ölüm

entry4191 galeri138 ses3
    1849.
  1. ölüm kolay olandır. zor olan, patates yerken minibüs kullanmak.
    0 ...
  2. 1850.
  3. --spoiler--
    Benim için ölüm, öleni son tanıyanın da ölmesiyle gerçek ölüm olur.

    --spoiler--
    *
    0 ...
  4. 1851.
  5. --spoiler--
    Karacaahmet

    Deryada sonsuzluğu zikretmeye ne zahmet!
    Al sana, derya gibi sonsuz Karacaahmet!
    Göbeğinde yalancı şehrin, sahici belde;
    Ona sor, gidenlerden kalan şey neymiş elde?
    Mezar, mezar, zıtların kenetlendiği nokta;
    Mezar, mezar, varlığa yol veren geçit, yokta...
    Onda sırların sırrı: Bulmak için kaybetmek.
    Parmakların saydığı ne varsa hep tüketmek.
    Varmak o iklime ki, uğramaz ihtiyarlık;
    Ebedi gençliğin taht kurduğu yer, mezarlık.
    Ebedi gençlik olum, desem kimse inanmaz;
    Taş ihtiyarlar, servi çürür, olum yıpranmaz.
    Karacaahmet bana neler söylüyor, neler!
    Diyor ki, viran olmaz tek bucak, viraneler,
    Zaman deli gömleği, onu yırtan da olum;
    Ölümde yekpare an, ne kesiklik, ne bolum...
    Hep olmadan hiç olmaz, hiçin ötesinde hep;
    Bu mu dersin, taslarda donmuş sukuta sebep?
    Kavuklu, başörtülü, fesli, basacak taşlar;
    Taslara yaslanmış da küflü kemikten başlar,
    Kum dolu gözleriyle süzüyor insanları;
    Süzüyor, sahi diye toprağa basanları.
    Onlar ki, her nefeste habersiz öldüğünden,
    Gülüp oynamaktalar, gelir gibi düğünden.
    Onlar ki, sıfırlarda rakamları bulmuşlar,
    Fikirden kurtularak, ölümden kurtulmuşlar.
    Söyle Karacaahmet, bu ne acıklı talih!
    Taslarına kapanmış, ağlıyor koca tarih!

    Necip Fazıl Kısakürek
    --spoiler--
    0 ...
  6. 1852.
  7. bir anda inen bir balyoz gibidir.
    hayat durur.
    o ana kadar ettiğimiz kavgalar, hayatın hengamesi anlamsızlaşır.
    sanki iki tür gerçeklik vardır.
    ölüm gelince hayat yalan olur, ölüm gerçek.
    siz tabuta bakarken hayata bir cam iner.
    insanların bağrışları arabaların sesleri, akıp giden hayat sanki iyi kurgulanmış bir yalandır.
    evet bir son var ve biz hep yalan dünyayı gerçek sanıyoruz.
    ölümle gerçeği hatırlayıp, içimize düşen ateş hafiften küllenince yalana inanıyoruz.
    sanki dünya kadar malın olsa ne olur?
    insanları kırıp döktüysen, arkada telafi edemediğin pişmanlıkların varsa, dünyaya bıraktığın bir dikili ağacın yoksa ve bir ömrü böyle yaşadıysan ne anlamı var?
    geç olmadan fark etmek lazım bunları, affetmek ve güzelce vedalaşıp ayrılmak lazım.
    son yolculuktan geri dönülmüyor, kocaman bir boşluğa akıttığın gözyaşların kalıyor geriye.
    0 ...
  8. 1853.
  9. insana göre değişir belki bir son belki bir başlangıç.Aslında sonsuzluğun başlangı.Kavuşma günü...
    0 ...
  10. 1854.
  11. 1855.
  12. topraklarınıza ait sevdiğim yegane şahıslardandır, a.ilhan. 'herkes ölür' diyerek kaybedenlere ve kazanma umudu olmayanlara, ateist olanlara dahi can vermiş. ışıklar içinde yatsın.

    0 ...
  13. 1856.
  14. her canlının muhakkak tadacağı bir durumdur, neticede eli boş gitmemek lazımdır.
    0 ...
  15. 1857.
  16. Öldükten sonra anlamlı olmayacak olan tek gerçek.
    1 ...
  17. 1858.
  18. dönüşü olmayan sonsuz yaşama gidiş için bir kapı denilebilir. Yani demem o ki burdan gidişler tek yönlü.
    0 ...
  19. 1859.
  20. iki kapılı bir handa yürüyoruz gündüz gece.

    Her canlı ölümü tadacaktır Al-i imran185.

    kaçınılmaz sondur. ölümsüzlüğün, kimisi için ızdırap, kimi için zevk ve sefanın en üst seviyeye çıkacağı yaşam başlangıcı. gözlerdeki perdenin kalkıpta gerçekler göründüğü zaman başlayacak, dönüşü olmayacak bir yolculuk.
    1 ...
  21. 1860.
  22. "En son ölüm gelir. Yinede "çok erken" deriz." (hz. Mevlana)
    3 ...
  23. 1861.
  24. her insanın sonunda uğrayacağı ve birdaha kurtulamayacağı sondur. her bir hastalıkta hayatın ne kadar değerli olduğunu anlarız ya, buda ölümden olan korkumuzu gösterir. her ne kadar korksak ta birgün bizde belki vahşi belki sıradan bir ölüme kurban gideceğiz.
    1 ...
  25. 1862.
  26. bedenimiz ruhumuzun kabuğu, kabuk düşünce olan şey ölüm. yaralı değiliz, yarayız bizler. iyileşmesi mümkün olmayan yaralarız.
    3 ...
  27. 1863.
  28. Adaleti ve gücüyle nam salan Hz. Ömer işsiz bir adamı çağırır, “Sana iş veriyorum” der. Adam çekinerek ne yapacağını sorduğunda her sabah kapısına gelip vurarak “Ölüm var ey Ömer, ölüm var!” diye bağırmasını, kendisine ölümü hatırlatmasını ister. Ertesi sabah adam gelip “Ölüm var ey Ömer!” diye bağırınca çıkıp bir altın öder. Ondan sonra da bu sahne her sabah tekrarlanır. Çevredekiler çok geçmeden bu durumu fark edip olup biteni şaşkınlık ve merakla izlemeye başlarlar. Ama hiç kimse Hz. Ömer'e ne olup bittiğini soramaz. Adamcağız her sabah iki cümlesini söyler, bir altınını alıp gider. En sonunda biri dayanamayıp sorar: “Ya Ömer! Bu adam her sabah kapında bekliyor, dışarıya çıktığında sana bir cümle söylüyor ve sen de ona her sabah bir altın veriyorsun, çok değil mi?” Hz. Ömer “Hayır” diye cevap verir; “çok değil, çünkü onun söylediği şey benim o günkü kararlarım ve bilgilerim içinde en önemlisidir...” Aradan aylar geçer. Bir sabah, adam yine kapısında beklemekteyken Hz. Ömer dışarı çıkar fakat adamı konuşmadan durdurur: “Al bu bir altını ve git, bundan sonra gelmene gerek yok...” Adam böylesine kolay bir işten iyi para kazanmaya alışmıştır, sormadan edemez: “Neden?” “Çünkü” der Hz. Ömer; “bu sabah aynada sakalımda ak bir tel gördüm. Ben her sabah çoğalan ak telleri gördükçe o sözü kendi kendime hatırlayacağım...”
    2 ...
  29. 1864.
  30. Ölüm. Uykunun kardeşidir ölüm.. Herkes cennet ve cehennemde yerini aldığında kurban edilecektir bir koç gibi. Sonsuz yaşamın kapıları aralanacaktır böylece...
    2 ...
  31. 1865.
  32. hayat fonkisiyonun son bulması ve herkes için geçerli olan bir köşede bekleyen gerçek. ölümü insan yaşarken bilemez öldükten sonrada ölümü bilcek durumda değildir. insan iskeleti (filmde değil gerçekte) gördüğü zaman ölümü hisseder ve çok garip bir duygudur. kaygısal düşüncelere dalar. belkide bu yüzdendir ölü bedenleri yer altına gömmek ve bu gerçekten kaçmak. ölüm üzerine düşünürler çok kafa yordu fakat sonunda bunun asla anlaşılamayacağı kararına vardı bir çoğu. ama bu konuda en güzel düşünce mevlanaya aittir. ölen kişi için üzülmemek hatta sevinmek gerekir zira allaha kavuşmuştur. artık onlar allahın emanetidir. allaha emanet olmak kula emanet olmaktan daha iyidir. bende hayattan yitip gidenler için artık bu şekilde düşünmeye karar verdim. aksi hali karanlık.
    1 ...
  33. 1866.
  34. 1867.
  35. 1868.
  36. 1869.
  37. "Ölüm kapını çaldığında evi telaşa verme,o geldiği zaman sen gitmiş olacaksın" Ahmet Kaya ...
    0 ...
  38. 1870.
  39. Giyotin gibi bir inanç. Onun kadar ağır, onun kadar hafif. (bkz: franz kafka)
    0 ...
  40. 1871.
  41. Aranan şey.
    Haydi be azrail, bi duysana beni.
    0 ...
  42. 1872.
  43. Uykunun kardeşidir. Herkes cehennem ve cennette yerini aldığında ölüm bir koç gibi kurban edilecektir ve sonsuz yaşamın kapıları aralanacaktır. Evet.
    0 ...
  44. 1873.
© 2026 uludağ sözlük