ölmek, uyumak sadece!
düşünün ki uyumakla yalnız
bitebilir bütün acıları yüreğin,
çektiği bütün kahırlar insanoğlunun.
uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü.
çünkü, o ölüm uykularında
sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından
ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu.
bu düşüncedir felaketleri yaşanır yapan.
yoksa kim dayanabilir zamanın kırbacına?
hiç beklemediğiniz anda geldi, gelecektir.
hiç beklemediğiniz birini aldı, alacaktır.
hiç beklemedeğiniz bir şekilde geldi, gelecektir.
"onsuz yaşayamam" dediğiniz insanları aldı, alacaktır.
hep erken gelir, yemeğinizin, hayatınızın tadını kaçırır.
sevdiğimizi mezara koyduktan sonra "bir daha insanları, sevdiklerimizi kırmamalıyız. nihayetinde 3 günlük dünya..." diye roman yazıyoruz.
mezarlıktan çıkana kadardır bu durum. 3 günlük dünyanın 2 gününü kalp kırarak, 1 gününü de hırslarıız için harcıyoruz...
bir sevdiğimiz daha yol alıyor öbür, gerçek dünyaya.
sonra dünyaya niçin geldiğimizi yeniden hatırlıyoruz "Biz cinleri ve insanları bize kulluk etsinler diye yarattık. (Zariyat/56)"
"ne kadar da açgözlü, bitmek bilmeyen istekleri olan bir insanız." diyor pişmanlık duyuyoruz.
mezarlıktan bir adım dışarı atınca aynı kısırdöngü...
peygamber efendimiz (s.a.v.)in de dediği gibi sürekli aklımıza getirmeliyiz ki "bu dünyanın üstü varsa, altı da var." diyerek adalaetsizliğe, hasete, hırsa kendimizi kaptırmayalım.
"Lezzetleri acılaştıran ölümü sıkça hatırlayınız."
sen, birilerinin kızı, birinin ablası, birinin sevgilisi, birilerinin dostu, birilerinin tanıdığısın.
senden sonra: annen hiçbir zaman eskisi gibi gülmeyecek, belki de annen bir daha hiç gülmeyecek. baban her akşam iki duble rakısını, yüzündeki izlerle yüreğindeki onulmaz acıyla içecek. kardeşin bir daha kimseyi "ablam üzerine yemin ederim oğlum!" diye inandırmaya çalışmayacak. sevgilin, gözlerine bakıp "ne çok aşığım ben sana ya!" demeyecek.
hayat devam edecek, senin için değil; senden arta kalanlar için. senden arta kalan insanlar, senden arta kalanlarla hüzünlenecek, ağlayacak belki duvar yumruklayacak.
düşünmek. önce büyük acı, sarsıntısı büyük. yas. siyah. yavaş yavaş gri. bir köşede duran bir fotoğraf. eskilerden bir gülüş. her dönemin anıları. saçlar uzun, saçlar kısa. bakıp bakıp iç geçirilen biri. "benden alıp ona verseydin" diye sayıklayan anne belki. evlenen kardeşin hiç dinmeyen acısı. kızı olursa koyacağı ad belki. sevgilinin hem kalbinde hem bedeninde kapanmayan yara. kapanacak yara. kapanır. kabuk tutar. ama önce. kapanacak yarayı kabul etmez, yakıştırmaz kendisine. acı çekmeyecek diye korkar. öyledir o. sevgili. ne birlikte gidilecek bir yeriniz vardır artık, ne de birlikte keşfedeceğiniz gizemli sokaklar. birlikte kurulan hayaller, yapılan planlar yerini geçmiş anılara bırakır. acı. bir gün diye düşünürsün bir gün başka biri olacak ve onun olacak, yazgı bu galiba. bir gün biri olacak ve senden kalan yaranın üzerine merhem sürecek, iyileştirecek onu. ona mutlu bir ev, güzel çocuklar verecek. huzurlu kılacak onu. sen, geçmişte değil; evrenin sonsuz boşluğunda, ona bir nefes kadar yakınken onsuz olacaksın. o seni unutmayacak. ama o. sen çok güzel gülen, genç kadın, o unutmayacak seni. her an hatırlamayacak da ama. kabul et. ama o.
karnı yemekten şişmiş bir insanın soda içerek rahatlamasına benzetiyorum ölümü. karnımızın şişmesine sebep olan yemek bu dünyada çektiğimiz acılar, sıkıntılar vb. şeyler. ölüm ise sodadır. ölürsün ve ebedi rahata kavuşursun. saçma belki ama benim düşüncem.
yahya kemal 'ölüm asude bir bahar ülkesidir bu rinde'demişti bir şiirinde. gene o'nun dizeleriydi: birçok giden memnun ki yerinden.çok seneler geçti dönen yok seferinden' galiba kaçınılmaz son ve tek gerçek.
Yolun sonu olarak kabul edilen halbuki sonsuzluğa açılan kapıdır. Ne yazık ki hepimizin ürktüğü ve korktuğu ama her nefsin tadacağı yaşamın bir gerçeğidir.
Tüfeğini depoya koydular,
Esvabını başkasına verdiler.
Artık ne torbasında ekmek kırıntısı,
Ne matrasında dudaklarının izi;
Öyle bir rüzgar ki,
Kendi gitti,
ismi bile kalmadı yadigar.
Yalnız şu beyit kaldı,
Kahve ocağında, el yazısıyla:
"Ölüm Allah'ın emri,
"Ayrılık olmasaydı." şiirini anımsattı.