ölüm

entry4204 ↑ galeri138 ses3
    627.
  1. Yaşamın en tatsız tarafı sona eriş seklidir..
    Şüphesiz ki yaşamı tersten yasamak daha güzel,
    Hatta mükemmel olurdu.
    Nasıl mı ?
    Cami'de uyanıyorsunuz. Bir tahta
    sandık içersinde, Herkes karsınızda
    saf durmuş, iyiliğinize dua ediyor
    ve tüm haklar helal edilmiş
    vaziyette.tabuttan doğruluyorsunuz, yaşlı,
    Olgun ve ağırbaşlı olarak.
    Herkes etrafınızda, büyük bir
    itibar, iltifatlar, çocuklar torunlar hepsi
    Hazır.arabanıza kurulup evinize gidiyorsunuz.
    Doğar doğmaz devlet size
    maaş bağlıyor, aylık veya üç ayda bir maaşınızı
    alıyorsunuz. Ne güzel, hazır maaş, hazır ev....
    Altmışlı yaslara kadar hersek garanti, huzur
    içinde yaşıyorsunuz. Sağlığınız gittikçe düzeliyor,
    kaslar güçleniyor, kuvvetleniyorsunuz. Bir gün
    çalışmak istiyorsunuz ve ise ilk başladığınız gün
    size hoş geldin hediyesi olarak bir plaket ve altın
    kol saati veriyor patronunuz.. Ve genel müdürlük
    veya bunun gibi yüksek bir makamdan tecrübeli bir
    insan olarak ise başlıyorsunuz. Herkes karsınızda
    el pençe divan...vücudunuzda da bazı hoşa giden hareketler
    de başlıyor. Gittikçe zayıflıyor forma giriyorsunuz.
    Diğer hormonal aktiviteler artıyor,
    fevkalade.....aman ne güzel günler başlıyor...
    Derken bir gün patron size artık üniversiteye
    gitsen daha iyi olur diyor. Bu arada babanız ortaya
    çıkmış, "fazla çalıştın" diyor "artık eve dön, isi
    bırak, okumaya basla, harçlığın benden olsun..." keyfe
    bakar misiniz ?
    Okuduğunuz dersler gittikçe kolaylaşıyor. Ekmek elden,
    su gölden bir dönem başlıyor. Partiler, diskotekler,
    kızların sayısı artıyor. Derken Anne ve babanız sizi
    götürüp getirmeye başlıyor, araba kullanma derdi de yok
    artık....
    Günün birinde sizi okuldan da alıyorlar, "evde otur,
    keyfine bak, oyuncaklarınla oyna" Diyorlar..
    Mamanız ağzınıza veriliyor, zaman zaman altınızı
    bile Temizliyorlar, hatta bu durum alışkanlık yaratıyor
    ve hiç tuvalet kullanmamaya başlıyorsunuz.
    Derken anneniz bir gün size süt verme
    kararını alıyor ve başka bir keyifli dönem başlıyor.
    Mama artık her yerde, her an ve en taze şeklinde
    hazır. Bir gün karanlık ilik ve sıcak bir ortama
    giriyorsunuz. Beslenmek için ağzınızı açmaya
    dahi gerek yok, bir kordondan besleniyor,
    sıcacık, yumuşacık, gürültü ve patırtısız bir
    ortamda yasıyorsunuz.
    Küçülüyor, küçülüyor, ufacık bir
    hücre halini alıyorsunuz.
    Ve günün birinde müthiş bir
    Olayla hayatiniz bitiyor...

    can yücel
    3 ...
  2. 626.
  3. insana, sadece bir canlı olduğunu hatırlatan, çabalarının, çırpınmalarının birgün son bulacağını anlatmaya çalışan kelimedir.
    3 ...
  4. 625.
  5. yaşayan tüm canlıların nişanlısıdır...
    3 ...
  6. 624.
  7. bir yaşamın bitip, diğerinin başladığı durumdur.
    3 ...
  8. 623.
  9. 622.
  10. 621.
  11. 620.
  12. işte burda. bir nefes kadar yakın, kalbin kadar samimi.
    4 ...
  13. 619.
  14. Vara vara vardım ol kara taşa
    Hasret ettin beni kavim kardaşa
    Sebep ne gözden akan kanlı yaşa
    Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

    Nice sultanları tahttan indirdi
    Nicesinin gül benzini soldurdu
    Nicelerin gelmez yola gönderdi
    Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

    Karac'oğlan der ki kondum göçülmez
    Acıdır ecel şerbeti içilmez
    Üç derdim var birbirinden seçilmez
    Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

    Karacaoğlan
    2 ...
  15. 618.
  16. sonsuzluktur, ebedidir, yaşanılarak hissedilendir.
    2 ...
  17. 617.
  18. acısız ve hayırlı olmasını sıklıkla dilediğim, hep aklımdan çıkarmaya çalıştığım fakat aksine sürekli hatırladığım, hatta durmadan akıma eldiği için hayattan keyif alamadığımı düşündüğüm, ahiret hayatına hazırlıksız olduğum için ayrıca korktuğum kaçınılmaz gerçektir. ama ne gariptir ki hayatın zorluklarıyla mücadele etmekten yorulduğu anda insanın dilediği, özlediğidir. allah hepimize hayırlı uzun ömür ve hayırlı bir son nasip etsin.
    4 ...
  19. 616.
  20. 615.
  21. kimilerine göre korkutucu son,kimilerine göre yaşamdan kaçış,kimilerine göre başlangıç...
    3 ...
  22. 614.
  23. ölen için yeni bir başlangıç, geri de kalanlar içinse sadece acıdır...
    4 ...
  24. 613.
  25. bilimkurgu'ya açılan kapı...
    3 ...
  26. 612.
  27. amcam öldü bugün ,bir zamanlar konuştuğumuz ama sonra hayatla ve bizimle yollarını ayıran ,içimden birşey düştü ,,Bir tezgahta en son kitap satıyordu ,yanına gidemedim cesaret edemedim .. Ölümün bu kadar yakın olduğunu göremedim ,eğer varsa diğer taraf umarım bu dünyada bulamadığı huzuru orda bulur ,,Bize kalan ise sadece hayal kırıklıkları ..
    3 ...
  28. 611.
  29. her nefis olumu tadacaktir. inna lillahi ve inna ileyhi raciun.
    allahtan geldik allaha donecegiz. sozlugun arapca olan kisimlari
    3 ...
  30. 610.
  31. bedenin fonksiyonlarını kaybedip, işe yaramaması.
    3 ...
  32. 609.
  33. wikipedia ya göre insanın tum fonksiyonlarının durması durumudur..

    ama bence bu kadar basit degil. yasarken yapacagın herseyi kaybetmektir. su an elimdeki laptop un sahibi olmadıgımı tatırlatır bana..olursem bunuda kaybederim..
    3 ...
  34. 608.
  35. farklı bir yaşam biçimine atım atacağımız kapı, eşik.
    3 ...
  36. 607.
  37. sinav olarak görülen hayatin sona ermesi. sinavin bitmesi. ne dogacagimiza ne de ölecegimize kendimiz karar veririz. inancsiz kisiler bu konulara karar veren merciyi "doga"´inananlar ise " allah" olarak betimlerler. ölüm lafinda aslinda anlasilan büyük ölümdür. kücük kücük hergün ölümler meydana gelmektedir. hergün binlerce hücremiz ölmektedir mesela.

    gariptir, bugünkü "bizi" yapan hücreler dogdugumuz zamanki hücrelerin torunlarinin torunlaridirlar.bizim bebekkenki burnumuzdaki tek bir hücre burnumuzda yer almamaktadir. ancak "burnumuz" yerindedir, düsününce cok enterasan bir tespittir bu. bu durumda olay aslinda "hücrelerin bayrak yarisidir" hücre dogar bayragi kendinden öncekinden alir, sonra kendi dogurdugu hücreye kendinden öncekinden aldigi bayragi teslim eder...ve ölür....bu arada da "biz" hayatta kalmis oluruz. birkac yüz metreküp oksijen tüketiriz hayatimiz boyunca, yedigimiz yemekleri ögütür kaka yapariz, o kakalar topraga gider gübre olur, orada agac yetisir ondan da baska meyvalar olusur...yani ölüm yasamin bir parcasi demek ki....birseylerin yasayabilmesi icin bir baska seylerin ölmesi gerekiyor.

    yalniz...evrendeki atom sayisi tamamen sabittir. yasam ya da ölüm atomlarin "yokolmasi" anlamina gelmemektedir. bu da düsününce cok enterasan bir tespittir. "biz" yasasak da yasamasak da bizi olusturan atomlar bizden önce de evrende bulunuyorlardi.ve biz "gittikten" sonra da bulunacaklar...ama "biz" gitmis olacagiz..."biz"....kendimizi bu kadar kisisellestirmemiz bile, "bizim" aslinda buraya söyle bir ugramis olan "ruhlardan" ibaret oldugumuza delildir bence. yoksa bizim ölümümüzle evrendeki tek degisim "bizim" yokolmamizdir. ölümümüzle "bizim" disimizda baska hicbir sey yokolmayacak, sadece dönüsüme ugrayacaktir.
    2 ...
  38. 606.
  39. sana yakın uçuyorum ey ölüm, hep yanıbaşımdasın, az ötemdesin. kulağımın arkasında, avuçlarımın içindesin. gözlerimin önünde, nefesimdesin.

    ey ölüm senden kaçmak ne mümkün.
    6 ...
  40. 605.
  41. ölümle birlikte sevdiğinden ayrı kalacak olmak mı, yoksa ölüm gelmeden evvel son kez onu sevdiğini söyleyememek midir acı olan? acaba hangisi daha çok yaralar insan ruhunu?
    4 ...
  42. 604.
  43. soguk bir kelime fakat; ölüm yaratıcının aslında bizleri yanına çagırmasından başka bir şey değildir.
    4 ...
  44. 603.
  45. memat. (ölümcül : memati) (bkz: hayat memat meselesi)=(ölüm kalım meselesi).
    2 ...
© 2026 uludağ sözlük