Bir türlü ülkemizde hazmedilemeyen mesleği yapan( kimisi hakkıyla severek kimisi de tam tersi) kişi.
Öğretmenini değil de keşke ülkesini yönetenlerini eleştirebilme yeteneği olsa insanların.
Edit: öğretmenim.
Cahillerin çemkirdiği özel kişilerdir. Öğretmeninizden azar işitip burada laf söylemeyin öğretmenlerinize sizi liseliler. Haram olsun diyor bir de oğlum sen haram etsen ne olur.
yata yata para alıp haram zıkkım yiyen kişilerin mesleğidir. kpss'den 60 puan al başka sınava mülakata girme git öğretmen ol haram yiyor bunlar. şimdi yaz aylarındayız başka çalışanlar ve memurlar harıl harıl çalışırken bu bedavacı haramiler yattıkları yerden maaşı cebe cukka etmeye devam ediyorlar. o aldığınız maaş bir defa benim vergimden mi geliyor hakkımı helal etmiyorum bunlara.
her yıl kpss yapılır bu haramiler ön saflarda 100 bin öğretmen atansın öğretmenlere zam yapılsın vs vs ulan adiler zaten yılın 4 ayını yata yata geçirip el alemin ödediği vergilerle haram yere maaşınızı alıyorsunuz. kpss'den 60 puan alıp başka sınava mülakata girmeden hemen göreve başlıyorsunuz aldığınız maaş iyi sayılır, eğitim fakültesinde götünüzü sıkmadan mezun oluyorsunuz haramiler.
öğretmen olmak için kriterlere bakalım;
* 40 yaşını doldurmamış olmak (edit: yaş şartı kaldırılmıştır istersen 50 yaşında ol)
* kpss'de alanına göre 60 ve üzeri puan almış olmak
* eğitim fakültesi mezunu olmak
* her yıl ortalama 40 bin atama
* yabancı dil şartı yok.
iktisadi ve idari bilimler fakültesi bitiren birisinin memur olabilmesi için gereken kriterlere bakalım şimdide;
* 35 yaşını aşmamış olmak
* kpss'den en az 80 puan ve üzerinde almış olmak
* yapılacak olan ikinci kurum sınavından da en az 80 puan almış olmak
* üçüncü aşamada yapılacak olan mülakattan da en az yerleşme puanını almış olmak
* her yıl ortalama 3 bin 5 bin arasında atama
* bazı kurumlar için iyi derecede yabancı dil bilmek gerekir.
yata yata maas almalarinin yaninda atanmak icin kirk takla atilan meslek. madem bu adamlar bir sinava girecek, cogu atanamayacak peki neden hala her sene binlerce ogrenci ogretmen adayi olarak üniversiteye kabul edilmektedir o da bilinmez.
Ogretmenlik mesleği ogrencilerin gereken saygidan yoksun olması sebebiyle gerçekten zor bir meslek oldu. Inanin çoğu vatandaşı 3000 tl de versen o siniflara sokamazsin.
Not ogretmen degilim.
simdiki neslin ogretmeni olmak cok zor aga, sus desen susmuyor, yaz desen yazmıyor. her gun car car car elalemin bebesi cekilir mi bi dusunun. bizim siniftan biliyorum swh
liseli olduğum zamanlar, apar topar çıkmışım evden sınav dönemindeyiz. buz gibi havada 10 dakika yürüyüp otobüsüme yetişmişim kağnı gibi ilerleyen otobüste sınavıma yetişmeye çalışıyorum ayaktayım üstelik. yolu yarıladık, yan yana iki kişi oturuyor ikisinin de tipinden öğretmen oldukları belli. kafamı çevirdim bir tanesi bana doğru bakıp "yok bundan bir bok olmaz, bu okumaz" bakışı attı kafasını da sallayarak. salak değil ya, benim o jest ve mimiklerin ne anlama geldiğini kavradığımı farketti. çağırdı beni yanına dingil bir de soruyor nerede okuyorsun diye. anadolu lisesindeyim dedim, zannediyorum siz de yeni bir öğretmensiniz. kızardı o an. bir şey söylemedim başka çektim kendimi geri yolu izledim. fakat o an çok şey düşündüm. ulan dedim, öğrencinin tipinden yola çıkarak gelecek biçen dangalaklara bu meslek emanet edilmişse hepten sıçmışız biz. annesi öğretmen olan birisi olarak söylüyorum bunu. eminim o eğitim fakültelerinde kümes emanet edilmeyecek insanlar öğretmen olmak üzere okuyor. bu tür meslektaşlarınıza dikkat edin ne diyeyim, onlardan biri olmayın. sonra ne mi oldu, bir yabancı dil öğrenip üzerine iki üniversite bitirdim, yüksek lisans yapmak istiyorum. zannediyorum geleceği yeterince iyi görememiş koduğumun eğitimcisi.
jack lynn imzalı roman. joe pastore, yoksul mahallelerden gelerek her zorluğu yenip new york üniversitesinde psikoloji profesörü olan bir öğretmendir. okuldaki derslerinin yanı sıra, geceleri yoksul öğrencilere, ücret almadan özel ders vermektedir. doktor olan arkadaşı ed carlton aracılığıyla, mafyanın azılı üyelerinin çocuklarını eğitme görevini üstlenir ve bu iş karşısında kendisine hayli yüklü bir ücret teklif edilse de normal ders ücreti dışında bir para kabul etmez. mafyanın çocuklarını doğru yola sevk etme ve onları üniversiteye hazırlama konusunda her ne kadar başarı elde etse de, bu işi kabul etmekle hayatı içinden çıkılmayacak kadar karmaşık bir hale gelecektir.
kitabın en vurucu noktasına gelince, mafyanın teklif ettiği yasadışı bir işi reddettiği için onların adamları tarafından ölesiye dövülen pastore'ü, kendilerine ders verdiği çocukları ziyarete gelir. tüm kemikleri kırılmış ve perişan haldeki pastore, onlara bakarken, mahvına sebep olan gangsterlerin çocuklarına hala neden ilgi ve sevgi beslediğini anlamaya çalışmaktadır... kitapta da dendiği üzere; sapına kadar öğretmendir joe pastore...
bu da aklıma geldikçe gülmeme neden olan diyalog:
doktor: onlar sayesinde köşe olduğum doğru. peki ya sen? işin mali boyutunu nasıl hallettiniz?
pastore: kumarhanelerden yüzde beş, genelevlerden yüzde on alıyorum. *