türkiye'deki çay değil şerbettir. asıl çay yani adam gibi demlenen çay şekersiz içilir. tabii bi kere kültürümüze yerleşmiş o alışkanlıktan vazgeçmek çok zor olacaktır.
bu diyarlarda alışveriş çayla olur. en pahalı, en yüksek banknot olarak da derviş çayı geçer. tedavülden kaldırılanları da vardır: tomurcuklu çay.. beş para etmez !
bunun tiryakileri sigara tiryakilerinden beterdir.
adamla görüşme yapmaya gidersin daha başlamadan çay söyler, "ne içersiniz" deme nezaketinden bile uzak olanları vardır. zart diye "bize iki çay" dedikten sonra çayı içmeyince tribe girerler, bozulurlar, sanki nezaketsiz olan senmişsin gibi ıvır kıvır hareketler yaparlar. odaları çay kokar, nefesleri çay kokar, elbiseleri çay kokar, günde 15 bardak çay içmekten dişleri sapsarı, nefesleri leş gibi olmuştur, tamamına yakını mide hastalıklarından şikayetçidir ama hiç biri çaydan şüphelenmez. içer de içer bu ot suyunu hunharca...
bardağa koyulup dumanının yüzümüzü okşayıp dış sıcaklığımızı arttırıp içincede iç sıcaklığımızı arttırdığından mükemmel bir enerjiye sahip olmamızı sağlar. (bkz: doping etkisi)
bir türlü dozunu ayarlayamadığım. koyu mu açık mı eve yeni bir misafir gelecek kızım koy çayları tamam sonra o doldurduğum anlarda zorlanıyorum. hele şu yaşlı teyzeler 3 defa getir götür yapmak... sevemedim bir şu çayı.
galiba 2 yıldır çay içmiyorum. 3de olabilir.
ne kahvaltı da ne akşam yemeğinden sonra ne yemekten sonra ne gün içinde.
çok nadiren böyle kıramayacağım birisi ikram ettiyse. bir de pide veya gözleme yersem (bunlarla çok güzel oluyor)
içtiğimde de bir çay bardağına 2 tatlı kaşığı şeker atıyorum. yetmezse bir tane daha atıyorum.
çaydan sizlerle aynı tadı ve lezzeti almıyorum sanırım. yoksa bu kadar çok kişinin sevdiği bir içeceği sevmemek beni de üzmüyor değil. öğrenciyken arkadaşlarım içerlerdi ne güzel.
nazım hikmet; dostlarım, çay olsun, demli olmasa da olur, siz olun, çay olmasa da olur, demiştir. ama, bana göre, dost meclisinin olmazsa olmasıdır çay.
bunun haricinde;
çay henüz her şey bitmedi demektir.
cezmi ersöz
biz, çayın yalnızlığa iyi gelen tarafını da severiz.
oğuz atay
çay bulaşıcıdır, efkâr da.
bekir erdoğan
ömür bir çay içimi kadar zaten.
umay umay
şimdi ölsek; en fazla kahvede çaylar soğur.
yılmaz odabaşı
ve oturdu mu bir masaya, hakkını verir çay içmenin.
cahit zarifoğlu
iki çay söylemiştik orda, biri açık, keşke yalnız bunun için sevseydim seni
cemal süreya
ama bu kente gelirsen unutma beni ara, sana bir çay ve temiz yaralar ısmarlarım.
osman konuk
soğuyan bir bardak çaydır benim ömrüm.
nevzat çelik
yazsam okusam, okusam yazsam, biri devamlı çay verse bana.
ömer lütfi mete
hadi, iç de çay koyayım.
ah muhsin ünlü
gibi edebiyattan alıntılar da vardır çay hakkında.