Gereksizdir. Zira çok sevdiğin takdirde kendine zarar verirsin. Bütün kozlar karşıya geçer. Üzmeyim duygusuyla hareket edip üzülen taraf hep sen olursun. Her şeyin normali güzelmiş. Kendini kontrol etmek önem teşkil ediyor. Ölçünü bilmelisin hayatta.
pişman olmayan yoktur bence hep sonucu hüsran olur çünkü. he ayrıca eğer olursaki sonra ki ilişkinizde yoğurdu üfleyerek yedirtir size. güzel şeydir çok sevmek bir o kadarda zordur tabi.
güzel şeydir. karşılık beklemeyin, sevin o sevmezse onun bileceği iştir. bu hayatta pişman olmak istemiyorsanız yapacağınız şeylerden biri de duygularınızı yaşamaktır. varsın sevmesin sizi ne olacak ne eksilecek sizden. hem siz sevmişseniz -bu devirde- reddedilen mi kaybeder reddeden mi. herşey yozlaşırken, herşey anlamsızlaşırken ne olmuş karşılık bulamadıysanız. o yüzden çok falan değil düzgünce sevin.
ikidir direkten dondum. potansiyeli olan iki iliskim de cok erken ve benden bagimsiz sekilde bitti. duygusal bi ergen iken analitik bi yetiskine evrildim ama sonuncusu sanki 17 yasindaymisimcasina koydu. cok sevebilirdim sanki ya o isik vardi.
Aşk tamda böyle bir şey hatalarını bile görmezden gelirsin. Seversin çok bağlanırsın. Akşam yattığında sabah kalktığında ilk o gelir aklına hiçbir şeyi düşünemezsin.
hem masum hem de çok acımasız bir duygu çok sevmek. çok sevince çok mutlu olacağımızın garantisini ancak kendi benliğimiz, kendi saf hislerimiz veriyor. ama kaz'ın ayağı hiçte öyle olmuyor. çok mutlu olunca mı çok seviyoruz yoksa büyüdükçe. bilemiyoruz işte. sonucunda acımasız bir sonuçta isyan ediyoruz. sevmeyin kardeşlerim, güvenmeyin diye. canı yanan insanlar haykırıyor. kendini başka şeylere veriyor. çok sevmek denen duyguyu abartıya kaçmadan yaşamak istiyor insan. çok ve abartıya kaçmadan kelimeleri ne kadar alakasız birbirinden diyeceksiniz. hayır değil. çok sevmek yani. safiyane, sade bir biçimde çok. neyse çok geveledim. sevdiğinizden karşılık görmeniz dileğiyle. yine de siz sevmekten vazgeçmeyin. çokluk derecesini de şerbetine göre verin.
Bunun adı mucize bence. Bambaşka bir ailede, kültürde, başka değerlerle yetişmiş biri geliyor; Ortak bir dünya kurup ömür geçirecek kadar çok seviyorsun. Bence tam anlamıyla mucize bu. Şu koca dünyada nasıl birbirimizi bulduk diye şaşırırken şükrediyorsun. Aşık olmaktan, gözünün hiçbir şeyi görmemesinden bahsetmiyorum. Ayakları yere basan, içinde bolca dostluk barındıran, tutku dolu bir sevgi. Umarım herkes bunu yaşar, dünya için umut verici bir şey.
Birini çok sevdim çok değer verdim onu üzmemek kırmamak için elimdem ne gelirse yaptım ama sonuç koskoca bir hiç olduğunu anladım. Çünkü o şimdi başka biriyle başka birinin gözlerine bakıyor başka birine tebessüm ediyor başka biriyle mutlu oluyor. Ben ise artık onun için yabancı biriyim. Ayrılık esnasında terk eden tarafa giden deniyor. Bazen kalan taraf olduğunun farkında olmaz insan. Yanışları tazedir daha, rüzgar eser de durur, köz değeri taşımıyor daha hiçbirinin yüreği. ilk zamanlar kalana kalır, tüm ilişki süresini gözünden tekrar tekrar geçirir, tüm güzel anılar, tüm kareler kalana günah olur, kalana yad olur, kalana hatır olur. kalanın ağrısı kanser olur.
Gidene de çalar şarkılar, gidene de eser rüzgar, ama giden çok önce gittiğinden, giden bileti çok önce aldığından, bavuluna çoktan koymuştur hüzün gerdanlığını.
Kalan bir umut bekler... kalan, gidenin dönüş biletini aramaya koyulur. kalan, kalanlarla memnun değil, ani bir ölüm gibi... alışıyor insan, ilk yolcu uğurlaması değil hiç bir kalanın. iyi yolculuklar demek en güzel kalma, en güzel unutma biçimidir. kim bilir belki de sen de gidersin bu laftan sonra, kim bilir nerede kalacağını