Eski anılarınızı özlersin ama eskiye dönemezsin. Sen ne kadar onu özlesende o mal çoktan başka birinin olmuş ve seni çoktan unutmuştur, yoktur artık çaresi. Tek başına kendini yiyip bitirirsin.
düşünüp düşünüp, bakışlarınız ufka dalmışken, ''dudaklarını özlediğinizin'' adını sayıklarken, yanağınızdan süzülen, yağmur olmayan bir damla yaştır özlemek. aslında özlemek demek...
dokunanamıyor olsam da tenine aramıyor yazmıyor olsam da
içim de kivraniyor " seni özledim" duygusu.
birden ağzımdan " seni seviyorum " kelimeleri dökülecek. neden korkuyorum ki! sevmiştim de özlemişim ...neden sıkıyorum kendimi.
evet özledim seni. galiba falan değil.
dokunabilsem , saçlarının yumuşaklığını, görebilsem gözlerinden o gizemli bakışları , duyabilsem, ipek gibi yumuşak sesin ve korkmadan çekinmeden paylaşımlarını özledim.
özledikçe sevmeye başladığımı hissettim. sevgim sana özel anlattığım gibidir. sevgi evrenseldir. özlemek özel.
özledim seni.
özlemiştim, diye düzeltiyorum. kavuşamıyorsan -mişsindir artık.
bir hafta oldu sözlük her şeyi bitireli heryerden engelleri dayayalı. napıcam lan ben çok özledim bu gece. keşke aklına gelsem bir arkadaşından engelimi kaldır diye mesaj atsa. özledim dese. çünkü ben çok özledim. hani o can yakıcı özlemlerden bu. bir defa daha konuşsak sesini duysam.
ne yazık ki musibet zamanlarında yaşanan ve engellenemeyendir. hep yanımızda olacağını, gitmeyeceğini sanarız onların. bir gün uzaklaşırlar ve seslerini, onlarla güldüğümüz güzel zamanları hatırlamak için savaşırız. özlemeden sevmekter en güzeli, " seni seviyorum " diyebilmektir bazı şeylerden kopmadan evvel.
kenarda köşede sakladığın resmine bakmak değil de, kutulara sakladığın anıları koklamak. durup durup hafif gülümseten şeyleri anımsamak. yeri geldiğinde yok yere sinirden kudurmak.
Ard- arda kaç zemheri,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.
Dışarda gürül- gürül akan bir dünya...
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Saçlarına kan gülleri takayım,
Bir o yana
Bir bu yana...