ölüm her aklına geldiğinde
ah edip vah edip inleme
bu halinle tanrıyı incitmiş olacaksın
ecel kapını çaldığı zaman evi telaşa verme
o geldiği zaman sen gitmiş olacaksın
ölümün soğukluğunun ve kabrin karanlığının tek ilacı mevlana gibi düşünmektir. Bir sözle Allah aşkıdır.
Mevlana'ya göre allah aşıklarının öldüğü gece, düğün gecesi- gerdek gecesi yani sevgiliye kavuşma gecesidir.
Öldüğüm gün tabutum götürülürken, bende bu dünya derdi var sanma...
Benim için ağlama, yazık, vah vah deme;
Şeytanın tuzağına düşersen, o zaman eyvah demenin sırasıdır,
Koridorda Mustafa Sandal dansı yaparken feci şekilde can veren bamsibeyrek46 yakınlarını hüzünle karışık sevince boğdu...
Ölüm haberi sonrası hemen olay yerine koştuğunu anlatan F.O. ''Görmeden inanmam! deyip sevinç içinde olay mahalline gittim, manzara mükemmeldi, ağzı burnu götü başı ayrı yere dağılmıştı, zaten itin tekiydi, bütün gün abuk subuk şeyler anlatıp Akp'yi kötülüyor bizim kafamızı bulandırıyordu, ülkeyi yönetcem deyip duruyordu ama daha makarna yapmasını bile bilmiyordu'' derken
O.Ç. isimli pembe tişörtlü şahıs ise gözyaşlarına boğularak ''Karşı komşumdu, her gün okul çıkışında kapının deliğine koşar, onun o mükemmel vücudunu görmek için dakikalarca delikte beklerdim, o gün deliğimde göremeyince panikleyip polisi aradım ve acı gerçekle yüzleştim'' dedi...
arif dayı vardı bizim bi tanıdık şöyle derdi rahmetli:
ölüm nasıl olsa gelcek. gacış yok. ni acelen vaa. dünya bir penceredir, sırası gelen bakaa geçer.. kesin olanın deil de ihtimali olanın arkasına düş. ölüm kesin, hayatsa ihtimal...
arif dayı vardı bizim bi tanıdık şöyle derdi rahmetli:
ölüm nasıl olsa gelcek. gacış yok. ni acelen vaa. dünya bir penceredir, sırası gelen bakaa geçer.. kesin olanın deil de ihtimali olanın arkasına düş. ölüm kesin, hayatsa ihtimal...
zor olandır.
haberleri izlerken televizyonda üst üste 4 değişik cinayet vak'asına denk geldim:
1.diyarbakırda bir adam cinler emrettiği için başka bir iddiaya göre de eşi kız çocuk doğurduğu için karısını öldürüyor,
2.konyada bir profesör bir doçenti sekreter için öldürüyor,
3.boluda sevgilisinden ayrılan kadın güzel ve uzun boylu kızlardan nefret ettiği için yolda hiç tanımadığı birini öldürüyor,
4.istanbulda babası ve ağabeyi tarafından suriyeli bir kız parçalanarak valize konuyor.
Allahın verdiği canı almak,öldürmek ne kadar kolay olmuş.insanlar nasıl yaşarsa öyle ölürmüş derler. demeki ki hayatımız da bu ölümler kadar basit, anlamsız ve kolay.Allah ölümün bile hayırlısını nasip etsin...
hayat akıyor ve aynı nehirde bir kere daha ıslanmak ancak beynimizin içinde, hayallerimizde gerçekleşiyor.
gerçekler ve hayaller arasında verilen savaşta ise kendisini hiçbir zaman ortaya katmayan, her şeyi sessizce izleyen ve en sonunda tek başına, bütünün içinden galip çıkmayı başaran zaman, bize o soğuk, o hep korktuğumuz, ama mutlak olacak olan durumu, yani ölümü yaşatıyor.
işte ölüm bu, her geçen an daha da yaklaştığımız, hatta koşar adım ona doğru ilerlediğimiz bir karanlık.
"Mezara kafanda 10 planla gidersin" dedikleri durumu oluşturan her canlının tadacağı dünyanın en farklı içeceği. Tadı acıysa pişmanlığınkidir o ölümün değil.
Herkes cennet ve cehennemde yerini aldiginda ortak bir yerde toplanilacak ve ölüm hepsinin ortasinda bir koc gibi idam edilecektir. Sonsuz yasamin kapilari bu sayede ilelebet payidar kalacaktir.