sabah 5te duşa kalkan özel okul öğretmenlerini canindan bezdiren meslektir.
inanır mısın hocam ben de bugün 5 te uyandim duş almak için. 8.30da da dersim var. dili, kültürü, hazırbulunuşluğu benden çok farkli olan bir köye eğitim-öğretime gideceğim birazdan. dışarda yarım metreye yakın buzlaşmış kar var. havanın derecesini sen düşün. evet devletin öğretmeniyim, yan gelip yatıyorum. evet.
edit: devlet çok güzel gelsene
ha unutmadan; şükür ki sen ben duş alabiliyormuşuz. bu ülkede musluğundan su akmadığı için öyle kafasina estiğinde duş alamayan kaç köy/mezra öğretmeni var bilir misin?
bu gün öğrencilerime karnelerini verdim.hepsi taktir aldı. mutluyum elbette. düşünüyorum. iyi bir insan yetiştirmek,için sevgi dolu, yardımsever bir insan. çocuklarımın gözlerinde bu iyi insanı yakaladığımda dünyanın en mutlu insanı oluyorum.
maaşıyla tatiliyle herkesin gözüne batandır. fakat evde sınav kağıdı okurken, ödev inceler yıllık plan yaparken, çocuklara nasıl biraz daha fazla yararlı olurum diye ''fazla mesai'' yaparken kimsenin sallamadığıdır. sosyal etkinlikler,klüpler,rehberlik işleri gibi şeyleri de eve taşır fakat gören olmaz. oh ne güzel haftada 30 saate o maaş der herkes. 30 saat ders nasıl geçiyor kaç öğrenci öğreniyor diye beyni 40'a bölerken aynı hesabı yapmaz ama bunu diyen insanlar. kış günü çamurlu yollarda bir köy okuluna yürürken ya da zorunlu hizmeti bitecek diye doğunun ücra yerlerinde o maaş için ve ülkesi için gençliğinin en güzel yıllarını feda ederken de kimsenin umrunda olmaz.
Bazıları vardır hayatınıza yön verir, ders alırsınız. (bkz: iyi ki varsınız hocam) bazıları vardır öğrencisini taciz eder. Her şeyden önce insan olmak lazım sözlük. Önemli olan ne yaptığımız değil neyi iyi yaptığımızdır. Kutsallık işini iyi yapmakta.
Bazı şerefsiz itlerin haketmediği sıfattır. Ulan ben öğrencilerimin kılına zarar gelse ağlasalar onlarla bir olup ağlayan insanım sen hangi cüretle öğrencini taciz edebiliyorsun. Yemin ediyorum aklımı kaçıracağım. Bunun gibi şeref yoksunlarına öğretmen deniyorsa rica edeceğim bana öğretmen demeyin.
şöyle ki ben kolsuz ve askılı giymek istiyorum artık bu sebeple diyorum ki önlük giyeyim üzerine, ama okulda hiç bir öğretmen kullanmıyor önlük. napcaz yav bu giyinme işini deneyimli olan hanım arkadaşlar bi bilgilendirse ?
Kendini iyi ve dogru seyler ogretmeye adayan biri icin surekli ayakta olmayi gerektiren, özel sektörde canimizin cikarildigi bir meslektir.atanmayi gerektirir. Dilerim atanmayan bir öğretmen kalmasin.ama günümüz kosullari iste..
Kutsallığı tartışılan meslek. Gözlerinizi kapatıp allahtan şeker isteyin! Bak yok. Şimdi benden isteyin. Aradaki farkı anlıyorsunuz değil mi çocuklar. Gerçeklik benim verdiğim sekerdir.bir nesil nasıl hiç edilir ders 1
Ülkede dört yıllık üniversite bitirdikten sonra bir de kpss'ye girip kadro açılırsa görev alacak kişilerdir. ilkokul mezunu milletvekili olunan ülkede daha zor olan meslek grubudur.
öğretmenlik, pek önemli bir meslektir. Bu memleketin bilim adamlarına, askerlere, doktorlara, mühendislere, ihtiyacı var. Öğretmenler mesleğini iyi yapmalıdır ki, memleketimize lazım olan konularda bireyler yetişsin. Öğretmenler, üstlerindeki sorumluluğun memleket meselesi olduğunu bilmeli, mesleklerini hakkıyla yerine getirmelidirler.
Çalışma saatlerimize, performansımıza laf uzatan bütün emekçileri seviyorum ve onların emeğine saygı duyuyorum.
Bütün beyaz ve mavi yakalılara, beden gücüyle çalışan işçilerimize, hatta siyasetçilerimize bile.
Çok iyi değiliz, her zaman iyi bir nesil de yetiştiremedik. Emek göstermediğimizi de söylebilirsiniz.
Bu sözleri hak eden üzerine alınır.
Staj yaparken iki tip öğretmen görmüştüm.
Birincisinin sınıfında zihinsel yetersizliği bulunan bir öğrenci vardı. Öğretmen öyle bir sınıf ortamı oluşturmuş ki bütün arkadaşları onu her faaliyetinde yüreklendiriyor, sabırla onu bekliyor hatta bazen arkadaşları özel olarak ilgileniyorlardı bile. Ve bunlar 1.sınıfın ilk dönemi gerçekleşen şeyler.
ikinci öğretmenin sınıfında tek gözünde görme kaybı olan kürt bir öğrenci vardı. Arkadaşlarıyla sosyalliği sıfır, insanlarla iletişim kurmayan bir çocuk. fakat azıcık ilgilenince anlaşılıyor ki okuması şahane. Benim tahminim öğretmen bu çocuğun adını dahi bilmiyor. Ve bu öğrenciler de 1. Sınıfın ilk döneminde.
Velhasıl iki seçenek var. iyi ve kötü olmak.
Öğretmen dediğin kişi varolan bütün düşüncelerini, önyargılarını bir kenara bırakması gereken kişidir. Zihinsel yetersizliği var ne anlatsam anlamaz, bu çocuk kürt zaten görmüyor da onla uğraşmayayım ne olacak ki demek işin kimilerine göre basit ve aslında etik olmayan tarafı.
Lakin öğrenci de tuğla değil ki üst üste koyunca bir ev oluşup oluşmadığını şak diye anlayasın.
Biz öğretmen olarak anlayamıyoruz bazen emeğimizin karşılığının ne olduğunu. Motive edebilecek bir ürün göremiyoruz çünkü kısa zamanda.
Bence siz böylesiniz, şöylesiniz, kötüsünüz demek vicdan işi.
Ben o dediğiniz kişi değilim, özür dilerim.
Yine bilemediniz ve hep kötü öğrenci olarak kalacaksınız bazılarının gözünde.
ama bizim gibilerinin gözünde her şeye rağmen belki de çocuğumuz kadar kıymetli olacaksınız.
Bir süre sonra hiçbir ağrı kesicinin işe yaramadığı meslektir.
Bu mesleği,çocukları seven ve yaratıcı olan,atom karınca gibi olacak insanların yapması gereken meslektir. Bir nesil emanet ediyoruz dikkat etmemiz lazım.
Bir egitimci olarak diyorum ki : ilk once ogretmenlerimiz duzelmeli daha dogrusu ogretmenlik ayaga kaldirilmali. Bunun ardindan egitim sistemi duzgun bilimsel normlara gore sekillenmeli. Ogretmenden verim bekleniyorsa sinif mevcutlafi 20 ile sinirlanmali. Ogretmenin ders yuku azaltilmali ki ogrencilerle birebir ilgilenmesine zaman ayirabilsin. Yoksa 35 37 kisilik siniflarda en iyi en ilgili ogretmen dahi basarili olamaz diyeceksiniz ki benim x ogretmenim cok iyiydi. Hayir o hoca sizin icin iyi diyrlim ki fizik ogretmeni olsun x. Cok azimli ve bilgili neyi nasil ogretrcrgini iyi bilen bir hoca oldugunu farz edelim. Sinif 35 kisi olduktan sonra ne yapsa bos. 35 kisinin 15 20 si konunun farkli bir yonunu anlayamayacak hoca da ne yapsa bu eksigi tamamlayamayacak. Sizin icin iyi olan x hoca sinifin tamamina o dersi basarili sekilde ogretebildi mi?
Taşerondaki işçilerin kadroya alınmasından önce ihtiyaç olan öğretmenler kadroya alınmalı. bu ülkede bir rivayete göre 80 bin, bir rivayete göre de 200 bin ücretli öğretmen var. yani eğitim emaneten gidiyor. mesela bu ülkede ücretli hakimlik yok. öğretmenlere eğer gereken değer verilmezse ayağa kalkmak gerçekten çok zor. sadece öğretmen alımıyla de bitmiyor. eğitim sistemi ayağa kaldırılmalı. adı milli olan ama içi boş sistemde kitleler torna tezgahından geçiriliyor.
Öğretmen olarak yaşamak çok zordur. yolun başında olanlar lütfen geri dönsünler. zordan kastım kendi işinden başka her işi yapmak zorunda olmasıdır. psikolojik sağlamlık gerektirir.
aldıkları cüzi miktarda maaşa rağmen canla başla öğretmek uğrunda çalışan, mesai sonrası ücretsiz etüt yapan, dersinde sınıfının saygısından ses çıkartmadan kendisini dinlediği ve öğrencisine duyduğu saygı nedeniyle rencide etmeyen, vurmayan, kırmayan ve gün gelip bu öğrencileri yüksek mertebelerde gördüğü zaman gururlanan kişi ise kutsal mesleği layığıyla yerine getirmiş olan büyük insandır.
bir de tecavüzcüsü, dayakçısı, indiragandicisi derken bu mesleği lekeleyen orospu evlatları var. yakalayıp ifşa ve ihraç etmek dururken sadece birkaç gün küfrediyoruz, sonra hayat yine normale dönüyor. garip bir memleketteyiz vesselam...
akşama kadar yatan yattığı yerden para alan, ingilizce öğretmenlerinin ingilizce bilmediği dünyadaki tek insanlardır. bravo. şansın bu kadarına da pes.