bir anda inen bir balyoz gibidir.
hayat durur.
o ana kadar ettiğimiz kavgalar, hayatın hengamesi anlamsızlaşır.
sanki iki tür gerçeklik vardır.
ölüm gelince hayat yalan olur, ölüm gerçek.
siz tabuta bakarken hayata bir cam iner.
insanların bağrışları arabaların sesleri, akıp giden hayat sanki iyi kurgulanmış bir yalandır.
evet bir son var ve biz hep yalan dünyayı gerçek sanıyoruz.
ölümle gerçeği hatırlayıp, içimize düşen ateş hafiften küllenince yalana inanıyoruz.
sanki dünya kadar malın olsa ne olur?
insanları kırıp döktüysen, arkada telafi edemediğin pişmanlıkların varsa, dünyaya bıraktığın bir dikili ağacın yoksa ve bir ömrü böyle yaşadıysan ne anlamı var?
geç olmadan fark etmek lazım bunları, affetmek ve güzelce vedalaşıp ayrılmak lazım.
son yolculuktan geri dönülmüyor, kocaman bir boşluğa akıttığın gözyaşların kalıyor geriye.