Ölüm Gerçekten Zor Bir Realite.Yaşarken Hiç Tahmin etmeyiz,düşünmeyiz bir gün Sevdiklerimizin ölebileceğini,Zaten insan olarak yaşarken de hepimiz hiç ölmeyecekmiş gibi yaşarız.Ama Hep orada bu olgu Zaman aktıkça,geçen her saniye her salise her an Biraz daha yaklaşıyoruz Hayattaki Tek mühim gerçeğe.inanç üzere Bazılarımız için sonun Ve yok oluşun Bazılarımız için ise Yeni bir hayatın başlangıcına.
bir kere olduğuna asla inanmadığım olay. çünkü sadece nefes alıp vermenin durması, beynin fonksiyonlarının gerçekleşmemesi falan değildir ölüm. yaşamak için pek bir sebebinin kalmaması ama yaşamak zorunda olmak da ölümdür pekâlâ. ve asıl biyolojik ölümden daha yıkıcıdır çoğu insan için. bir kere olmaz çünkü. olup bitmez. ölü bir şekilde yaşarsınız ölümü.
yani bir sikim değildir biyolojik ölüm. millet kendini kandırıyor sadece. insan ölümcül hastalığın pençesindeyse yıllardır, zaten günde milyon defa ölüyor. çoluğu çocuğu varken bir huzurevinde geçiriyorsa hayatının en çaresiz ve yalnız dönemini, zaten her gün, her gece binlerce kez ölüyor.
bir de şey var tabi. ölüm, ölen hakkında yaşarken söylenememişlerin ortaya dökülmesi için son fırsat zannedilir. ama değildir. duyamaz artık. o yüzden, yaşıyorken söylemek gerekir.
ölüm evet ölüm basitmiş gibi görünen zor bir konu ölüm.bütün anksiyeler bilinçaltında ölümü bastırma ya da inkar nedeniyle olabilir demiş irvin yalom.varoluşçuların dediği gibi kabullenmesei zor ama gerçek bir hayat yaşamak için derinden kabul edilmesi gereken bir konu ölüm.evet hepimiz ölecez ne varki bunda diyebilirsiniz.bu kadar basit değildir ölüm.gerçekten kabul ettiğiniz zaman inansanızda inanmasanızda bir korku salar insanı.cehennem korkusu falan değildir ha."yok olma hiç olma" korkusu.acı bile hissedememe.dışlanma bile yok.şöyle demiş irvin yalom seni tanıyan son insan öldüğünde artık yoksun.
Hızlandı kalp atışı,yoğunlaştı soluğu.Titredi ihtiyar, tırnak uçlarına kadar,hissedildi sisli sakalında deprem.Son güçle tutundu baranın koluna, çekti kendini, doğruldu.Tabladaki sigaraya götürdü elini .Sonra döndü, daldırdı gözlerini baranın gözlerine.
"işte bu an içindi yaşadığım yetmiş.Herşey bunun içinmiş.
Sayısız hükümet devirdim,iki tane darbe gördüm.Anamın, babamın, ecdadımın ölümünü gördüm.iki kadına aşık oldum ikisini de gömdüm.Çok hak yendiğini gördüm, çok kişiye sövdüm,çok kişiyi övdüm.Belki sonsuz yol yürüdüm,aynı yolda çürüdüm.Ömrümü boşa aldım, bilinmezliğe sürdüm. Hergün iki mezar kazdım, birine gündüzü birine geceyi gömdüm.Sonucu olmayan sayısız davanın sonunun kırmızıya boyandığını gördüm.Erdemin,nezaketin hatta vicdanın intiharını gördüm.Bir ara şüphelerime ışık oldum, söndüm."
Daha fazla konuşamadı, nefesi yetmedi ihtiyarın.Fırsat bulsa saatlerce anlatırdı yetmişini ancak mecali yoktu.
Titrek elini götürdü ağzına,son bi nefes çekti dumandan.
Bıraktı ve doğrulduğu gibi büzüldü yatağına.Taştı bir damla kaynayan gözlerinden ve son kez barana baktı.
"Çok olay yaşadım ama şimdi farkettim en şiddetlisini.Ölüm kişinin en büyük hadisesidir."
Haleflerin iktidar aracıdır. Yeni kral, padişah, halife vs. Belirleninceye kadar kadar meftanın defin işlemi bekletilir.
Fatih'in cenazesi topkapı da unutulmuş, fark ettiklerinde koktugu görülmüştür.
Hz. Peygamberin cenazesini yeni halifenin iktidar aracı olmasına izin vermeyen hz. Ali, gizlice cenazesini defin etmiştir.
Ölüm. Hastane gibi bir ortamda çalıştığım için bana hiç yabancı gelmeyen kelime. Heran birileri ölebilir gözüyle giriyorum hastaneye. Korkmuyorum artık ölümden. Ailemden biri ölsede aşırı tepki vereceğimi sanmıyorum. Umarım olmaz ama ölüm beni ürkütücek ağlatıcak en son şey uzun zamandır.
.. ölüm hımmmmm mevzu buymuş demek yani SIRRI çözmek.. Düşünsenize Bu hayatın sırrını sadece öldüğümüz zaman anlayabileceğiz ama ölmek bile yasak. Bu nasıl bir sırmış ki Uğruna ölsek bile sonu cehennem.. işin garipliği şu ama o sırrın peşinde olmayı seviyorum Çünkü Ruhumda onun ruhundan bir parça taşıyorum...