bazen aklıma gelen ve korktuğum bir şeydir. korkumun sebebi hayatın sonunda ki karanlık, belirsizlik mi yoksa müslüman olduğum için işlediğim günahlardan dolayı çekeceğimi düşündüğüm acılar mı bilmiyorum belki de her ikisidir. ölüm denilince aklıma sadece karanlık geliyor hiç ölmedik ki nereden bileceğiz ne olacağını. düşünmek mi yoksa düşünmemek mi daha yararlı?
kadifeden ayaklarıyla dolaştığı evde buz gibi soğukluğunu hissettirir. hele ki sevdiklerinizin pençesindeyse ölüm; en büyük düşmanınızdır azrail.
ölüm kurtuluştur aslında. mevlana'ya göre. bence de. ruhumuz bu dünyada sevgiliden ayrı biçimde kıvranır. ölüm aslında başlangıçtır, kuvuşmaktır sevdiğine....
"şu beden gemisi ruh için hazırlandı. Derken zamanı gelip de gemi, kırılıp, parçalanınca artık buluşma, sevgiliye kavuşma çağı gelir. Bil ki şu dünyanın ötesinde sonsuz, sonu gelmeyen bir alem vardır."
dün gece soluğunu hissettim sanki ölümün.
gelmişti işte.
çok yakınımıza.
bi kaç ev aşağımıza.
oğlunun haberi ile ağıtlar yakan komşumuza.
sözlerini anlayamıyordum.
ama sanki o ağladıkça rüzgar daha sert,
kavak ağaçları daha şiddetli sallanıyordu.
daha yirmisindeymiş halbuki oğlu. gençmiş.
Kalanlar için acıdır. Acı değildir aslında ölüm sürekli yineleniyor boşluktur. Yerini bir daha asla doldurulmayan boşluk. Zaman geçtikçe kaybolur insan o boşluğun içinde alıştım sanırım. Ama daha da derinleşir daha da törpülenir. Geri dönmeyeceğini bildiğiniz için sızlar belki. Herşeyi verseniz de geri gelmeyeceğini bilmek acıtır bazen.
Ölüm
Bir sessizlik
Ölüm
Şekilden öteye hiç bir şey
Şekil
Usta bir heykeltraşın
Hünerli ellerinden çıkmış
Muazzam bir eser
Eser ki bir anlatım
Eser ki bir kompozisyon
Eser ki bir anı bir mazi
Bir ifade, görüntü
Oysa ölüm
Ölüm umutların yok oluşu
Ölüm sessizlik
Ölüm ifadesizlik
Yaşarken konuşan, düşünen
Yaşarken yürüyen, koşan
Soran, cevap veren
Bazen üzülen, bazen sevinen
Bazen gülen, bazen ağlayan
Oysa ölüm
Ölüm cevapsızlık
Ölüm sonsuza dek yok oluş *