kızım anaokulundayken (yaş 4) dinlediğim erdem yener, yerini kızımın yaşına uygun şarkılara bırakmak üzereydi ki
"anneciiim, çok sevdiimm bu kalsın" diyen kızımı kırmadım... ve erdem yener'in kirli albümünü birlikte dinlemeye başladık.
dinlerken şarkı sözlerini de baya bir irdeledik;
"anneciimm kendimi rafa kaldırdım ne demek, eşya mıyız biz?" (dilim döndüğünce işin psikolojik yönünden bahsettim),
"anneciim tanrı ne demek?" (bugüne kadar allah olarak öğrenmiş anlattım)
şarkı en nihayetinde kaybedenler kulübünde tek üyeyim derken bizimki yine duramadı
"anneciiimm anladıımm sen bu kulübün filmini de izlemiştin ya, ondan bahsediyor değil mi?"
tek şarkıda aklımda kalanlar... şarkı mı dinledik, kişisel gelişim semineri mi verdik açıkçası ben pek anlamadım ama
bildiğim her zaman ki gibi çok güzel vakit geçirdik sevgili kızımla...
istasyonda bekleyen zencileri gören üç yaşındaki dünyalar güzeli kuzenin tepkisi:
- aaa karanlık adamlara baaaaakk!
ben dahil tüm istasyonu yarmıştır efendim.
kafelerden birinde bir yaz günü tek başına otururken yan masada annesi ve anneannesi ile olan 5-6 yaşlarındaki bir erkek çocuğunu severken gelişen konuşma.
annesine döner bir şey söyler kulağına doğru, annesi tebessüm ederek;
- bilmiyorum abiye sen kendin sor istersen.
yanıma doğru yaklaşır ve;
- sen kızılderili misin?
herkes bir kahkaha atar önce, aramızda şaşkın bakışlarla kalakalır. bende önce annesine ve anneannesine muzip bir şekilde bakıp;
- evet, kızılderiliyim.
- aaa, atın var mı?
- var tabi, yan sokak var ya orada bağladım, beni bekliyor.
- benide bindirir misin...
saçlar uzun olunca çocuk haklı tabi, hayal dünyası ne kadar güzel ve daha önemlisi masumiyet ne kadar güzel, tokat gibi çarpıyor insanın yüzüne...
B- anneanne bana puding yap.
H-tamam gel beraber yapalım..
(ve yaparlar)
H-hadi gel yiyelim.
B-yok ben yemicem pasta istiyorum.
H-heh bir daha sana bok puding yaparım.
B-anneeeeeee, anneannem bana çok kötü bir laf söyledi.
H-yok yok bok kötü bir laf değil o ingilizce çok demek ben sana çok puding yapıcam dedim.
(ertesi sabah)
B-anneanne bok bok günaydııııın.
...
-bizde de 4 duvardan fazlası var di mi abi?
+ne var mesela?
-mesela benim odam..
+e o dört duvar..?
-senin odan?
+o da dört duvar işte..
-ee 8 etti.
-di mi abi?
- ööretmenim sizin kocanızla gizli bi hayatınız var dimi?
+ ne demek gizli?
- yani ööretmenim siz kocanızla gizli bi hayat yaşıyorsunuz di mi?
+ gizliden kastın nedir damlacım?
- yani böyle güzel, mutlu bi hayat.
+ evet damlacım öyle.
- peki çocuğunuz var mı?*
+ hayır damlacım.
- o zaman çocuk yapın. her evde çocuk olmalı. çocuk iyidir.
arkadaşım drama dersi verirken yaşanmış bir olaydır. derste (hayal gücü hesabı) uzaya gidilecektir, küçük astronot adaylarına bunun için ön testler yapılmaktadır. öğretmen sorar, "uzaya gidene ne denir?"
sınıfın en zeki bıcırık kızı cevap verir;
"güle güle denir."
beş yaşındaki kuzenim ve kardeşim arasında geçmiştir.
-hadi göster bakalım abiye pipiyi.
kuzenim gösterir sonra da kardeşime:
-ben de seninkini görücem,der.
Kardeş ile bakkala gidilmiştir. Küçük kardeş istediği çikolatayı, cipsi almıştır; para ödenmeye gidilirken içeri bir adam girer ve kasanın önünde durarak bir paket sigara ister.
O sırada 6 yaşındaki veletin söylediği şu :
+ Heyy dur bakalım önce biz geldik !!
çocuk: anne bu bana küfüy etti.
anne: etmemiştir yavrum arkadaşın o senin.
çocuk: bana ne işte etti.
diğer çocuk: etmedim teyzeciğim yalan söylüyo.
anne: tamam evladım sen boşver onu oyununuza bakın siz.
çocuk: anne sen o zaman git onun annesi ol sevmiyom seni ben artık.
diğer çocuk: anne anne size anne diyebiliri miyim.
çocuk: oha lan oha o kadar da demedik yürü git buydan, bi dah görmim seni, al misketleyini.
4 yaşındaki komşumuzun kızı(k), ablam(a), ablamın 2 aylık bebeğin(b) arasında geçen diyalogtur.
b: ıaaaaaaa ingaaa
a: ay ay gel altını değiştirelim bebeğimin
k: *çubuuuuk!
a: evet ablası çubuğu var
k: benim niye yook!
a: ama o erkek ondan ablası sen kız olduğun için yok
k: ....*
b: ıaaaaaaaa
k: *
ben: para çıkan pantolonunun olmasını ister miydin?
Kardeşim: hayır!
Ben: niye lan?!
Kardeşim: enflasyon olur çünkü o paralar yüzünden.
Ben: 404 not found
2 yıl önce başımdan geçmiş bi diyalogdur:
-abi bu ne?
-Flash disc.
-hımm ne işe yarıyor?
-bilgi depoluyorsun.
-hımm mesela?
-fotoğraf film.
-nerden aldın peki?
-filanca yerden.
-fiyatı ne kadar?
-sabır tükenir ve cevap verilir: zıkkımın kökü kadar.
-zıkkımın kökü ne kadar?
Annesinin tokatlarını yiyen çocuğu izleyen varsabileyok 2 dakika sonra ona yaklaşarak;
V: Ama sen anneni neden dinlemiyorsun? ( Şevkatli ses tonuyla )
Ç: Bonaneeee!! ( çığırak bir sesle)
V: Niçin ama bak sonunda üzüldün, anneni dinlesene sen. ( varsabileyok anneye gülümser, çok şey yaptığını sanan bir halk kahramanı gibi.)
Ç: Ben annemiiğğ dinliyom, dinlemeem mi hiç? Hem sanane! ( gözlerinden ateş çıkar)
V: iç ses. ( Göt müsün? )
3.5 yaşındaki kuzene sorulur.
- ne yapıyorsun orada ?
- oyun oynuyorum.
- ne oynuyorsun ?
- psikologculuk.
- nasıl yani ? (öhööööö öksürükler ardı ardına...)
- bebeğime psikolojik tedavi uyguluyorum yani.
- psikoloji ne peki ?
- üüüff bilmiyor musun sen ya kaç yaşına gelmişsin ruhsal sağlığı bozuk işte bebeğin onu düzeltiyorum.
sonunda şok olunur. öksürükler devam eder. nasıl bir nesil geliyor yarabbiii ????
first sensation'ın yarışmasında kazanana mini cooper verildiğini duyan harun çocuk, sakızı atıyor ağzına fakat bütün meyve isimlerini bilmediği için ben yardımcı oluyorum:
- karpuz?
+ evet karpuz var bunda.
- kavun?
+ evet evet.
- şeftali?
+ aaa eveet! çilek de var.
.
.
.
+ yaa eğer bu yarışmayı kazanamazsam ilkokul arkadaşlarım "bi arabayı bile kazanamadın." diye dalga geçer benleeeühüü
5 yaşındaki küçük çocuğumuz babasının iş yerinde patron diye çağrıldığından kendini işe kaptırmış ve patron havalarına girmiştir. Uyanık arkadaş çocuğun yanına gider ve olaylar gelişir.
+: arkadaş
-: çocuk
+ Sen buraların patronu musun? - Evet ne var? + Madem patronsun maaşımı ver bakalım. - Bugün cumartesi bankalar kapalı bilmiyor musun? +%&+!?