y: sen onu neden içiyoysun (sigarayı kastederek)
b: sen anlamazsın canım benim. oy ne kadar tatlıs.(laf kesilir)
y: aslında heyşeyi kafada bitiymek geyekiyo.
pek diyalog sayılmaz ama yine de yazmak istiyorum. dün otobüste dünyanın en güzel bebeğini gördüm sanırım; kocaman mavi gözler, bembeyaz bir ten, tombul yanaklar, kısa kıvır kıvır saçlar, eller kollar tombik tombik tam ısırmalık! taş çatlasın 1 yaşında filandır. "madem bebeğim neden otobüste ağlamıyorum" düşüncesiyle birden bağıra bağıra ağlamaya başladı, annesi de susturamıyor garibim. annesi hoplatıyor, zıplatıyor bebek bana mısın demiyor. ben de hemen arkalarındaki koltukta oturuyorum, bebek sussun diye "agu bugu" diyerekten şebeklik yaparken bebek 1-2 saniyeliğine ağlamayı kesti, "adın ne?" diye sordu bana sonra ağlamaya devam etti. ben yanlış mı duydum acaba diye düşünüyordum ki ağlarken tekrar sordu adın ne diye. annesinin dediğine göre ilk öğrendiği kelimeler "adın ne" olmuş. bebek bi yandan ağlıyor, bi yandan annesinin kucağında zıplıyor, bi yandan "adın ne adın ne adın ne" diye durmadan bana bakarak sayıklıyor. son zamanlarda bu kadar sevimli bir şey gördüğümü ve bu kadar güldüğümü hatırlamıyorum, şapşal şey seni, insan önce anne baba mama demeyi öğrenir, bu direkt "adın ne" diyerek girmiş olaya ahahah.
-okumayı öğrendim ben okuyayım mı ?
+oku bakayım ?
-(delgeçle tecavüz ettiği bir kağıt parçasına bakarak) delik delik delik.
aynı kuzen, babasının kucağında oturmaktadır, babasının benini işaret ederek sorar;
-baba bu ne ?
+ben.
-(kendi benlerinden birisini göstererek) peki bu ne ?
+o da ben.
-yaa hayır bu ben !
+tamam o da ben, bu da ben.
-tamam tamam ikimiz...
tatilden gelinmiş , yiğenin üstüne atlanmıştır
+ kuzuumm çok özledim seni
- ( gayet cool bir tavırla ) ben özlemedim seni
+ ay niye ama aşkolsun gel öpeyim bir tane
- hayır ya seni sevmiyorum artık
+ ben sana hediye almıştım ama neyse vermeyeyim ozaman
- ben de seni özledim çok , tamam seviyorum da artık
sarılıp sıkıştırılıp öpülür , akabinde
- ne aldın puzzle mı
+ aldım da şirkette kaldı yarın versem
- sevmiyorum işte sevmiyorum , ver öpücüklerimi de geri
( hala küsüz bir puzzle da kurtarmaz artık )
4.5 yaşındaki kızım sürekli okulundaki ahmet murat diye bir çocuktan bahsediyor. yemekte tekrar,ahmet murat şöyle yaramaz,böyle yaramaz diye anlatırken ben
"ama hep ahmet murat hep ahmet murat"dedim...kızım "ama anne kafamın içinde hep o var neden? senin kafanın içinde kim var?"dedi
gözlerim doldu. aşık olmuş ve ne olduğunu bilmiyor ve o kadar güzel tarif ettiki "kafamın içinde hep o var"
teyzesi mühendislik fakültesini 3 ay önce bitirmiş ve iş bulamamış 6 yaşında ki kıza sorarlar;
- teyzen okulu bitirdi mi?
+ bitirdi.
- peki ne oldu, mesleği ne?
+ mühendis oldu.
- mühendis hımmm. ne iş yapıyor peki mühendis teyzen?
+ bulaşık yıkıyor, evi temizliyor, yemek yapıyor, beni giydirip süslüyor...
işsizliğin geldiği son noktanın çocuk gözünden yorumu.
yeğenim ile aramızda geçen konuşma. bu arada yeğenim 3 yaşında.
+kızım büyüyünce ne olacaksın?
-doktor.
+neden peki?
-hep onlar bana iğne yapıyo bende onlara yapacağım.
konya' da bi dolmuşta yaşanmıştır. Yer olmadığı için çocuğu şoförün yanına oturturlar.
Ş: nereye gidiyorsunuz.
Ç: gezmeye gidiyoz babamla.
ş: baban korktuğu için seni yanında fedai olarak götürüyordur.
Ç: dolmuşcu abi sen ne diyon benim babam yalnız başına istanbul' a bile gidiyor.
onickihavari sigara sararken 5,5 yaşındaki ahmet adlı yiğen odaya girer ve:
-dayı o ne?
+bende bilmiyorum sence ne?
-bilmiyorum
+bilmiyorsak yakalım o zaman değil mi?
-sigara gibi mi bişey o
+bakalım sigara gibimiymiş. sen pasif içicin biliyorsun değil mi amatt
-pasif içici ne (gıh gıh gah)
+işte böyle gülünce pasif içici oluyon ahmat
-dayı bizim an sınıfında mert diye bir çocuk vardı. biz onu ıslatmıştık bolonun içine su koyduk öyle gıh gıh gıh ha hı
+ben anaokuluna hiç gitmedim ahmat
-hiç mi?
+hiç gahh gah hah hahaha
-hahahah gah ghaa gıh
+ahmet niye bukadar gülüyorsun?
-bilmiyom dayıı... gıh gıh gıh.
beyaz tahtaya yazı yazıyorum.
kalemimin mürekkebi bitmişti
aldırmadan yazmaya devam ettim
öğrencimin tepkisi şu: örtmenim kaleminiz çok güzelmiş beyaz yazıo...**
kardeşim beş yaşlarındayken eve gelen misafirin malum sorusu ve ardından gelen ilginç cevap:
- amanda hanım kıza, büyüyünce ne olucaksın bakalım?
+ otoban bilettisi.
- hahahaha.. neden?
+ sabahtan atşama tadar oturdutları yerden para tazanıyolar ne düzel.
alfabeyi öğrettiğim bir sınıfta artık alfabede toplam kaç harf olduğunu söyleyecek ve bu harfleri sayabilecek kadar öğrendiklerini düşündüğüm bir gün sordum : ben: çocuklar alfabemizde kaç harf var? cihan : 29 harf var örtmenim. ben: aferin. say bakalım. cihan : 1, 2, 3, ..... 29 ,30 , 31, 32
sınıfta bir gülüşme başlar. herkesin gülmesi öğrenciyi rahatsız etmiştir.
cihan: öğretmenim yaa neden gülüyorlar ya? ben: bilmem sence neden gülüyorlar? sor bakalım neden gülüyorlar. cihan : emre, neden gülüyorsun? emre: cihan sen 29 a kadar sayacaktın, 32 ye kadar saydın..