Hayata anlam veren son fiil.Ve hergün birilerinin öldüğüne şahit olmakla kendi ölümümüze şahit oluyoruz aslında.Ta ki ölüm ölene kadar bu böyle gidecek.
ölüm insanlığın ortak paydada bulusabildiği yegane şey.Ve nedendir uzun süredir geceleri uyandığımda aklıma gelen şey.
Ölümsüz bir sabaha uyanmak için önce ölmek gerek..
her şeyin başlangıcı. insanoğlu yüzyıllardır. ölümü düşünmüş hem felsefi anlamda hem dini anlamda çözüm aramaya çalışmıştır. sorulacak sorulardan bir tanesi de insanın sonsuz olacağı durumda dine ve felsefeye bu kadar sarılabilecek mi sorusudur. aslında dünya da her şeyi yerli yerine oturtan ve dengeye sağlıyandır ölüm. yaşanılanları tekrarının olmaması ve de anın en güzel şey olmasını sağlar. tanrıların insanları kıskanması da bu yüzdendir.
Neye inandığınız ile ilgilidir.
Nefsinizi terbiye edebilmişseniz ya da bu yolda yürümeyi tercih edenlerdenseniz ölüm başlangıçtır.
Beden sadace ruhun içine hapsolduğu yerdir.Size perdelerden başka birşey vermez.Özgür değilsinizdir içinde.
Bedeninizin izin verdiği ölçüde hissedersiniz,işitir,görür,tadar,koklarsınız.
O'ndansınızdır aslında,ancak O sizin imtahanınızı için kendinden verdiği nefesle sizi bu bedene koyar ve bekle.O'na döneceğiniz ana kadar bekler,imtahanlar sunar size ki O'na arınarak gidebilin.
Özgürlüktür ölüm,geride kalanar için özlem olsa da sizin doğuşunuzdur.
Anne karnından nasıl çıkmak istemezse bebek,büyük ağrılarla oradan nasıl çıkıyorsa ve herşeyin 'son' bulduğu anda aslında tam da bir 'başlangıçta' ise,işte ölüm de böyledir.
Bu dünyadan başkasını bilmediğimiz içindir buradan gitmek istemeyişimiz.Aslında bu daracık yerde hapsolmuşuzdur.Herekes kendi Truman Show'unu yaşar.Aslında gölgelerle savaşırız ve gölgeler ile yarışırız.He büyük bir acı ile kaçarız ölümden.
Ölüm ,bedenden kurtulmasıdır ruhun ve sonsuz hayatına kavuşmasıdır.
Ya da;sondr.Acılı,hüüzn dolu..Işığın kapanması,herşeyin bitmesidir.Bilmem kaç sene nefes aldıktan sonra ağaca gübre olmaktır.
Canim Annecigim
Hani bas ucumda toplanmis,telas icinde feryadu figan ile gözyasi döküyordunuzya iste o anda dünyada iken hic görmedigim, tanimadigim varliklar geldi yanima.
Meger onlar Meleklermis.
Azrail ve diger görevli melekler...
o esnada bir sey daha oldu.
Bana Ahirette ebedi kalacagim yer gösterildi.
Alevler vardi orada.
Ceza yeriymis orasi.
Her seyi anladim.
Ihmalimi de hatalarima da.
Ve cok korktum anne.
Bir ürperti sardi bedenimi.
Öyle bir sIkIntiya girdim ki sizleri de taniyamaz öldum.
Azraile baktikca korkumun siddeti artti.
Cok heybetliydi.
Pisman olmustum dünyadaki gafletime.
O sirada Allah'u Teala dan salih ameller isleyebilmek icin ölümü geciktirmesini ve beni tekrar geri dünaya göndermesini istedim.
Ama vakit cok gecti.
Istedigim kabul olunmadi.
Tabi bunlardan sizin haberiniz olmadi.
Nasil aci cektigimi hissedemediniz.
Öyle ya ne bilecektiniz.
Benim gibi Azraili bütün dehsetiyle görmediniz ki.
Hani dünyada iken Sekerati Mevt diyorlardiya ne kadar zormus.
O anki aciyi anlatmak mümkin degil.
O gün gelipte Azraille karsilasanlar bilir ancak.
Yani tadinca bilir ana tadinca bilir.
Gercekten Peygamberimiz (sav) in "Allah'im sekerati mevtte ölüm zahmeti ve bayginligimda bana yardim et." diye dua ettigini söylerdi hocalar da sanki kulagimin birinden girer nefsime hic etki yapmadan digerinden cikardi.
Ne kadar dogru imis.
Yani anlayacagin anacigim o ölüm ani kasabin elinde derisi soyulan koyunun düstügü an gibi bir hal.
Izdirap dolu bir an.
Cok ama cok zor,ve cok korkutucu.
Bu korkunc manzara karsisinda biliyor musun ruhum bedenimden cikmak istemedi ana, parcalara ayrildi kacisip duruyordu bedenimde.
Ruhum cikmamakta direndikce melekler de bana azap ettiler.
Iste böylece daha ruhum cikmadan kabir azabi baslamisti.
Nihayet ruhum bedenimi terk etti de bende bu azaptan kurtuldum.
Hep düsündüm durdum anne.
Acaba bu kadar cezayi hak edecek ne yaptim?
Fakat sonradan anladim bu cezanin sebebini.
Meger bunlar dünyada isledigim kotu amellerin sonucuymus.
Azrailin yaninda iki melek daha vardi biri rahmet diyeride azap melegiymis.
Ölen iyi kimse ise azrail aldigi ruhu rahmet melegine kötü kimse ise azap melegine verirmis.
Allah'in emri böyle imis.
Bir yigin azaptan sonra azrail ruhumu aldi.... ve.... azap melegine teslim etti.
O zaman daha önce gösterilen ahiretteki yerimin ne kadar koöü oldugunu daha iyi anladim.
Zaten ruhum alinacagi sirada bir kus gibi gögsümün en üst tarafina, köprücük kemigime firlamisti.
O zaman meleklerin konusmalarinda her sey belli olmustu.
Cünki, "bunu kim tedavi edecek?" diye bir birini soruyorlardi.
O ani ve sIkIntilarini anlatmak imkansiz anacigim.
Ayaklarim birbirine dolasti melekleri görünce.
Belki sizde fark ettiniz ayaklarimdan kanin cekildigini ve bembeyaz buz gibi oldugunu.
Iste böyle anne.
Benim dünyadan getirdigim kötü amellerim dolayisiyla melekler ruhumu bedenimden zorla almak durumunda kalmislardi.
Bunlar naziat melekleri imis.
Eger amellerim iyi olsaydi,yani salih amel sahibi olsaydim o zaman neseli ve kolaylastirici Nasitat melekleri ruhumu alacakmis.
Ve bana Allah'in selamini sunup selam sana ey Allah'in Veli kulu, muhakkak ki Allah'u Teala sana selam gönderiyor diyecekmis.
Nerdeee!
Gafletimin acisini cektim iste böylece anne.
Ve sayet Azrail geldiginde abdestli olsaydim birileride yanimda Kuran okusaydi ve salih amellerimde cok olsaydi, o kadar aciyi cekmeyecektim biliyor musun.
Ölümüm daha kolay olacakti.
Veya orada bulunanlardan Allah'in sevdigi bir dostun benim icin azraile "Ey Azrail,arkadasima aci.
Ona yumusak davran cünki o mü'minlerdendir " dese ve böylece dua etseydi yine o kadar aci cekmeyecektim biliyor musun.
Dogrusu Azrail gelirken zaten heybetinden korkmustum.
Cünki daha ruhumu almadan onu korkunc sekliyle gördüm.
Keske gözlerim kör olsaydi da onun korkutucu seklini görmeseydim.
Ama öyle degil.
Gözlerim körde olsa yine de onu görürmüsüm.
Dünyada iken kör olup olmamak fark etmezmis herkes ölüm aninda ruhu daha cikmadan onu mutlaka gorurmus.
Bilmem ki canim annecigim.
Benim ölüm aninda bogazimin sIkIlarak hiriltilar cikardigini, yüzümün renginin degisip siyaha yakin bir hal aldigini,ve agzimin köpürdügünü görebildinmi? Zannetmiyorum.
O kadar cok feryadu figan icindeydin ve o kadar gözyasi döküyordun ki bunlari fark etmen mümkin olamazdi o anda.
hayatın yalan ışıklarında, sahte kahkahalarında unutulmaya yüz tutan gerçek. oralarda bir yerlerde, karanlığın içinde, sabit gözlerle bakmaya devam ediyor.
evrende mümkün olan her varsayımın yaşandığı,
sonsuz adet paralel dünya vardır.
bu paralel dünyaların bazılarında defalarca ölüyoruz.
bu yüzden bilincimiz bir süre sonra,
daha az sayıda paralel dünya'da varlığına devam ediyor.
haliyle; zaman çizelgesi üzerinde öldüğümüz bir noktadan itibaren,
bilincimiz, var oluşumunu diğer bir evrende devam ettiriyor.
bu evrenlerin sayısı azalıyor,
fakat sonsuz evren olduğundan da hiç bitmiyor.
haliyle yaşamımız boyunca aslında birçok kez ölüyor,
ve tam öldüğümüz an, ölmediğimiz evrenden devam ediyoruz.
dolayısıyla ölen herkes aslında başka bir evrende yaşamaya devam ediyor.
ve evrenimizde hayatta olanların tamamı ise;
başka evrenlerde çoktan ölmüş bile.