insanın damarlarındaki kanın çekilmesine benzer bazen, bazen de kurumuş bir yaprağın rüzgarda savrulmasına. Damarlardan çekilen her zerre kan sevgilinin dönmediği her saniyeye eş değer. Yapraktan kopan her parça seven kalbin dağılması gibi yavaşça savrulur. Gözler yalnızca içine içine bakılsa selde boğulacak gibi, dudaklar sevgiliye değmediği her geçen gün kurumaya yüz tutar. Özlem biter bir gün. Sevgili girer kapıdan içeri. O an değişir duygular özlem gider, huzur kalır. Yalnız bir duygu değişmez. O da bireyin her an yeniden doğan sevgisi.
ulaşmak isteyipte ulaşamıyosun ya hani kendini parçalayasın geliyo, kokusunu diğerlerinden vazgectim sadece kokusunu istiyosun ama yok olmuyo. bazen yanindayken bile özlüyosun belki de en kötüsü yanindayken özlemek bakmıyo yüzüne çünkü bakarsa umutlandircak seni belki bi tebessümü bile unutturcak her şeyi bütün yaralarına merhem olucak ama yok iste yanindayken bile özlüyosun. yaşanması zor, koyan duygu.
Güzeldir. Elini tutmaniza engel olabilir, sarilmaniza engel olabilir, koklamaniza engel olabilir ama ozlemeniz, Ozlem duyulanin engel olamayacağı tek şeydir. O'na inat ozlersiniz.
özlemek içten gelen duyguların insanın kontrol olmadan sarıp bir anda gözlerinden yaş getirtebilecek kadar güçlü bir histir. tek bir nedeni yoktur, nedenler silsilesinin acımasız bağlantılarıyla insanı daha ne olduğunu anlamadan sarar. özlemek daha önceki mutluluklarının bir daha yaşanmayacak olmasının insanın suratına acımasızca çarpılmasıdır. Özlemek acı verir.