saçlarından çok kaşlarının ihtişamıyla dikkat çeken, an itibari ile kemal kılıçtaroğlu tarafından sktir çekilen, son kullanma tarihi geçmiş eski chp genel sekreteri.
müthiş bir siyasi aktör.
biraund un sorularına hiç paniklemeden uslubunu hiç bozmadan, mayınlara hiç basmadan cevap verdi.
kendisine yöneltilen suçlamaları geri çevirdi.
kılıçdaroğlunun yalan söylediği bir hususu dile getirdi ( kendisine tüzüğü okuduğunu söyledi. kılıçdaroğlu sonrasında tüzükten haberinin olmadığını söylemiş.)
ikna gücü olduğunda bahsetti. deniz baykalı övdü, baykalı sırtından hançerlemediğini söyledi. baykalla bir araya gelebileceği izlenimini verdi.
gençlik kollarından geldiğini, 53 yılını chp ye verdiğini,
gürsel tekin le tartışmayacağını, tartışırsa kendisini tanıyanların kendisini ayıplayacağını,
kılıçdaroğlu nu aday olması için cesaretlendirdiğini söyledi
kısaca parti içi ağırlığını hissettirdi. bundan sonraki gelişmelerde önemli bi faktör olduğunu hatırlattı.
medyada yar almıyor, kendisi ile ilgili tartışmaların boyutu ne olursa olsun konuşmuyor, ağırlığını hep koruyordu. bu kez öyle yapmadı. yapılabilecek gibi de değildi zaten. çünkü on yıllık genel sekreterlik koltuğundan oldu. ama kolay teslim olacak gibi gelmiyor.
kendisine ''hacca gitmek istiyorum'' diye gelen bir adama söylediklerinin medyaya yansımasından sonra sıradan birinin partide kalması zordu. ama önder sav ın istifası akla bile gelmemişti. partinin omurgasının kendileri olduğunu başkalarının gelip bu omurgayı eğip bükemeyeceğini söyledi zaten son konuşmalarında. sav ve ekibini tasfiye etmeyi kılıçdaroğlu başarabilecek mi, yoksa sav mı kılıçdaroğlunu alaşağı edecek hep birlikte göreceğiz.
ilgi ve merakla takip ediyorum.
edit: sevdiğimden değil ya.
an itibari ile kanal d ana haber bülteninde, chp deki rezilliğin perde arkasını anlatan eski genel sekreter. chp nin bu hale düştüğünü görmek beni gerçekten üzüyor.
süper genel sekreter olarak, partide kimin hangi aracı kullanacağına, bütçeyi yönetmeye, yerel örgütlenmeye, her bi halta bakan kişidir. pratikte genel başkan'dan daha yetkilidir. karın ağrılarının sebebi bunlar olan kişidir.
kılıçdaroğlu liderlik koltuğuna oturduğu gün asıl liderin önder sav olduğunu aklı selim kişiler söylüyordu, biz de söyledik. önder sav'ın chp içindeki kokuşmuş statükocu zihniyetin en önemli temsilcisi olduğunu, o gitmeden bi değişimden söz edilemeyeceğini defalarca yazdık. biz bunları söylerken statükoculuktan kastımızı atatürk chp'sine duyulan nefret olarak yansıttı birileri.
bugün chp ile ilgili gelişmeleri takip ederken bakalım bu krizde atatürk üzerinden kim nemalanmaya çalışacak diye bekliyordum ki, önder sav şimşek hızıyla yetişti. ve evet kılıçdaroğlu'nu atatürk chp'sine sahip çıkamamakla suçladı. bu adam ve bunun gibiler kendileri ne sanıyor çok merak ediyorum.
yıllardır aslında bunu söylemeye çalışıyorduk biz. kendini atatürk yerine koyanlar ilk uyuşmazlıkta, istedikleri olmadığında diğerlerini düşmanlıkla suçlayabiliyor. alışıldık bir tablo olmasından ötürü üzerinde çok fazla durmayacağım ama daha düne kadar kader birliği yaptık diyenler birbirlerini korku imparatorluğu kurmakla, suç işlemekle, yozlaşmakla itham etmeleri parti içindeki rahatsızlığın nasıl bir boyuta ulaştırdığını göstermesi açısından önemli.
ve tüm bu yaşananlar türk siyasi tarihi açısından kayda değer gelişmelerdir,
yeni bir dönemin işaretçisidir. chp belki de ilk defa kendi yapılanmasını, zihniyetini sorgulamaya başladı.
ama yenilikçi kanada şu uyarıyı da yapamadan geçemeyeceğim: dikkat edin, hazırlıklı olun her an atatürk'ün mirasına ihanetle suçlanabilirsiniz.
düşünsenize bir adam kendini partinin sahibiymiş sanıyor, her şey onun istediği gibi olsun, o ne isterse hemen yapılsın düşünceleriyle yaşıyor. evet evet önder sav'dan bahsediyorum. bugüne kadar parti sanki ona aitmiş gibi kendini bir halt zanneden zati muhterem size sesleniyorum bu parti size ait değil bu parti önce halka sonra atatürk'e aittir. *