"ölüm, aslında ölümsüzlüğe açılan kapı. ölümsüzleşmem için sadece bir kere ölmem gerek. mesele, son nefesi verene kadar bize verilmiş olan sayılı nefeslerin vaktini, ölümsüz olmak için nasıl kullanacağımızda."
apple'in rahmetli ceo'su steve jobs tarafından ''dünyadaki en iyi icat'' diye nitelendirilen, insanların bu dünyadaki hayatlarına veda edip diğer aleme geçtiği trajik olay.
adildir. herkese yakışır. ne erken ölüm vardır ne de geç. ölümle gerçekleşecek olan büyük buluşma kimseye uzak değildir. zira hiç birimizin eline doğumla birlikte belirli bir ömür sürecini garantileyen ve ya sigortalayan belge verilmiyor.
günbegün ölümün yakınlığının bilincinde olsak kaybettiklerimizin ardından o acı süreci yaşamayız.
ab-ı hayatı tatmışcasına hayatımızı lüzumsuz şeylerle zorlaştırmasak, zindan etmesek, her yeni günü son günümüz gibi yaşasak ne kadar da mutlu bir buluşma olur belki de ölüm. bazen trafikte, belki sokakta, belki de günlük telaşın içinde gelir azrail alır canımızı - adı beklenmedik ölüm olur. aslında ölümü zaten doğduğumuz günden beri beklemiyormuyuz? o an belki tüm hayatımız bir film şeridi gibi geçmez gözümüzün önünden. belki sadece yetişmeye çalıştığımız iş toplantısı gelir aklımıza, annemizin bakkaldan sipariş ettiklerini hatırlarız, yanımızdakilerini düşünürüz. ölümle burun burunayken bile anı yaşarken neden şimdi değil?
olgunlaşmaktır. belki de son defa. insan ayrıldıkça olgunlaşır, sıcağından ayrılıp soğuğu tanıyınca, sevincinden ayrılıp hüznü tadınca, sevgiden ayrılıp yalnız kalınca..
seçtiğin yerde dur ey talib, hiç değilse, seçildiğin yerde.
geleceğin değil, geçmişin eseridir. Yaşlandıkça ölüme yaklaştığını sanan insanlar var, öyle değil. Geçmişe baktıkça ölüyoruz. Yılların sıralanmasıyla alakası yok, geçen yılların sürekli sırayı bozar hareketler yapmasıyla ilgisi var. Anı yaşa lafını sevmem, geleceğe bak lafını da ama şuna inancım var: geçmişe bakma. Bir şey biliyorum da söylemiyorum ama yeterli veriler var, boşa geçen aylar, tüketilmiş hayaller. inan bana, doğru söylüyorum.
hatırlamak istemediğimiz gerçektir. "Kaybedeceğini bile bile neden mücadele ediyorsun dedi, öleceğini bile bile yaşadığını unutmuştu o an... Bozmadım." der şair.
o gelip alana kadar, kaçamak yapıp uykularla yanına yaklaşıyorum.
--spoiler--
Allah (ölen) insanların ruhlarını öldüklerinde, ölmeyenlerinkini de uykularında alır. Ölümüne hükmettiklerinin ruhlarını tutar, diğerlerini belli bir süreye (ömürlerinin sonuna) kadar bırakır. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.
--spoiler--
bize kavramları çağrıştıran aklımızda ki bu kelimelerin tanımıdır.
ölüm zihnimizde ne olarak tanımlanmış? ölüm bir başlangıç deriz kesif bir ümitle.
ama cehennemi hatırlarız sonra. kimi ise cenneti düşünür.
kavramlardır bizim düşüncelerimize etkiyen.
kavramları yeniden tanımlarsak, hayat yeniden anlam bulur.
yersiz korkulardan kurtuluruz.
korkularımız yersiz değil. en azından ölüm adına.
ama ümidimiz var. korkumuzla birlikte.
ölüm belki iyi bir şey belki kötü.
kişiden kişiye değişen bir şey.
ama iyi ve kötü bizim elimizde.
--spoiler--