi, güverte hukuk gibi istisnai bölümleri hariç tutmak gerekir. Sosyal bilimler alanında tercih yapacak öğrencilerin, yabancı dille öğretim veren ve büyükşehirlerde bulunan üniversiteleri tercih etmesi gerekir. Zira entelektüel birikim ve vizyon genişliği gerektiren bu bölümlerde okuyan kendini gelişterek mekan ve imkanları ancak istanbul, Ankara ve izmir gibi şehirlerde bulabilirler. Zira Temel fen bilimleri içinn de ODTÜ, Bilkent,Koç, Boğaziçi ve iTÜ gibi üniversiteleri tercih etmek kritik öneme sahiptir. Çok büyük torpiliniz varsa, bu kıstaslara uymak zorunda zorunda olmayabilirsiniz
spesifik bir bölüm okumayacaksanız okumayın. spesifikten kastım;
tıp,veterinerlik,diş hekimliği,mühendislik vb gibi.
-fakat puan tuttu diye,okumuş olmak için ''arkeoloji,işletme,uluslararası ilişkiler'' gibi bölümleri okumayın. yaşınız genç iken girin bir işe yıllar içinde alaylı olursunuz.
-okumuş olmak için oku,okula git gel,okul bitti etti derken yaş oldu 22-23.
-üniversite mezunu oldugunuz için sürekli ağzınızda '' yiaaağ ben o kadar okul okudum,asgari ücrete çalışmam. bunca yıl bunun için mi okudum,kendi mesleğimi yapayım'' diyeceksiniz. böyle derken 1-2 yıl geçecek yaş olacak 25.sonunda asgari ücrete veya alt sınıf bir işte çalışacaksınız.
-onun yerine 18-19 da girin bir işe. 25 yaşına geldiğinizde o şirkette veya işte 5-6 yıllık tecrübeli,alaylı bir eleman olun.
yakın çevremden bir örnek vereyim. cocuk 25 yaşında 40 kağıt maaş alıyor. dalgıç pompa üzerine çalışıyor. şakayla karışık '' lan o maaş neymiş öyle,sen ne yapıyorsun'' diye sordum.
''abi yaşımın 25 olduguna bakma 7 yıldır bu şirketteyim ben.18'inde girdim her sene zam vs derken işi öğrendim,işimde iyiyim. 30 yaşında adam başvuruya geliyor adamda iş tecrübesi yok,herkes masa başı iş kovalıyor sonra ağlıyorlar''
gençler açık konuşayim bir ünversiteye kapak atın gerisi kolay
çünkü iş ilanlarına başvurular artık internet üzerinden global bir dünyada yapılıyor.
sakın bu bölümden ne olur diye düşünmeyin gidin sabredip okuyun. bulunduğunuz ilde değilse büyük şehirlerde orada değilse başka yerlerde konusunda uzman iyi eğitimli yetişmiş insanlara ihtiyaç her zaman var.
Kesinlikle! Üniversite mezunu olmak sadece bir diplomadan ibaret değil; aynı zamanda eleştirel düşünme, problem çözme, araştırma yapma ve disiplinli bir şekilde çalışma becerileri kazanmak anlamına geliyor. Bu beceriler, yalnızca iş dünyasında değil, hayatın her alanında size avantaj sağlar. Belirttiğim gibi, her alanda iyi eğitimli ve uzmanlaşmış insanlara her zaman ihtiyaç var ve üniversite, size bu alanlarda derinlemesine bilgi ve yetkinlik kazandırmak için mükemmel bir zemin sunuyor. Sabırlı olup öğrenmek, sonunda size daha geniş fırsatlar ve kariyer seçenekleri sunacaktır.
gencolar ben üniversite de bu bölümü bitirince ne olacak ki işsiz kalırım diye moral bozmayın. üniversiteden çıkan herkes iyi maaşlı iş bulabilir yeterki azimli olun enseyi karartmayın. hatta en basit aile içinde dahi üniv. kazanınca size farklı davranıyorlar insanların aile akraba davranışları değişiyor.
üniv. size sosyal bir statü de kazandırıyor en azından bunu kazanırsınız sözü dinlenen bu adam zekii dinleyelim derler.
Hayatın ilk büyük dönemeçlerinden biri üniversite tercihi... Ama bu sadece derslerle, sınavlarla sınırlı bir macera değil! Kendi evine çıkmak, kendi düzenini kurmak, “Ne yesem?” sorusunun ilk kez özgürce sorulması... Üniversite demek, aile evinin güvenli limanından çıkıp kendi rotanı çizmeye başlamak demek.
Bulaşıkları kendi başına yıkarken, kahvaltını uykudan fedakarlık ederek hazırlarken ya da geç saatte arkadaşlarınla kampüste sohbet ederken, her anı seni sen yapan yeni bir parçaya dönüşecek. Yeni arkadaşlıklar, kulüpler, etkinlikler, ve bazen de saçma ama çok güldüğün anılarla dolu dopdolu bir serüven!
Bugünün dünyasında üniversite okumayan birinin, geleceğe dair hayalleri ne kadar parlak olursa olsun, aşkı ve ilişkileri keşfetmesi de bir o kadar zor.
Üniv eğitimi almayan sktir olsun benimle tanışmasın.
Üniversite, sadece akademik bir unvan değil, aynı zamanda kişisel bir dönüm noktasıdır. Aile evinden ayrılıp kendi ayakların üzerinde durabilme, farklı şehirlerde veya ülkelerde yaşayarak özgürlüğün tadını çıkarma ve kendi hayatını kurma şansıdır. Yeni insanlarla tanışarak sosyal çevreni genişletir, dünyaya farklı pencerelerden bakmayı öğrenirsin. Üniversite diploması, tüm bu kişisel gelişim ve özgürlüklerin bir sembolü, daha iyi bir geleceğe açılan bir kapıdır.
işin bir de sosyal tarafı var akrabaların nerede okuyorsun? kazandın mı? sorusuna cevap vermek var verememek var. aile evinde baskı yaşamına devam var okula gidip özgür olmak var.
Üniversite, derslerden ibaret değildir. Yepyeni bir hayatın kapılarını aralar. Partiler, konserler, etkinlikler ve sınırsız bir arkadaş ortamıyla sosyalleşir, ömür boyu sürecek dostluklar kurarsın. Kendi evin, ailedesiz ilk özgür alanın olur. Gece geç saatlere kadar film izleyebilir, istediğin yemeği yapabilirsin. Bu özgürlük ortamında, yeni insanlarla tanışır ve hayatının belki de en özel sevgililik ilişkilerine adım atarsın. Üniversite, sadece diploma değil, aynı zamanda hayatı doyasıya yaşadığın ve kendini keşfettiğin bir maceradır.
Akraba ve mahalle baskısından kurtulmanın en etkili yoludur. "Daha üniversiteyi kazanamadın mı?", "Ne iş yapıyorsun şimdi?", "Evde mi kalacaksın?" gibi bitmek bilmeyen sorulara karşı elindeki en güçlü kozundur. Üniversiteye adım attığın an, bu baskıların yerini gurur ve takdir sözleri alır. Kendi hayatının iplerini eline alarak, kimsenin seni yargılayamayacağı, kendi kararlarını verdiğin bir dünyaya geçiş yaparsın. Üniversite, bu tür baskılardan kaçmanın ve kendine saygın bir gelecek inşa etmenin adıdır.
üniversite diploması olmayanlar eğitim alanlar ile bu farkı hayat boyu çalışarak hiç bir zaman kapatamayacaktır.
yurt dışına gidecek olsanız bir çok ülke sadece üniversite mezunu olanları seçiyor.
üniversite okurken öğrenci değişim progranları ile yabancı ülkeye gitme imkanı katbe kat fazla
iş arasınız diploma olmadığında kimse iş vermiyor çünkü devlet teşvikleri hep diploması olan çalışanlar için.
diplomasız olana işyeri teşvik alamadığı için işte verilemiyor.
üniversite diploması olana imza ve iş yapma yetkisi veriliyor yani kanunda bir bakıma üniversite mezunu olunmasını teşvik ediyor.
sosyal çevre de var siz üniversite okursanız sizin sosyal çevrenizde okumuş kültürlü insanlar olur. yoksa cahil tiplerle ömür törpüsü yaşarsınız
üniversite sınavı yerine kpss çalışın. hem daha az ders var, hem de sorular daha kolay. üstelik test hızınız yüksek, daha çabuk atanırsınız. atandıktan sonra da açıktan üniversite bitirip maaşınızı yükseltin. millet en az dört sene dirsek çürütüp daha zor bir kpss ile sizin olduğunuz yere gelmeye çalışacak, siz uzun bir adım önde olacaksınız.
ben antalyada okudum ama , okurken çok fazla başka il ve üniversiteye gidip geldim. en muhafazakar dediğiniz yerlerde bile çok iyi ünv ortamı vardı. zaten nereyi seçerseniz seçin, her boku yiyeceğiniz bir arkadaş grubunuz olacak.
ama şöyle arada deniz falan görüp manzaranın tadını çıkaracağınız bir yer, ya da sinemaya gitmek istediğinizde 2 alternatif arasında kalmayacağınız, yada bir yerlerde içerken baskın yemeyeceğinizi bildiğiniz bir memlekette okumakta fayda var.
(spesifik olarak iyi olan bölüm üvn. leri falan konu dışıdır) misal arıcılık okuyacaksan elbette bu konuda en iyi olan bingöl üniversitesini seçeceksin.
En zoru da ne söyleyeyim ailenden biri mesela ablan üniveristeye girer ama sen gidemezsen var ya ömür boyu ayrımcılığa aile içi kıyaslamaya aptal muamelesi görmeye mahkum olursun.
bu öyle bir sorun ki ablan evlenir gider kıyaslayacak kişi kalmaz ama hala ablan gibi zeki olamadın diye devam ederler.
hırsla çok para kazanacam diye her işi yaparsın çok mesai harcarsın eve gitmek istemezsin ama o kıyas hep sürecek sen kapıya kedi için yem koyarsında bunun ne işi var burada derler üniversite kazanan kardeşin evinde ayda 1 zor termizlik yapar hiç bişi demezler çünkü o ailenin gözünde üniversite mezunu olduğu için.
dediğin lafı da dinlemezler git musluğu aç suya anlat daha iyi. üniversiteyi okumayan birini dinlemektense üniversitelinin saçma saçma konuşmasını ağzı açık dinlerler. bu hayat maalef böyle.