dag basinda 1 metrelik karin icindesin ve hala da yagmaya devam ediyor..
sende siki giyinmissin her turlu malzemen var hatta uyku tulumun bile var komple sariyor seni ve nefes delikleri de mevcut.
Hayal et disari eksi bilmem kac ama usumuyorsun yada o kadar kilik kiyafet ile hissetmiyorsun. Uzanmis olumu bekledigini dusun uykuya dalman = olum oyle bir durum. kalkip yurusen belki de kurtulursun. Hani bazen huzur icinde uyursun, gordugunun ruyayi hatirlamasin ama mutlu bir ruyadir ve sabahta kalkmak istemezsin oyle bir durumdur ölüm.
nedense sabırsızlandığım olay. bir düşünün, bilinmeyen kadar heyecan verici bir şey olamaz. hele dini kitaplarda anlatıldığı gibi ise. sorgu melekleri ile atışmalar falan *
"Her ölüm dünyada bir çatlak açar – bir boşluk bırakıp öyle gider her kişi : öteki kişiler de, şimdi, o çatlağı kapatmakla, o boşluğu doldurmakla görevlendirilmiş hissederler kendilerini.
Oysa, zamanla, çevre dokunun da çatlaması ve boşalmasıyla, o çatlak belirsiz –öteki çatlaklardan ayırtdedilemez-hale gelecek; o boşluk da zaten, yok olacaktır. Ama, kişiler bunu düşünmezler: uğraşıp dururlar o çatlakla, o boşlukta- ama faydasızdır bu çaba: çatlak kapanmaz, boşluk dolmaz; uğraşıp durur kişiler kendileri de birer çatlak, birer boşluk olana dek –o zaman da görevi yeni kişiler devralmış bulacaklardır kendilerini…
Oysa, önemli olan, çatlağı açıkça görebilmek, boşluğu olduğu gibi yüklenebilmekti.
Çünkü, ölüm, onmaz; yaşam, onarılmazdır."
kendisiyle buluştuğunuzda sizi üç metrelik bi çukura gömüp, toprakla kapattıktan sonra üzerinize çiçek dikerler. siz orada kalırsınız, dışarıdakiler devam eder.
insanoğlu hiç ölmeyecek gibi yaşar. Ve o kadar acizdir ki sevdiklerini kaybettiğinde o ne yapar demez ben ne yapacağım onsuz der bencildir kendini düşünür hep .
kaçınılmaz olan yegane şeydir. kaçınılmaz ve yegane şey deseydim; yanlış olurdu.
eskiden insanlar, kuru kafaları şömine mermerinin üzerinde ya da masanın başında dekor olarak kullanırlarmış. ölümü hatırlamak, ölümün olduğu yerde, geride kalan her şeyin ciddiyetinin sürekli bir sorgulanmaya tabi tutulmasını sağlar.
kendi varoluşsal kaygılarımızdan kaçmak için ölümü bile nesneleştirme çabası, ölümle kurtulacağımızı düşündüğümüz şeyleri kabul edemeyişimizi göstermez mi?