şimdilerde ölümü önemsemek önplana çıkarılıyor. aslında ölümü küçümsemek , ona gülüp geçebilmek takdir edilesidir . bir savas olsa ölümü asırı önemseyen romantik yavsakların hepsi ölüm korkusundan savasmaz . schopenhauer '' ölümü bir köylü gibi hiç önemsememek, onu hayat kadar doğal karsılamak gereklıdır '' der .
Bak bana, inançlı biriyim ben, 40 yıldır yaşama karşı savaş verdim. Bazen çok güzel anlarım oldu, çok çok sevindim kimi zaman. Ama genelde üzüldüm. Çalıştım, yılmadan çalıştım. Sevdim, bir insanı sevebileceĞim en üst noktada sevdim. Evlendim, mutlu bir yuva kurdum, ama onu mutlu edemedim, olmadı, görüyorsun bunu, çabalarımı biliyorsun.
Artık 10 yaşında dut ağacı tepesinde zıplayan o çocuk değilim, artık 20 yaşında üniversite okuyan heyecanlı adam değilim, artık 30 yaşında evli yurt dışında gezmediği yer kalmamış, doktorasını bitirmiş memleketine milletine dinine yararlı olma amacıyla vatanına dönmüş o eşine işine dinine diline aşık adam değilim...
Yılların artık yıpratTığı, daha fazla mücadele edemeyen, çocuğu olmayan, eşini mutlu edemeyen, işinde Mutlu olmayan, değerlerini sorgulamaya başlayan, yorgun biriyim.
Ne olur beni al, tüm değerlerimi kaybetmeden, senin işini kendim görmeyi denemeden beni al, yalvarıyorum beni al...
küçük şeylerle de mutlu olmasını beceremeyen yazarları göstermiştir. bence bir hobi edinmelisin, yada yeni şeyler öğrenmeye çalış(aslında bu da bir hobi sayılır).
aslında düşündüğümüz zaman çok acı bir tablo var önümüzde biz müslümanlar olarak. kişi ölür ve cenazesi kaldırılır. cenazeye gelen çoğu kişi ağlar, ağıtlar yakar. ölen kişinin iyiliklerinden bahsedilir; ona kur'an'lar okunur dualar edilir. burada ki istem dışı yapılan yanlışlık şu. ölene üzülür herkes. yani niye öldü, neden öldü, daha yapacak çok işi vardı, ailesi vardı vs. vs. halbuki ölen kişi canlılara ibret olmak için orada durmaktadır. yani onu gören kişilerin allah'ın hesabından önce kendilerini daha hayatta iken hesaba çekmeleri için. bütün bu ritüellerin sebebi budur. cenazenin maksadı, amacı budur.
merhum(e) şunu haykırır adeta:
"burada durumlar hiçte oradaki gibi değil ey halen hayatta olanlar, halen nefes alanlar. benim için ağlamayın kendi haliniz düşünün ve ağlayacaksanız kendi halinize ağlayın, pişman olun. sizlere sesleniyorum; allah'ın kurallarına, sınırlarına uyun ve imanın sorumluluklarını elinizden geldiğince yerine getirmeye çalışın."
Bazen herkesin öleceğini düşünürsün. Butun sevdiklerinin. Sevdigin şarkıcı grupların herkesin. Ama bide kendini düşünürsün. iste o sıra ben kendime degilde sevdigim kisilere daha cok uzuluyorum.
Kaçınılmaz sondur. Ateistler in elini ayağını bağlayan akıbet. Müslüman ların ise endişesidir. imanlı ve az günahla gitmeyi amaç edinen muminler; hem dünyada vicdanı rahat ve iç sıkıntılardan uzak bir hayat sürerek iz bırakır, hemde ölümle birlikte cennet teki yerini alır.