demlenmesi aslında en kolay icecektir.fakat markaların reklam filmlerinde tanittiklari kan kırmızı cayi tutturmak zordur.hele komşunun çayının tadı her zaman daha iyidir.
Erdal bakkalda içilen bir ilaçtır. Yorgunken içilir, keyifliyken içilir. Kısacası hayatın özüdür çay. Türk insanının oksijenden sonra en çok kullandığı şeylerden biridir. Ne demiş ismail abi;Çay veren adam hiç kötü olur mu?
Demlenmedikce birseye benzemez.
Cay bol olacak demlikte,kaynayan su demlige yeteri kadar konulacak.kisik ateste demlenecek.cay dem alacak, ne az ne de cok hayat gibi.
Yeni demlenmiş olmalı bir defa. Altındaki ateş kapandımı, bir daha açıp ısıtmak aynı lezzetli tadı vermez. Sonra şeker şart. Kullanmayanlar demekki çay seviyorlar. Ya da az şekerli çay..
Ben çay sevmiyorum. Demliside, açığıda, paşasıda bol şekerli olacak. Şeker seviyorum ben, içine şeker karıştıracağım şeyleri dahaçok.. Çay sevmem ama demli olsun, yeni olsun, sabah uyandığımda bi alıyım güzel kokusunu.. Şekerimle eşlik ederim.
Küp'le 7, tatlı kaşıkla 3.. Zaten tadımız hepten kaçık, çayıda mı tatlandırmayalım.
(bkz: camellia sinensis).
sadece gürcistan sınırından başlayan ve fatsa'ya kadar uzanan alan içerisinde yetişen bir bitki.
giresun-ordu karayolunun giresun çıkışında sağda küçük bir çay fabrikası var.
adını şimdi hatırlayamadım ama aldığım özel harman çayının adı tam olarak şuydu: kızıl büyü.
hayatımda içtiğim en güzel çay, tamamen naturel üstelik.